RSS / XML
$1.8325
€2.3355
IMKB56,669
Firma Rehberi
Foto Galeri
Video Galeri
     
     
     
     
     
    Bu haber 13 Şubat 2012, Pazartesi 11:48:10 tarihinde eklendi.
    Bu yazı 1553 kez okundu.
    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

    O KAFA…

    O KAFA… Gücün esâretinden, şehvetinden nasıl kurtulabiliriz?

    O KAFA…


    Yıllar evvel Rauf Tamer yazardı: “O kafa..” başlıklı yazılar..


    O zamandan bu yana “O kafa..” değişmedi.. “O kafa..”nın kulak memeleri kıvâmında destekçileri de…


    “O kafa..” zilletten değil, kaybetmekten korkar. Utanılır olmaktan değil, mağlup edilebilir olmaktan korkar. Yok etmekten değil, yok olmaktan korkar. Tarihten değil, gündemden korkar.


    “O kafa..” korkar.


    Korkarken ne kadar acınacak ve ne kadar komik ve ne kadar zavallı durumlara düştüğünü fark etmez, etse de bu umurunda değildir, nisyân ile mâlûl hâfızaya ve “gelenek”(!) maskesine bürünmüş payandalarına güvenir.


    “O kafa..”, karşısına geçtiği aynadaki kendi yüzüne bakarak “ayna ayna söyle bana en güçlü kim?” sorusunu sorduğunda, hep bir ağızdan “sizsiniz efendim!” diye bağıran, aslında fert be fert tek kullanımlık kalabalığı görür ve cesâretlenir, o kalabalık bir “takma yürek”tir onun için.


    Altı üstü bir kongredir risk altında gördüğü.


    Altı üstü bir koltuktur ya da üstlenilmiş bir vazifedir, onu kaybedecek olma ihtimâlinden korkar.


    Bunun olmaması için yapamayacağı hiç ama hiçbir şey yoktur.


    Yıllarca kader arkadaşlığı yaptıklarına “tilki” der meselâ, hiç utanmaz bundan.


    Yıllarca kader arkadaşlığı yaptığı ve aslında oturduğu makamı borçlu olduğu arkadaşları için, “adı neydi o çocuğun?” der ve hiç ama hiç arlanmaz bundan.


    “O kafa..” aslında “her yerde” aynıdır.


    Bir başka yerde, kongre talep eden kendi arkadaşını “agresif birisidir, olay çıkabilir” diyerek emniyet güçlerine ahlâksızca ihbar eder. Ardından da basına perde gerisinden açıklama yapar, “Ergenekoncu” der, “İmzalar sahte” der, sonra da inkâr eder, çünkü itiraf edecek cesaretten yoksundur.


    “O kafa..” aslında her yerde aynıdır.


    Başlangıçta, kendisine genel başkanlık ilk kez teklif edildiğinde hiç de içselleştiremediği o makâma, aradan geçen zaman zarfında bir “lûtuf” olarak geldiğine inanır. Bu inanç zamanla bir hastalığa dönüşür, şifâsız bir hastalığa.


    Artık ancak kendisi özeldir ve herkes sıradandır, herkes âle’lâdedir, herkes ona hizmet için vardır, herkes onun gücüne güç katmak için vâr olmalıdır, herkes onda fenâfil olmalıdır, onda kaybolmalıdır, onun için nefes almalıdır ki bir anlamı olsundur herkesin. Aksi taktirde herkes onun için bir safradır, ismi unutulmalı ve bünyeden atılmalıdır. Atıldıktan sonra da bağlılığını sürdürmelidir atılanlar, atılmayı ve unutulmayı bile bir lûtuf telâkkî etmelidir. “Sen vuruyorken de, öldürüyorken de, unutuyorken de güzelsin” denilmelidir ona.


    Oluşturduğu çarkın dişilileri o kadar cıvık cıvık yağlanır ki, o dişliler, mekanizmanın sökülüp atılabilir bir parçası olduklarını unuturlar, kendilerini mekanizmanın bizzat kendisi zannederler. O kadar yağlanmaya rağmen gıcırdayan bir dişliye tahammülü yoktur, hemen söker atar, dışarıda gıcırdamasına bile müsaade etmek istemez.


    Bunun için işbirliği yapamayacağı kurum yok gibidir, iktidar, iktidarın bürokrasisi, valisi, emniyet müdürü, medyası…


    “O kafa..” her zaman ve her yerde aynıdır.


    İktidar uğruna tüm muhalefeti mümkün olsa yok etmeyen isteyen kafadır “O kafa..”.


    En yakın arkadaşlarını sehpâya gönderen, sürgüne gönderen kafadır “O kafa..”.


    Evlâdını cellâtların kemendine teslim eden kafadır “O kafa..”.


    Kardeşi kardeşe kırdıran, şartların olgunlaşmasını bekleyen kafadır “O kafa..”.


    Hangi vücûdun üzerinde olduğu fark etmeyen kafadır “O kafa..”.


    “Kurtuluş eylem yoluyla değil, acı çekme yoluyla gelecektir” der Dostoyevski.


    Muhterisler değil, ancak acı çekenler kazanacaktır. Kindar olanlar değil, merhamet sahipleri kazanacaktır. Hissizler değil, vicdan sahipleri kazanacaktır. Profesyoneller değil, idealistler kazanacaktır. Kılı kırk yaran hesaplar yapanlar değil, bir kere atılıp geri dönmeyi bilmeyenler kazanacaklardır. İktidar şehvetine kapılanlar değil, iktidara tenezzülsüz olanlar, iktidardan vazgeçmeyi bilenler kazanacaklardır. İfâdesiz yüzler değil, tebessüm edebilenler kazanacaktır.


    Tarih boyunca filozoflar şu soruyu sormuşlardır, bizden öncekilerin başarılarından ya da hatalarından ne gibi dersler çıkarabiliriz? Gücü nasıl tanımlayabiliriz ve nasıl yönetebiliriz? Gücün esâretinden, şehvetinden nasıl kurtulabiliriz?


    Siyâset nihâyetinde insan yönetimidir.


    Ve bu yalnızca Robert Greene okumakla, “Gücün 48 Kuralı”nı okumakla olacak iş değildir, biraz insan olmak ve insanı tanımakla yakından alâkalıdır, yani biraz da Edebâli’ye kulak vermekle alâkalıdır…
     

    ETİKETLER :
    Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
    Beykhan - BU KAFA da O KAFA
    "Kozenir - Eski bir yazım.... " demiş, kopyalamış yapıştırmış arşivden.. Kozenir ve/veya Tavır Haca da iyi bilir ki, BU KAFA da birileri için O KAFA!... Hem sahi Allah Türkü neye korusun ki, O KAFANIN elinde zülm çeksin diye mi BU KAFA?.. Ahh bu kafaaa ahhh... Vesselamm
    Kozenir - Eski bir yazım....
    O kafa! Yoğun ve hararetli bir gündemin tam ortasındayız. Türkiye Cumhuriyetinin fertlerini başörtüsü ile ikiye bölme gayretinde olanlarla,bu meseleyi yani Üniversitelerde yaşanan sıkıntıyı çözmek isteyenleri ayırmak gerekiyor. Milliyetçi Hareket Partisi Genek Başkanı Dr.Devlet BAHÇELİ ve ekibini kutluyoruz. Yıllardan beri süren eziyeti,sıkıntıyı,gözyaşını,dramı ve ailelerin hüznünü bitirmek için göstermiş olduğu demokrat ve insanlık adına ders niteliğinde olan yaklaşımı ve teşebbüslerini kutluyoruz. Mesele nedir? Üniversite kapılarında başörtülü diye kızlarımıza reva görülen muameledir mesele! Okuma hakkı ellerinden alınan Müslüman Türk evladımızın sıkıntısıdır mesele! Dinî inançları gereği başlarını örten kızlarımızın üniversite kapılarından kovulmamasıdır mesele! Gereken tüm ayrıntı ve açıklamalar yapıldığı halde bu yapılacak insanlık adına bir gelişmeyi engelleyebilmek adına O kafa tabii ki devrede olacaktı ve devrede! Eyyamcılığa bakarmısınız? ''Türban çağdışı, ortaçağ karanlığına doğru Türkiye'yi götüren bir simgedir'' ''Türban üzerinden, Cumhuriyet rejiminin değiştirilmek istendiğinin farkındayız'' ''Önce üniversitelerden başlayacağız. Aşama aşama gidecekler....'' ''Cumhuriyet'in bütün kazanımları, bu düzenlemeyle ayaklar altına alınmış olacaktır'' İşte O Kafa! Yani,biz şimdi kalkıp başörtüsünü çene altından bağlayana evet,sizinki başörtüsü işte budur! Anadoluda bağlama şekli budur ve bravo mu diyeceğiz? Yani,biz şimdi kalkıp başörtüsünü çene altından bağlamayıp aynı ebatlarda olan metrekaresi aynı olan başörtüsünü çene altından farklı bir şekilde dolayarak örten yani düğüm atmayan Müslüman Türk kadınımıza olmaz bu senin bağlama şeklin yanlış! Sakın ha!!! Bu “Türban”!!! Olmaz! Bağlayamazsın! Eee? Ne yapsınlar? Bu,devrimlere karşıdır,Cumhuriyet Rejimini yıkmaya yönelik bir harekettir,Laikliğe aykırıdır,anayasaya aykırıdır,bu önü açılamaz bir durumlara yol açar,aslında İlköğretimde de istiyorsunuz sizler mi diyeceğiz? Bu insanlar kim? Uzaydan mı geldiler? Bu insanların iffeti,namusu,şerefi,vatan sevgisi,dini,imanı,Türk Milletine hizmet isteği,aileleri,anne babası yok mu? Bu kadar da mı tehlikeli bu insanlar!!! Başörtüsü geleneğimizin bir parçasıymış! Dinimizin emri diyemiyor da!!! Gelenekmiş!!! Yani örtmesen ne çıkar demeye getiriyor!!! Mesele,aslında biz karşıyız amma bu başörtüsü,bu “Türban” diyerek ayrım yaparak niyetini ortaya koymakta ve gerçek yüzlerini ortaya çıkarmaktadırlar. Gezin bakalım Anadolu’yu,büyük şehirleri,herkesin farklı bir tarzı vardır. Bunu zenginliğimiz olarak görmek varken kutuplaşma oluşturmak acaba kimlerin işine geliyor? Bunu iyi ama çok iyi algılamak gerekir. Milyonlarca insanı töhmet altında bırakmak,” Arap Vahabi, Abbasi, Emevi İslam yorumunun Türkiye'ye yönelik projesinin bir simgesi “ diyerek aşağılamak işte ancak O Kafa’nın yapabileceği bir şeydir. O Kafa! Evet! Bizler,Alevisiyle,Sünnisiyle,başı açık olanı,başı kapalı olanı,başını çene altından bağlayanı,bağlamayanı ile,Türk Milletiyiz! Bunu dinamitliyorlar! Kim mi? O kafa! Kimiz biz? Müslüman Türk! İşte! Bunu algılamaktan fersah fersah uzakta olan O kafa bunu asla algılayamaz! O kafa ki,bir Yunanlı’ya zeytin dalı uzatır,fakat başörtüsünü gerçek manada sahip çıkmadığı halde ,savunmadığı halde toplum önünde zor duruma düşmemek için başörtüsünü gelenek diyerek kıvırtan,laik olduğu halde başörtüsünü tarife yeltenen,başörtüsünün dinin bir emri olduğuna inanmadığı halde, istediği gibi işte böyle örtülü olunacak diyerek dayatan , dinlemediği,tanımadığı,sadece simgeci diye aşağıladığı,hakir gördüğü Vahabilerle paralelleştirme acizliğini gösterebilen bir kafadır! Başörtülüyü nazi kıyafeti diyebilecek kadar çukurlaşan bir kafa ile karşı karşıyayız. Ödleri kopuyor! Bir görmeye dursun! O kafa! Evet! Fırsat eşitliği! Din ve vicdan hürriyeti! Umurlarında değil! Varsa yoksa aha bu “Türban”, aha bu da başörtüsü olayına indirgeyen kafa,işte O kafa! TBMM’ye getirdiği tekliften dolayı MHP yönetimini kutluyor ve hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyor,getirilmek istene düzenlemelerin Üniversite kapılarıdan içeri dahi sokulmayan Müslüman Türk evlatlarımızın gerek kendisi ve gerekse de ailelerinin huzuruna ve yüzlerinin gülmesine vesile olmasını niyaz ederiz. Allah (CC) Türkü Korusun Ve Yüceltsin.
    Zafer Güler - BU KAFA
    Adnan Bey, Belli ki O KAFA DEĞİŞMEYECEK.. Bari siz BU KAFAYI DEĞİŞTİRİN... Zira hala O KAFANIN hesabına çalışıyor bukafa... İlk duğmeyi yanlış iliklediniz, öyle devam ediyor.. Sıfırlamak da zor geliyor tabii.. En iyisi zararın neresinden durursak (dönmek istemiyor gözüküyorsunuz) kârdır demek heralde... (anlaşılmadı isek konyu açabiliriz..) Vesselam
    MEHMET ERKAN ARSLAN - BENLİK
    İSLAM BENLİĞİ YOK SAYMAYI DEĞİL ONU TANIMAYI EMREDER.ÇÜNKÜ BENLİĞİNİ TANIMAYANLAR ONA FRENLEME YAPAMAZ VE DİĞER İNSANLARA HAKSIZLIK EDERLER.
    Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!

    Haber Kapital
    Yazarlarmz
    Hava Durumu

    ANKET
    MHP de Genel Başkan Kimi Görmek istersiniz ?
    Ahmet Çakar
    Musavat Dervişoğlu
    Koray Aydın
    Devlet Bahçeli
    Levent Temiz
    İsmail Hakkı Küpçü
    Diger anketlerimiz için tıklayın...
    Yol Durumu

    Ekin Nakliyat

    © Copyright 2010 Gazi SOFT PHP Haber Full haber
    Her hakkı saklıdır.Karasu Satılık Yazlık