Cemil Çiçek: "Ahlaksız bir dindarlık, hukuksuz bir demokrasi olmaz"

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) eski Başkanı Cemil Çiçek'ten çok tartışılacak sözler geldi

Cemil Çiçek: "Ahlaksız bir dindarlık, hukuksuz bir demokrasi olmaz"

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) eski Başkanı Cemil Çiçek'ten çok tartışılacak sözler geldi

16 Mayıs 2017 Salı 16:02
84845 Okunma
Cemil Çiçek: "Ahlaksız bir dindarlık, hukuksuz bir demokrasi olmaz"

Karar yazarı Elif Çakır'ın yazısı şöyle:

Türk siyasal tarihine adını ‘devlet adamı’ olarak yazdıran nadir isimlerden birisidir Sayın Cemil Çiçek. Cuma günkü “Dindar olmak ahlaklı olmayı gerektirir mi?” başlıklı yazım üzerine aradı ve önce ‘anket sonucuna’ dair şunu sordu: “Bu anket sonucu şaşırtıcı mı?”

Yine söylüyorum. Böylesi bir süreçte böylesi bir anket sonucunun çıkması şaşırtıcı olduğu kadar üzücüdür de. Çoğunluğu Müslümanların yaşadığı bir ülkedeki ‘çürümüşlüğü’ gösterir.

Peşinen söylemem gerekiyor ki. Cuma günkü yazının ses getirmesinden mutlu oldum. Devamı gelirse, güzel ve hayırlı bir tartışmanın sürmesine vesile olacaktır.

Mevzuyu ilk kez okuyacaklar açısından kısa bir özet. Eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu Hoca’dan öğrendiğimize göre “İlahiyat camiasında bir hocanın yaptığı bir anket çalışması” var. Yapılan anket sonucuna göre “Ankete katılanların yüz de 70’si dindar olmanın ahlaklı olmayı gerektirmediğine inanıyor”.

Ve çıkan bu sonuç, uzunca bir süredir  “ahlaki değerlerde yozlaşma var” uyarıları yapan Cemil Çiçek’i doğrular nitelikte. Anket sonucuna çok da şaşırmadığını söyleyen Sayın Çiçek şunları söyledi:

“Bence gerçeklerle örtüşen bir anket. Zira bizim toplumumuzda her geçen gün yapılan işlerin ‘ahlakla’ örtüşüp örtüşmediğine bakılmıyor. Ya neye bakılıyor? Kanunla örtüşüp örtüşmediğine! Peki, her kanuna uygun olan ahlakla örtüşür mü? Örtüşmez. Esas olan ahlakla örtüşmesidir. Bu anket sonucu bizlere, kafamızı iki elimizin arasına alıp ciddi bir muhasebe yapmamız gerektiğini söylüyor. Sonuçta ‘ahlaksız bir dindarlığın’ ne bir kişiye, en bir topluma ne de Müslümanlığa hayrı dokunur. Biliyorsunuz ‘ahlaksız dindarlık’ tanımı yapan Sayın Mustafa Çağrıcı’dır. Bunun üzerine bir yazı yazmıştı.

Ben dindarım demekle dindar olunmuyor. Dindarım diyen bir kişinin sadece beyanına bakılmaz. Bilakis hal ve tavırlarına da bakılır. Ya dindarım diyen bir kişinin hal ve tavırları tam zıddını söylüyorsa!

Dindarlık bir şerif rozeti değildir. Yakadan çıkartıp yakaya takılmaz.”

Durun. Durun bir dakika. Cemil Beyin şu sözünün bir kez daha altını çizelim.

‘Dindarlık bir şerif rozeti değildir!”

Sizce de şahane bir tanım değil mi?

Şimdi kaldığımız yerden Cemil Bey’in söylediklerine kulak verelim:

“Bu  yozlaşma sadece bizim ülkemizin değil aynı zamanda İslam dünyasının büyük bir sorunudur. Sonuçta dini ahlaktan soyutladığınızda geriye sadece ritüeller kalır. Ve dinden beklenen fayda da ortadan kalkar.”

“İslam dünyasının diğer (pek çok sorunu var) sorunlarına ilave olarak ‘ahlaksız dindarlık’ ve ‘hukuksuz demokrasi’yi koyabiliriz. Uluslararası göstergelere bakıldığında hukuksuzlukların en çok İslam ülkelerinde yaşanıyor olması üzücü. Ahlakın olmadığı bir dindarlık, hukukun olmadığı bir demokrasi, ikisi de büyük bir felakettir.”

“Hukuktan demokrasiyi, dinden ahlakı soyutladığınızda geriye sadece ritüeller kalır. Kalorisi olmayan, oksijeni  kesilmiş bir din anlayışı. Demokrasiden de hukuku soyutladığınızda demokraside sadece  şekilcilik kalır. Sandık var demokrasi var denilemez. Sandık her sorunu çözmez. Hukuksuz bir demokrasi ile toplumun sorunlarını çözecek iklim oluşmaz.”

“Toplumun sorunları kanunlarla, yasalarla, mevzuatlarla çözülmez. Kanunlarda olması gereken ölçü hukuka uygunluktur. Kanunların üstün olduğu değil, hukukun üstün olduğu bir ülke inşa etmeliyiz. Hukuk da ahlaka erişimin bir vasıtasıdır. Adalet de hukukun vicdanıdır.

Ezcümle ahlaksız bir dindarlık mümkün olmayacağı gibi, hukuksuz bir demokrasinin olması da mümkün değildir.”

Ve Cemil Çiçek’in soru ve önerisi:

“Peki, hukuksuz demokrasi olur mu? Bunu da tartışmamız gerekiyor.”

En az “dindar olmak ahlaklı olmayı gerektirir mi” sorusu kadar çarpıcı ve ‘olmaz elbette’ seçeneğinden başka bir cevap şıkkı vermeyen bir soru.

***

Hadi tartışalım. Hukuksuz demokrasi olur mu?

Zira hukuk, demokrasinin olmazsa olmazı yani vazgeçilmez bir unsurudur. Ancak demokrasinin bir gereği olarak “yönetimlerin” seçimle yapıldığı pek çok ülkede maalesef ‘hukuk’ ilkesinin sadece kağıt üzerinde olduğu da bir gerçektir.

Peki...

Türkiye gerçek anlamda ne zaman demokrasi rayına oturur: Türkiye’de hukukun üstünlüğü sağlandığı ve bunun kaçınılmaz sonucu olarak hukuk devleti olduğu zaman.

Çünkü, devletleri güçlü yapan ‘hukuk devleti’ olmasıdır ve ülkelerin gelişmişliğinin en önemli göstergesi o toplumda en önemli husus ‘hukukun üstünlüğü’ ilkesidir.

Yükleniyor...
Son Güncelleme: 18.05.2017 01:15
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ömer 1 ay önce

Sayın cemil çiçek in geçmişine bakıldığında malesef onunda söylemi ile eylemi bir değil.gelecektede bir olmayacaktır..

Avatar
Omur yazgan 1 ay önce

Goodmorning after supper

Avatar
Yusuf ATMACA 2 ay önce

Hem nalına hem mıhına

Avatar
mustafa 2 ay önce

dindar olmak ahlaklı olmayı gerektirmiyor ki bu kadar pislik bunların içinden çıkıyor. anketde 100/70 şi dindar olmanın namuslu olmayı gerektirmediğini söylemiş. i̇şin güzeli kendilerini biliyor ve saklamıyorlar.

Avatar
Sinasi 1 ay önce

Her ne hikmetse her siyasetci iktidarin nimetlerinden faydalanirken tum bunlari bildikleri halde hic bir calisma yapmiyorlar sinrasinda boyle aciklama yapiyorlar buda pek inandirici olmuyor.

Avatar
Emin Hamutcu 1 ay önce

Bu satırlarda son dönemin dindarlık ve ahlak anlayışı tartışılıyor. "Ahlaksız dindarlık"tan bahsediliyor. Bu siyahla beyazı yanyana koyup ikisinide aynı renk gibi göstermeye benziyor. Tamda akepe dindarlığı tarif edilmiş oluyor. Daha önceleride bir akepe milletvekili şöyle bir mazeretin varlığîndan söz etmişti. "Efendim insanların suç işleme özgürlüğü vardır, bu bir çeşit haktır ve bunu ellerinden alamazsınız." Ancak yaradan insana mükemmel bir beyin vermiş ve bu sayede mantıklı ve doğru düşünmemizi sağlamıştır. 2 kere 2 beş diyebilirmisiniz. Diyemezsiniz. İşte ahlaksız dindar da bunun gibidir, diyemezsiniz. Bu olsa olsa "ahlaksız dinsiz

Avatar
aliveli 1 ay önce

sizde hepsi mevcut.