Vatan ve milleti yeri geldiğinde kendi canına tercih etme yüceliğini ve samimiyetini göstermiş insanları yaftalama ve ötekileştirme çabası acaba bu millete ne kazandırır.

Nedir Bu Ülkücülerin Dizilerden Çektiği!
Yazımın daha en başında belirtmeliyim ki, bu yazı siyasî değil vicdanî bir yazıdır. Son zamanlarda televizyon ekranlarında izlediğimiz diziler konularını geçmişten alıyorlar. Özellikle tarih olarak seksenli yıllar tercih edilir durumda. Aslında yakın tarihe ışık tutulması açısından bence bu durum son derece önemli. Ama beni de diğer bir çok insan gibi vicdanen rahatsız eden bir husus var. O husus hemen her dizide devrin solcu gençliği olarak bilinen karakterler son derece duygusal, içten, samimi, yürekli, yurtsever gösterilirken, diğer taraftan yine devrin sağcı rolünü oynayan ülkücü karakterlerin, şahsiyetsiz, kavgacı, iç ve dış mihraklarla bağlantılı, kaba ve yobaz gösterilmesi gayretidir. Burada sapla samanı ayırmak gerekiyor. Ben solcuların son derece iyi gösterilmesine karşı değilim. Bilakis tıpkı diğer taraf gibi onlarda bu memleketin çocuklarıdır. Ancak rica ederim söyler misiniz ülkücüleri bu denli yere batırma gayreti nedir? Israrla onları toplumun gözünde katil ve acımasız insan yapma gayreti nedir?
Vatan ve milleti yeri geldiğinde kendi canına tercih etme yüceliğini ve samimiyetini göstermiş insanları yaftalama ve ötekileştirme çabası acaba bu millete ne kazandırır. Sırf vatan ve millet delisi olduğu için hapishanelere atılan, on yedi yaşında olmalarına rağmen mahkeme kararı ile yaşı büyütülüp asılan, ciğerleri lastik pompası ile şişirilip, bilmem kaçıncı kattan aşağı atılan ülkücüler acaba hiç zulme maruz kalmadı, hiç gadr ü efgan görmediler mi? Senelerce mahpus oldukları zindandan çıkarken kendilerine istihzai yani alaycı ifadelerle "pardon" çekilen ülkücüler nazarınızda bu kadar mı kötü? Evlatları bin bir dalavere ile kendilerinden çalınmış ülkücü annelerine koç gibi yiğitlerinin şehadet haberi geldiğinde vatan sağolsun demelerine nasıl bu kadar kayıtsız kalabiliyorsunuz? Doğrusu anlam vermekte zorlanıyorum..
Gün ola harman ola derler ya Anadolu'da, bu hesap o hesap. Bir yiğit kanal çıkar bir gün, her iki tarafa da tarafsız yaklaşıp, iki tarafında vatan evladı olduğunu anlatır mı, inşallah anlatır. Asıl zulme uğrayanların bin bir planla okullarından ayırılıp sokaklara dökülen Türkiye Gençliği olduğu hakikatini haykırır mı, inşallah haykırır. "Ben adaletli adamım bir solculardan astım bir de ülkücülerden" diyenleri perde arkasından çıkarıp milletin önüne koyar mı, inşallah koyar. Ama ey siz her hadisede milyonlarla menfaat uman kanallar,hakikat ortaya çıktığında o zaman siz bu milletin evladına nasıl hesap verip, yüzlerine nasıl bakacaksınız? Bütün değerleri değersizleştirme gayreti ile bir yandan paparazi programları düzenlerken diğer taraftan o değerleri muhafaza etme gayretinde olanları,1960'da, 1971'de, 1980'de, 28 Şubatta, 27 Nisanda ve her fırsatta yaftalayarak manşetten vermenin vicdanî ağırlığını nasıl taşıyacaksınız? Hiç olmazsa neslin bu denli bilinçlendiği şu vakitlerde aynı Ali Cengiz oyunlarını oynamaktan vazgeçin. Ve ülkücüleri rahat bırakın, hiç olmazsa o dönem hayatını kaybedenlerin ruhunu rahatsız etmeyin.
M.Ferhat KURMAN
9 ŞUBAT 2012
PERŞEMBE
www.facebook.com/M.FerhatKURMAN