dr. hasan oktay
10 Ekim 2011Sarkozy Kafkasyaya kimin için geldi başlıklı yazımızı tekrar gözden geçirdiğimizde bu yazıda Davutoğlu'nun dışpolitika felsefesine eleştirel bir gözle bakıp Liberman-Obama-Sarkozy denklemi üzerinde görüşlerimizi serdetmiştik. Fransanın neyi ne için yaptığını bilerek uyguladığı seçim taktiğinin bir adımı olarak Fransa senato ve de parlamentosunda Türkiye'yi hedef alan kanun tasarısını geçirmesinden sonra "Sarkozy Kafkasyaya kimin için geldi" isimli yazımızın ilgili bölümlerini tekrar yayınlamak istedik.
Amerikan ve Fransa seçimleri Türkiyeyi aktif olarak harekete geçirdi. Obama yönetimi bir daha iktidara gelebilmek için Yahudi lobisini arkasına almaya çalışırken Liberman Obamaya soğuk bakmaktadır. Bu soğukluk Obamanın tekrar başa gelmesini engelleyebilir. Bu da Obama ile Amerikan iktidarında olanların bir dahaki dönemde siyasetten silinmesi demektir. Bunun için Obama yönetimi bir taraftan Libermanı sıkıştırıp Obama ile görüşme masasına oturtmak için Türkiye'yi harekete geçirmekte, diğer tarafta ise ismi unutulmuş Usame Bin Ladini yakalama senaryosunu uygulamıştır. Türkiye'nin İsrail konusundaki beklenmedik çıkışının arkasında Obama'nın seçim korkusu yatmaktadır.
Obama Erdoğan eliyle Libermanı sıkıştırıp 2. dönem seçilme garantisini alabilirse Ortadoğuda işler biraz daha rahatlayacaktır. Bu kararı Liberman verecektir. Libermanın Obama ile ilişkisi bu şekilde havuç sopa ikilemi ile devam ederken Liberman Sarkoziyi devreye sokmaktadır. Sarkozy Fransada tekrar seçilmek için elindeki tüm kozları sahaya sürerken karşısına ciddi bir rakip olarak İMF başkanı Dominik Strauss Kahn çıktı. Sarkozinin İMF başkanı karşısında hiç şansı yok deniliyordu. Fakat beklenmedik bir MOSSAD taktiği ile Dominik Strauss Kahn itibarsızlaştırılarak Sarkozyi karşısında devre dışı kaldı. Liberman böylece Sarkozyi Fransada tekrar seçtirebilecek zemini bulmuş oldu.Aynı MOSSADI bu sefer Netenyahu Obamaya karşı bir suikastta kullanmak istediği bir çok batılı gazete ve haber ajanslarına yıldırım etkisi yaparak düşmüştü.
Sarkozy -Liberman ittifakı
Sarkozy Kafkasya gezisi öncesinde, Le Figaroya verdiği demeçte "Türkiyeye soykırımı tanıması için yılsonuna kadar izin verdiğini" söyledi. İşte Sarkozy o dediğini 23 Ocak 2012 tarihi itibariyle hayata geçirme noktasında önemli olan bir adım daha atmış oldu.
Seçim sürecini Davutoğlu düşünürde Obama, Sarkozy düşünemez mi demiştik. İşte Fransa ve ABD'de yapılacak olan başkanlık seçimleri öncesi İsrail lobisini arkasına alabilmek için yapılan hamleler. Aktif dış politika, rol model, Türkiye bölgesinde güçlü ve istikrarlı, eksen kayması gibi tartışmaları ilkokul müsamerelerindeki sevimli tartışmalar gibi çar çabucak geçirip asıl sorun ile karşı karşıya kaldık. Gerçeğin, acı gerçeğin ta kendisiyle yüzleşmeye başlayan hükümet Başbakanın 13 Nisan 2011de gerçekleştirdiği Fransa seferiyle dış politikanın başarısızlığını tersyüz etmek istemişti.
Fransa'yı fransız kalmakla suçlayan başbakan orta doğudaki mağlubiyeti bir az olsun unutturacak şeref sayısına oynamıştı. Fransayı Fransada vurma taktiğini deneyen Başbakanın bu tavrı karşısında Fransa soğuk kanlılığını bozmayarak zemininde ve zamanında çıkışlar yaparak Türkiye'yi sıkıştırmaya çalışmaktadır. Sarkozynin Kafkasya ziyareti ve Türkiye aleyhine senatoda ve parlamentoda alınan kararlar Fransanın Türkiyeye karşı elde ettiği bir cephedir. Sarkozy, Obama'nın yeniden ABD başkanlığına seçilip seçilemeyeceğinin kararı verilecek olan Erdoğan-Liberman stratejik savaşının en önemli piyonu olarak harekete geçti.
Erdoğan Libermanı sıkıştırırken Liberman ise Sarkozyi harekete geçirdi. Liberman Erdoğan için insanlık düşmanı Kaddafiden onur madalyası alan adam diyerek aşağılamış, başbakan ise NATO'nun Libyada ne işi var diyerek Libermana karşı elini güçlendirmeye çalışmıştı. Erdoğan'ın evdeki hesabı çarşıya uymadı ve Libermanın yönlendirmesiyle Sarkozy Libyayı bombalamıştı. Daha sonra ise Erdoğan Libyaya gezi planı yaptığında ise ondan bir gün önce yani 15 Eylül 2011de İngiliz başbakanı ile Trablus'un muhaliflerin eline geçmesinin ardından Libya'ya ilk giden liderler Sarkozy ve Cameron oldu. Böylece bir kere daha Sarkozy Erdoğan'dan önce davranmıştır.
Türkiye-İsrail krizinde Obama, ABD'de 2. defa başkan seçilebilmek için müthiş bir taktik uygulayarak Tavşana kaç tazıya tut demektedir. Erdoğan eliyle İsraili sıkıştırırken İsrail lobisinin Obamaya karşı olumsuz tutumunu kırmaya çalışmaktadır. Obama böylece İsrail lobisinin desteğini alıp tekrar başkan olacaktır. Yani İsrail Türkiye kavası Obama için yapılmaktadır. İsrailin dışişleri bakanı Liberman bu kavgada çok ciddi taraftır ve Obamaya karşı durmaya çalışmaktadır. Libermanın bu direnci devam ettikçe Türkiye İsraile karşı dozajı artıran açıklamalar yapmaktadır.
Liberman'ın yönettiği ortadoğudaki krizin Sarkozy eliyle Türkiyeyi hedef aldığını görmeyen yok. AKP hükümetinin dış politikada en önemli projesi olan Suriye'nin bir anlamda karıştırılması hükümeti çok büyük bir iç bunalıma sevketmişti. Hatta Davutoğlunun son günlerde Suriye ile savaşabilineceğini söylediği iddia edilmişti. Liberman Libyada olduğu gibi Suriyede de Davutoğlunu ters köşe yapmıştı.
Obama ve Sarkozynin ikinci defa seçilebilmeleri için Libermanın onayına lobi desteğine ihtiyaçları vardır. Onun için Obama ve Sarkozy neyi ne için yaptıklarını bilerek bölgedeki olaylara müdahil olmaktadırlar. Libermanın desteği Obama ve Sarkozyinin tekrar başkan seçilmesinin önünü açacaktır.
Sarkozynin Kafkasyanın üç ülkesine yaptığı ve 2 gün süren seyahatinde Türkiye açısından son derece can sıkıcı açıklamalar yapıldı. Ermenistanda yapılan açıklamalara Türkiyeden tepki gecikmedi. İsrail- Ermenistan ittifakının İran-Ermenistan ilişkilerinin yoğunluğu yüzünden istenilen seviyede olamaması, İsrailin bölgede pek sevilmemesi Sarkozy faktörüyle aşılmış oldu.
Sarkozyi Kafkasyaya mı seyahat yaptı yoksa Türkiyeyi mi hedef aldı. Türkiyeden Sarkozyiye verilen tepkiler yanlış okumalar yüzünden hedefinin dışına çıkmıştır. özellile "soykırım" lafına verilen cevabi tepkilerin "Cezayir" hatırlatması Türkiyeyi dışpolitikada yine dar alana çekmiştir. Daha sonra hepimizin şahit olduğu Cezayir Başbakanı Ahmed Uyahya Başbakan Erdoğan'a “Kanımız üzerinden çıkar sağlama” dedi. Bu tuzağa hem muhalefet hem de iktidar düşmektedir. Liberman Obama kavgasında rol almaya çalışan Türkiyenin karşısına dikilen Sarkozye verilecek cevap "cezayir" olmamalıydı.
Liberman, Obama-Erdoğan taktiğini Sarkozyi ile bertaraf etmeye çalışırken Türkiye Kafkaslardaki pozisyonunu kaybetmektedir. Sadece Kafkasya olsa yine iyi demiştik. İşte Fransa cumhurbaşkanı Sarkozy 2. defa Fransaya cumhurbaşkanı olabilmek için verdiği mücadelenin neticesinde Türkiyeyi karşısına almayı hiçe saymıştır. Bakalım Türkiye neler yapabilecek. Obama seçimleri kaybederse ve Sarkozy seçim kazanırsa o zaman Türkiyede iktidar değişikliği olsa bile Türkiye Cumhuriyeti olarak kaybettiklerimiz çok ağır olacağa benzemektedir.
Obama kazanır Sarkozy kaybederse İsrailde büyük bir deprem olacaktır. 2012 ABD, Fransa ve Ermenistan seçimleriyle dünya tarihine geçecektir. Başbakanımız Davostan sonra Fransaya da gitmeyerek sorunu çözmeye çalışacaktır.