Neyse ki medyamız, bu ismi beğenmedi ve manşete falan çekmedi.

THY Rusya’dan” Altın At arabası” ödülü aldı. Bence bu ödülün isminin değişmesi için THY gerekli yerlere başvurusunu yapacaktır. Bu ne biçim isim? Neyse ki medyamız, bu ismi beğenmedi ve manşete falan çekmedi. Yoksa,kafa karıştıracak birileri mutlaka çıkardı ortaya ve başlarlardı alaya; yok, efendim, siz ancak “At arabası” işletebilirsiniz,diyerek, bu son derece önemli ödülümüzü de, aynı Skytrax ödülümüz gibi görüp, kebap kategorisine sokmaya çalışırlardı.
THY’miz, her ay adeta düşman çatlatırcasına, sıra, sıra yepyeni uçakları AHL apronuna diziyor. Yine de millete yaranamıyor. Hemen başlıyorlar dedikoduya;yok, efendim parayı verdiğinizde hemen uçakları size kiralarlarmış, THY’nin rekor seviyede zararı varmış. Doluluk oranları düşükmüş. Uçakları koyacak yerleri yokmuş. Siyasi iradenin etkisinde kalıp, saçma sapan yerlere uçuşlar koyup birde üstüne üstlük frekans artışlarına gidiyorlarmış. Mış.mış.mış… Üfff,yeter artık!
Parayı cebinizden siz mi veriyorsunuz? Şirket ellerinde, ne isterlerse onu yaparlar. İster alırlar, ister satarlar, kim karşı gelebilir ki?
Bu THY düşmanlarına, şimdi de yabancı medya katıldı. Danimarka gazetelerinde THY ile ilgili karalamaları okudunuz.
Aslı astarı olmayan bir dolu eksiklikler belirtmişler. Neyse ki, THY Yönetim Kurulu Başkanımız, Hamdi Topçu beyefendi,anında cevabını verdi ve “Pilotlarımızda dil sorunu yok” dedi. Bizlerde anladık ki; bu gâvurlar bizi kıskanıp baltalamaya çalışıyor.
Havacılığı sanki onlardan öğreneceğiz.
Bu beyanattan sonra birde baktık ki THY Uçuş İşletme Başkanı;tüm pilotlardan İngilizce yeterliliklerini gösteren bir belge istedi. THY yönetim kurulu başkanımız İngilizce yeterli diyorken bu yöneticisi ne diyor.
Hamdi beyefendi kesin uçuş işletme başkanının kulağını çekip “Sen mi biliyorsun yoksa ben mi” demiştir.İşgüzarlık işte.
Koskoca THY yönetim kurulu başkanının “pilotlarımızda lisan sorunu yoktur” söylemi hepimize ve yabancılara da yetmeli aslında. Yok diyorsa yoktur bu kadar basit…
Hele, hele son zamanlarda kendilerine Sivil Havacılık Akademisi dedikleri bir grup türedi. Her şeye maydanoz oluyorlar. Yok, efendim, sivil havacılığımız iyiye gitmiyormuş. Eksikliklerimiz varmış. Bir dolu çalışma yapıp, bunu bildiriye dönüştürüp, anketler yapıp bu çalışmalarını SHGM’ye ve havayollarına yollamaktalar. Kısaca, sivil havacılığımıza sanki muhtıra veriyorlar.
Sefa İnan