Bu haber 20 Şubat 2012, Pazartesi 00:35:59 tarihinde eklendi.
Bu yazı 1201 kez okundu.
İNÖNÜ'DEN İLGİNÇ TEKLİF
İşte İnönü zihniyeti. Kaynak Uğur Mumcu. Buna da itirazları olur mu?

DİN TARTIŞMASI!..
Uğur Mumcu'nun, “Kazım Karabekir Anlatıyor” başlıklı kitabında Karabekir ile İnönü arasında din konusunda çıkan tartışmalar anlatılıyor: “Karabekir, o günlerde, Ankara'nın Keçiören semtinde Kubbeli Köşk diye bilinen bir küçük köşkte kira ile oturmaktadır. 19 Ağustos 1923 günü Mustafa Kemal, Latife Hanım ve İsmet Paşa bu köşke yemeğe gelirler. Yemekte tartışma çıkar. Tartışma Karabekir ve İsmet Paşa arasındadır. Mustafa Kemal, tartışmayı sessizce izler.”
“HOCALARI TOPTAN KALDIRALIM”
Kitapta, Karabekir Paşa söz konusu tartışmayı şöyle anlatıyor: “İsmet Paşa müthiş bir inkılap hamlesi teklif etti: ‘Hocaları toptan kaldırmadıkça hiçbir iş yapamayız. Bugünkü kudret ve prestijimizle bugün bu inkılabı yapmazsak hiçbir zaman yapamayız.' İlk Fethi Bey grubundan işittiğim bu yeni inkılap zihniyetini İsmet Paşa da bir çırpıda tamamlıyordu. Aradaki zaman fasılaları kendiliğinden ortadan kalkarak bu üç şahsiyetin üç maddelik programı kulaklarımda tekrarlandı: ‘1- İslamlık terakkiye manidir. 2- Arap oğlunun yavelerini Türklere öğretmeli. 3- Hocaları toptan kaldırmalı.'”
“HIRİSTİYAN MI OLMAK İSTİYORSUNUZ?”
Bunun üzerine Karabekir Paşa, İnönü'ye “Peki ama ne olmak istiyorsunuz Hıristiyan mı? Dinsiz mi?” diye tepki gösteriyor. Karabekir Paşa, tepkisini şöyle dile getiriyor: “Hiçbirine imkan olmamakla beraber her iki yol da hem tehlikeli hem de geridir. Münevver Hıristiyanlık alemi ilim zihniyetine daha uygun bir din esasları araştırırken bizim, onların köhne müesseselerini benimsemekliğimiz müthiş tehlikesi ile beraber geri bir hareket olur.”
“DİNİ KALDIRMAK MİLLETE MEZAR OLUR”
İslam'ı kaldırmanın ve yerine Hıristiyanlığı getirmenin çok tehlikeli olduğunu düşünen Karabekir Paşa, duygularını şöyle dile getiriyor: “Dini kaldırmak ise yine müthiş tehlikesi ile beraber medeniyet aleminin nefret ettiği geri bir yol olduğundan maksatsız bir hareket olur. Bir millette duygu birliği, itikat birliği ve menfaat birliği olmazsa idare edenlerle edilenler arasında bir uçurum açılır ve bu uçurum günün birinde o millete mezar olabilir. Ben, her fırsatta söylediğim gibi dinle uğraşmanın bizi daha ziyade terakkiden alıkoyacağı ve daha ziyade geri götürebileceği kanaatindeyim.”
|

|