Bilge bir liderin yapması gereken, eleştiri sahiplerini susturmaya çalışmak değil, eleştirileri dikkate alıp, özeleştiri yapabilmektir

Peter Lingens Avusturyalı bir gazeteci.
1975 yılında devrin başbakanı hakkında ağır ifadeler içeren bir eleştiri yazısı kaleme alıyor. Bu yazısından dolayı hakkında dava açılıyor. Mahkeme, Lingens'in başbakana hakaret ettiğine hükmediyor ve para cezasına çarptırıyor.
Lingens bu kararı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıyor ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesinde yer alan ifade özgülüğü hakkının ihlal edildiğini ileri sürüyor.
AİHM, Lingens'i haklı buluyor ve Avusturya'yı tazminat ödemeye mahkum ediyor.
Mahkemenin 1986 tarihli Lingens-Avusturya Kararı, ifade özgürlüğü ve siyasi eleşleştiri konusunda referans kabul edilen bir içtihattır. Mahkeme daha sonraki bir çok kararında Lingens'e atıf yapmıştır. Kararda özetle şöyle deniyor:
'' ... İfade özgürlüğü, demokratik bir toplumun asli temellerindendir, toplumun ilerlemesinin ve her bireyin kendini geliştirmesinin temel koşullarından birini oluşturur...
" Basın özgürlüğü, kamuoyuna, siyasal liderlerin düşünceleri ve davranışlarını öğrenmek ve bunlar hakkında bir kanaat oluşturmak olanağı sağlar. Daha genel olarak siyasal tartışma özgürlüğü, demokratik toplum kavramının temelidir... Bu nedenle, bir siyasetçiye yöneltilen eleştirinin kabul edilebilir sınırları özel bir kişiye kıyasla daha geniştir. (Siyasetçi) kaçınılmaz bir şekilde ve bilerek, her söz ya da davranışında, kendini basının ve kamuoyunun merceği altına yatırır. Bunun sonucu olarak daha geniş bir hoşgörüye sahip olması gerekir... ''
Demokrasi, nefret, düşmanlık, ayrımcılık ya da şiddet içermeyen her türlü düşüncenin özgürce ifade edilebilmesine olanak sağlanan sistemdir. Bu sistemde, özellikle siyasiler, muhalif, sarsıcı, hatta şok edici dahi olsa eleştirilere açık olmalıdır.
Ülkemizde bu olgunlukta kaç siyasetçi var acaba? (Bu sorunun cevabını sizlerin takdirine bırakıyorum)
Eski Genelkurmay Başkanının terör örgütü kurmak ve yönetmekten dolayı tutuklanmasını ''tutuklanmasaydı iyi olurdu'' diyerek geçiştiren hükümetin, söz konusu MİT müsteşarı olunca ortalığı ayağa kaldırması ve MİT Kanununda değişikliğe gitmek istemesi gayet açık bir eleştiri konusudur. Hükümetin çifte standartlı yaklaşımı sonuna kadar eleştirilmelidir.
Hükümetin muhalefet partilerince eleştirilmesi ne kadar doğalsa, muhalefetin eleştiri hakkı ne kadar önemliyse ve iktidar tarafından hoşgörü ile karşılanması gerekiyorsa, muhalefet liderleri de parti içinden kendilerine yöneltilen eleştirileri hoşgörü ile karşılamalıdır.
Muhalefet liderlerinin, parti içi yönetim anlayışları pekala eleştiri konusu olabilir.
Parti liderine yöneltilen eleştirilerin bir kısmı haklı ve doğru da olabilir. Bunlardan faydalanmak gerekir. Zira doğruyu bulmak istişare ile mümkündür.
Bilge bir liderin yapması gereken, eleştiri sahiplerini susturmaya çalışmak değil, eleştirileri dikkate alıp, özeleştiri yapabilmektir.
SELAM DOĞRU YOLDA GİDENLEREDİR.
UĞUR TARHAN
www.gazete2023.com