Türk Milliyetçilerini dışlayacaksın...Sonra da Vatan diyeceksin, Millet diyeceksin, Devlet diyeceksin.

Ülkücüyü Dışlayan ‘Birliktelik’
Önce hikâye...
Hikâye dediysek ayniyle vaki bir olay söz konusu olan...
Ülkücü kültürün en yoğun olduğu bir Orta Anadolu şehri....
Merkez ilçe seçimi var...
Tek liste...
Malûm olduğu üzre ilçe seçimlerinde il delegesi de belirlenir...
O ilçenin üyelerinden biri de o şehrin en önemli ülkücülerinden biri. 12 Eylül öncesinin il başkanlarından...
Nezaketen onu da il delegesi yazmak isterler...
İl’in milletvekili araya girer ve Genel başkan’ın sözü edilen kişinin yazılmasına karşı olduğunu söyler...
Burada bir paranteze gerek var:
“Sizin döneminizde olmuyor muydu?” itirazını duyar gibiyim bu noktada...
Evet oluyordu. Biz görev yaptığımız dönemde de benzer şeyler oluyordu...
Hatta çok daha önceleri de...
Fakat yanlıştı... Bizlerin yaptığı da yanlıştı...
Tecrübe dünkü yanlışlardan dersler çıkarmanın adıdır...
Parantezi kapatıyorum...
*****
Sorgulamaya çalıştığımız bir zihniyettir, bir yaklaşımdır...
Bir yanda “Güç Birliği” denecek ve milliyetçilerin MHP’de bütünleşmesi istenecek; sonra bu çağrıya cevap verip gelenler, seçim bitince dışlanacak...
Bu nasıl bir zihniyettir?
Bu ne bitmez kindir?
*****
Sanki dâvâ babalarının malı.
Sanki bir tek onların emeği var...
İnsan utanır...
Aldıkları maaşta, yedikleri yemekte o dışladıkları insanların alın teri vardır, emeği vardır, çocuklarının rızkı vardır...
Hiç mi utanılmaz, hiç mi Allah’tan korkulmaz?!
*****
Hem Türkiye’nin büyük bir tehdit altında olduğunu söyleyecek hem de bu tehdidin en büyük panzehiri olan Türk Milliyetçilerini dışlayacaksın...
Sonra da Vatan diyeceksin, Millet diyeceksin, Devlet diyeceksin.
Güldürmeyin insanı...
Bunun adı ne Millet sevdasıdır, ne de Ülke sevdası...
Düpedüz koltuk sevdasıdır bu; koltuk sevdası...
Suat BAŞARAN
www.gazete2023.com