Erdoğan bir Pirus zaferi ile karşı karşıyadır

Bağımsız Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ ve Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu TBMM'de düzenledikleri basın toplantısında referandum sonuçlarını değerlendirdi.

Erdoğan bir Pirus zaferi ile karşı karşıyadır

Bağımsız Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ ve Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu TBMM'de düzenledikleri basın toplantısında referandum sonuçlarını değerlendirdi.

19 Nisan 2017 Çarşamba 12:50
9047 Okunma

Ümit Özdağ, referandum sonuçlarının meşruluğuna Yüksek Seçim Kurulu'nun gölge düşürdüğünü savunarak "YSK, yönetim tarzıyla ortaya şaibeli bir netice çıkarmıştır. YSK bu referandumda yaptıklarıyla anayasal suç işlemiştir. Buradan Cumhuriyet savcılarını göreve çağırıyoruz. Erdoğan'ın bindiği son attan düştüğünü göz önüne alırsak sonucu merakla bekliyoruz..

Bu aşamadan sonra sarayın yapacağı tek şey, süngüyle bu anayasayı dayatmaktır. Süngüyle her şeyi yapabilirsiniz ama üzerine oturamazsınız. Erdoğan aynı zamanda en büyük kaybedenidir. Bir Pirus zaferiyle karşı karşıyadır. Özetle Erdoğan, millete sopa göstermiş, hatta sopayı millete karşı kullanmıştır. YSK'nın yardımıyla alınan yüzde 51, Erdoğan için büyük bir mağlubiyettir. Bunu o gece kameralar karşısındaki yüz ifadesi de ortaya koyuyor.

Sayın Erdoğan sizinle demokratik bir mücadele içinde olsaydık, kazanma şansınızın olmadığını biliyoruz." diye konuştu. 

PİRUS ZAFERİ NEDİR

Pirus zaferi, yıkıcı büyüklükte kayıplar pahasına kazanılan bir zafer. Kazanılan zaferin verilen kayıplardan sonra anlamsız hale gelmesini ifade eder.

MÖ 280 ve MÖ 279 yıllarında Grek kolonisi Tarentum Kralı Pirus Roma'ya saldırır ve ne pahasına olursa olsun savaşı kazanmak için her şeyini feda eder. Sonunda Pirus, savaşı kazanır; ancak 50 filin desteklediği ordusunun tamamını kaybeder. Savaşı kazanmıştır, ama yanında koskoca ordudan arta kalan üç-beş sefilden fazlası kalmamıştır. Pirus’un bu zaferin ardından “Tanrım, bir daha böyle bir zafer verme” dediği söylenir. Pirus Zaferi aslında yenilmeye mahkûm galibiyetleri anlatmak için kullanılır. Bu olaya atfen, benzer şekilde kazanılan savaşlara Pirus zaferi denir.

Özdağ’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

MUZ CUMHURİYETİNDE BİLE OLMAZ

“Bu seçim bizi cumhuriyet tarihinin en ağır sorumluluğu ile karşı karşıya bırakarak tamamlanmıştır. Basın mensupları YSK bu referandum da yaptıkları ile Anayasal suç işlemiştir. Buradan Anayasa Mahkemesini işini yapmaya davet ediyoruz, YSK Başkanı’na soruyorum referandum günü 559 nolu bir karar yayınladınız bu karar elimizde var, YSK diyor ki Bazı mühürlerin yanlış basıldığı ya da öne basılması oy pusulasının geçersiz sayılmasına gerekli görülmemiştir diyor. Mühürsüz olması değil bakın ön yüze vurulmuş olması. YSK bunu şöyle açıklıyor. Oy kullanma işleminde mührün kullanılması sahte oyun engellenmesi için gerekçe olarak uygulanıyor. Oy kullanma işlemi bitmek üzere iken mühürsüz oy pusulasıda kullanılacak diyor, kendi kararını reddederek.

Peki soruyorum bu karar kim tarafından alınmıştır? Ne zaman alınmıştır? Kanun hükmünü yok sayan bu karar kimden gelen talimatla alınmıştır? Tutanaklar tutturulmamış, seçimin meşruiyeti tartışılır hale getirilmiştir. Hatta seçim tamamen geçersiz duruma getirilmiştir.

YSK kimden aldığı güç ve garanti ile Meclisin çıkardığı kanunu hiçe sayarak bu kararı almıştır. YSK bu kararı sitesinde iki gün sonra açıkladı. Bu kararı itiraz süresinin sonuna kadar yayınlanmaması ne düşünülerek gerçekleştirildi. YSK’nın 560 sayılı kararı elimde şu an, YSK diyor ki; “ben idari kararla kanunu hiçe sayarım.” YSK diyor ki: “siz istediğiniz kadar kanun yapın istediğiniz kadar madde koyun biz idari kararla sizin yaptığınız kanunu iptal ederiz.” Yani Meclis’in bir önemi kalmıyor ki zaten getirilmek istenen sistemde de olacak olan bu. Böyle bir şey hukuk devletinde olmaz arkadaşlar muz cumhuriyetinde bile olmaz ama YSK yaptı.”

“YSK’ya soruyorum şimdi, eğer YSK üyelerinin biraz vicdanı varsa cevap istiyoruz” diyen Özdağ sözlerine şöyle devam etti:

“1-Üzerinde mühür olmayan kaç oy geçerli sayılmıştır. Bu oy pusulalarından kaçı evet oyudur.

2- Bu mühürsüz oy pusulalarının kaçı sandık görevlilerince daha sonradan mühürlenmiştir ve bu mühürlenen pusulaların kaçı evet oyudur. “Nereden bileceğiz” demeyin sahte olmadığını nereden biliyorsanız oradan bileceksiniz.

3- Tercih mührü yerine evet mührü ile oylanmış oyların sayısı kaçtır, bunların kaçı evet oyudur.

4- Bu referandum için kaç adet oy pusulası bastırılmıştır? Kaç tanesi referandumda kullanılmıştır, bastırılan fazla oy pusulaları referandumdan sonra sayılmış mıdır? Bu fazla oy pusulaları şimdi nerededir?”

Bunları niye soruyoruz?

Hayali bir örnekle anlatacağım. Mesela belediyede geçici işçisiniz ve sözleşmeniz uzatılıyor ve uzatılmayabilir de. Referandum öncesi elinize bir adat mühür olmayan ve evet mührü ile işaretlenmiş bir pusula veriliyor ve sizden oy kullanmaya gittiğinizde bu pusulayı kullanmanız isteniyor. Yapmazsanız işten atılacaksınız. Normalde bu işe yaramaz. Ama bu yapılan mühürsüz oylar geçerli sayılacaktır diye bir açıklama ile bambaşka bir boyuta girecektir.

Yükleniyor...
Son Güncelleme: 20.04.2017 14:16
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.