Destan Nesli ölmedi yaşıyor.

DESTAN NESLİ YÜRÜYOR
Destan Nesli ölmedi yaşıyor.
Yıllar boyu bize imkansızı yaşatan bir yönetimi daha ne kadar başımızda taşıyacağız.
Destan Nesli ölmedi yaşıyor.
Yaşları hayli ilerledi, lakin ihtiyar değiller!
Ülkücülük hizmet ederek yaşanabilir.
Destan Nesli, Ülkücülüğü çok özledi.
Destan Nesli’nin iradesi dikkate alınmıyor.
Destan Nesli’ne sırtını dönenlere Allah’ta (c.c) sırtını döner.Bu hususa imanım tamdır.
Destan Nesli ile yeni nesillerin irtibatı koparıldı. Köprüleri yıkıldı.
Mazisine saygısı, büyüklerine sevgisi olmayanlara ahde vefasız derler. Anlamı çok ağırdır.
‘’ Ahde vefasızlık imansızlıktır.’’
Türk Milleti gibi yakın geleceğin büyük insanlık ideali olan dünya barışını ve büyük Türk-İslam medeniyetini kuracak olan Anadolu Türklüğünün şahlanışını sağlayacak yegane umut kaynağı Ülkücülerin hizmetleri engellenmemelidir.
Engelleyenler bu dünyada ve öbür dünyada vebalden kurtulamazlar.
Adalete, hürriyete, sosyal refaha ve güvenceye bilim ve teknolojide çağlar üzerinden sıçramaya hasret Türk Milleti kendisine kılavuzluk yapacak Destan Nesli ile bütünleşmiş Ülkücü kadroları bekliyor.
Kutlu yürüyüşümüzün tarihinden tam 14 yıl kayboldu.
Kayıp yıllarda paslandık, işlemeliyiz ve yeniden parlamalıyız.
Vicdanlar sızlamalı ve kanamalı, kanamalı ki muhteşem uyansın!
Binlerce Ülküdaşını toprağa vermiş Destan Nesli yeter artık. Sana imkansızı yaşatanlara dur diyecek tavrı koymanın tam zamanı değil mi?
Kan ve gözyaşından oluşan mürekkeple yazılan destanın kahramanları vakit artık tamamdır.
Bismillah; deyip Ankara’ya, Ülkücü iradenin tecelli edeceği Büyük Kurultaya emin ve kudretli adımlarla varalım.
Varalım Ankara’ya ve yeniden bütün dünyaya, Oğuz Töresini haykıralım!
Bilge Kağan’dan Başbuğ Alp Arslan’a uzanan bilgelik ve kahramanlık ruhundan ilham alarak asrın idrakine Büyük Ülkümüzü müjdeleyelim!
Ülkücü zor adamdır. Zorlukların adamıdır.
Ve umutların tükendiği yerde dağlar gibi dikilmeyi bilen adamdır.
Destan Nesli’nin zamanı dar ve bir atımlık barutu var.
Ölmeden, son bir hamle, kalıcı bir hizmet yaparak, gözlerimizi ebedi aleme açmak arzusundayız.
Müptela olmuş ruhumuz bu davanın aşkına. Vazgeçemeyiz. Son nefes ve musalla taşına kadar takibindeyiz.
Ya olacağız; ya öleceğiz.
Fakat görmesek de zaferi, bu ulvi ve milli davanın yolundan asla dönmeyeceğiz!
Destan Nesli’ni inkar etmeyen yeni nesil ülkücülerle kol kola Allah’ın (c.c) ipine sarılarak birlikte omuz omuza yürümeliyiz. Saflar da boşluk bırakmadan.
Ahmet Çakar