Merkezinin de tabanıyla barışacağı kucaklaşacağı gün olmalıdır bu gün. 5O Milletvekiliyle orada olmalıdır MHP. Geçmişin hesabını soramayanlar bundan sonra olacaklara da seyirci kalacaklardır.

12 Eylül 1980… Bir neslin zalimler tarafından yok edilmeye çalışıldığı takvimlerin kara tarihi. İşkencelerin, zulümlerin meşrulaştırıldığı, inandıkları yüzünden insanlığın zulme uğradığı tarih. Kan emicilerin insanlıktan nasibini almadıklarını gösteren tarih. Top yekûn işkence tezgâhlarının kurulduğu ve insanlığın işportaya düştüğü tarih. Sadece zulmün ikame edildiği tarih değil bu kara gün. Aynı zaman da bir milletin düşünen üreten gençliğinin yok edilmeye çalışıldığı tarih aynı zamanda. Yeni yetişen neslin insanlığın geleceği ile ilgili hayallerinin elinden alındığı tarih. İki nesil arasında uçurumların açıldığı, dünyayı anlamlandırmadaki referanslarının ayrıştırıldığı gün bu tarih. Gençliklerinin işkence tezgâhlarında olgunlaştığı tarih bir neslin. Hayallerinin, geleceklerinin, sevdalarının, ailelerinin yok edildiği tarih bu tarih.
Düşünen beyinlerin, inanan yüreklerin, geleceği şekillendirme sevdalarının baskına uğradığı tarih 12 Eylül. Ülkücü Hareketin en büyük mağduriyetine sebep olan bir tarih bu tarih. İdam sehpalarında gencecik bedenlerin şahadete yürüdüğü tarih bu tarih. Cezaevlerinde işkenceyle katledilen ülkücülerin kanlarıyla yazılmış bir tarih bu tarih. Yani ülkücülerin hesabını en derin kinleriyle sormaları gereken bir tarih bu tarih. Gün hesap günüyse en ön safta ülkücünün olması gereken bir gün bu gün. Yıllardır yapmadıklarını, yapamadıklarını yapma günüdür bu gün.
Üzülerek, imrenerek seyrettiğimiz sol örgütlerin 12 Eylülden hesap sormalarını, geçmişlerinin haklarını aradıkları legal ve illegal yolları kullandıkları sahnede artık ülkücülerinde olmaları gereken bir gündür bu gün. Yazamadıkları, anlatamadıkları acılarının en azından pansuman yapılmasını sağlayacakları gündür bu gün. 12 Eylülü solcuların filmlerinden, belgesellerinden öğrenen yeni nesil ülkücü gençlerin ağabeyleriyle gurur duymak istedikleri gündür bu gün. Sahipsizliklerine inat 4 Nisan da mahkeme kapılarında müdahil olmak adına akın akın yürüyüşe geçmeleri gereken gündür bu gün.
4 Nisan Başbuğlarının ölüm yıldönümüdür ve onun için daha manidar bir gündür bu gün. Her ölüm bir başlangıçsa eğer 4Nisan başlangıç günüdür ülkücüler için. İşkencecilerinin gözlerinin içine bakarak başaramadınız, sindiremediniz, yok edemediniz zulmünüzle demek için ilk fırsattır bu gün. Siz insanlıktan çıktıkça bizim insanlığımızı arttırdınız haykırışının ilk adımıdır bu gün.
Başta MHP ve Ülkü Ocakları olmak üzere bütün ülkücü kuruluşların orda müdahil olmak için bulunması gereken gündür bu gün. Hiçbir bahane kurumsal kimlikle ülküdaşlarının yanında onların uğradıkları zulmün hesabını sormak için orada olmamaya gerekçe olamayacağı gündür bu gün.
Velhasıl 3Mayıs tarihi nasıl ülkücü hareketin hafızasında yer etmişse 4 Nisan da aynı şekilde yer etmeli ve bir hesaplaşma günü olarak tarihe geçmelidir. Sadece birkaç ülküdaşımızın müdahil olarak orada olması yeterli değildir.12 Eylülü yaşamış yaşamamış bütün ülküdaşlarımızın mahkeme önünde biz buradayız duruşunu sergilemesi gereken gündür bu gün. İşkence gören çile çeken çektiklerinin hesabını sorarken o günleri yaşamayanlarında geleceğimizi neden elimizden aldınız sorgusu için orada olmaları gereken gündür bu gün. Sadece fosilleşmiş iki cuntacı eskisinin değil onlara alet olan subayının astsubayının, bürokratının, doktorunun, memurunun, hâkiminin, savcısının, ihtilal yardakçısı gazetecisinin hesap vermesinin sağlanacağı gündür bu gün.
12 Eylül hafızamızdan aklanarak çıksın diyorsanız vicdani muhasebede kar zarar oranı düzelsin diyorsanız 4 Nisanda orada olmalı ve haykırmalısınız. Zalimler için yaşasın cehennem. MHP Genel
Merkezinin de tabanıyla barışacağı kucaklaşacağı gün olmalıdır bu gün. 5O Milletvekiliyle orada olmalıdır MHP. Geçmişin hesabını soramayanlar bundan sonra olacaklara da seyirci kalacaklardır.
İNSANA İNSANCA BİR YER TÜRKÜN BİRLİĞİNDEN GEÇER…