RSS / XML
$1.8275
€2.3285
IMKB56,596
Firma Rehberi
Foto Galeri
Video Galeri
     
     
     
     
     
    Bu haber 18 Şubat 2012, Cumartesi 16:57:29 tarihinde eklendi.
    Bu yazı 1591 kez okundu.
    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

    DARBELERDE BİZİM YERİMİZ

    DARBELERDE BİZİM YERİMİZ
    DARBELERDE BİZİM YERİMİZ


    Her insanın normalde otuz iki dişi vardır.

    Benim dişlerim yirmi sekiz tane…

    Neden mi?

    Dört dişimi, Malatya Mahpushanesinde,

    Nurcu bir diş doktorunun gadrine uğrattım.

    Yanlışlık neticesinde böyle bir iştigaliyete düştüğünü

    beyan edip, özür faslına
    düştüğün de ise;

    Yine aynı mahpushanenin solcu psikologu tarafından

    hiddetle azarlanmasına,böyle bir şeyin asla kabul edilebilir

    bir şey olamayacağına dair insani refleksini bizzat yaşadım.

    Böyle bir mağduriyeti yaşamış olmama rağmen, kültür


    kodlarımın baskınlığından dolayı da ne yazık ki,


    nurcuya uzak, solcuya yakın durmak gibi bir

    sorgulamaya da giremedim.

    Öteki tanımının çarpık kabulü böyle bir nötr duruş halinde

    olamama sebepti.


    Yine darbe muhataplığından dolayı, Maraş mahpushanesine

    sürgün gitmiştim.


    Sorgu, sual,
    faslında, tekme,tokat, ciddi bir arbedenin

    ardından her yanım yara bere içinde…

    Hoş geldin, işkence
    faslından sonra…

    Üzerimde sadece bir kilotla çıplak şekilde hücreye kondum.

    Tek tip elbise giymeyi ret edip, pişmanmısın, sorularına ,

    ukalaca cevaplar verip, el pençe divan, ezik
    durmamam,

    dik duruş tavrı seğrilemem, bir sürü askerin postal

    ve coplarıyla cezalandırılmama sebep olmuştu…

    İşin daha trajedik olanı ise; Üstümüz de sadece bir kilotla,


    yüzümüz gözümüz mosmor, ağzımız burnumuz,


    kırık bir şekilde, idarede bekletilir ken, yanı başımızdan

    bizi görmeden gelip
    gecenlerin kayıtsızlığına

    bizzat şahit olmuştum.

    Uzaktan tanıdığım avukat, sonradan

    MHP milletvekili
    oldu.

    Avukat Nedim Özbaş’ta yanıbaşımızdan geçenlerdendi…

    O anki psikolojisi nedir, nasıl böyle bir körleşme içinde,

    bir bakışla görme tebessümüyle bile bize dair olamamıştır?

    Bunu bilemem.

    Lakin bildiğim o anın bende ki kabulü ciddi ciddi bir

    yalnızlık psikolojisiydi.


    Hem de öylesine
    komik, bir o kadar da trajedik,
    bir haldeydik ki…


    Yediğimiz onca dayağın acısına aldırış etmeden bir donla,

    çıplak duruşumuza kahkahalarla gülmemizdi.


    Ciddi bir sinir boşalması yaşamanın da bedelini ,
    artı bir
    dayak faslıyla ödedim.


    Resmi üniformasıyla alay ettiğimi sanan yüzbaşı,

    ağzımı burnumu kırıp,hıncını, öfkesini, şiddetle


    üstümde
    tescilledi.


    Günler sonra kovuşa geçmiş, yaralarımın sızısıyla,
    zaman
    yorumu yaparken…


    Arama yapılacağı için koğuş bahçesinde sıraya
    girmiş
    bekliyorduk.


    Koğuşta ki yatak
    aramaları bitip, sıra bizim üst aramamıza
    geldiğinde beni gören yüzbaşı:


    “Sen bu koğuşta ne geziyorsun?”şaşkın bakışıyla,
    beni
    sorgulamaya tutdu.


    Bende kendimce aynı dik duruş tavrıyla


    cevap verdim;


    “Asıl siz ne geziyorsunuz burda?”

    “Ulan bırak bu edepsizliği öyle değil, sen Ülkücümüsün ki?
    diye
    şaşkınlığını ifade etti.


    “Tabi ülkücüyüm ne oldu komutan!deyince de…

    Madem ülkücüsün niye dan dun konuşup,diklenip,
    bir sürü sopa
    yedin?demez mi…


    İşte o zaman anladım ki yüzbaşı beni de tavır


    ve
    duruşlarımdan dolayı solcu sanıp dövmüş.


    Malum onun Ülkücü mahkum tanımı, el pençe,
    divan
    duran,garip, ezik ,pişman itaatkar
    olmaktı…


    Böyle bir kabulün tersi duruş sergileyince de



    otomatikman solcu oluyorsun.

    Bu tür muhataplıkları
    bizzat yaşadığımdan dolayı da,

    hiçbir zaman “Omuzu tüfeklilere”ekstra


    bir sempatim olmadı.


    Noktasal yapı kusurları deyip,geçiştirmedim
    yaşadıklarımı…


    Cezaevinden çıktıktan sonra da aynı ,
    Omuzu Tüfekliler” taifesinin zihniyetiyle;


    Ordunun siyasete müdahalesine karşı olan yazarlar,

    içinde gösterilerek andıçlandım.

    İşkence tezgahlarına bizi dahil eden yüzbaşı

    gibi birçok rütbeli asker MHP’ de,

    üst düzey yönetici oldu.

    Darbe Konsey üyesi,” Nejat Tümer “dahil birden

    fazla darbecinin…

    Bizzat bizim tasarrufumuzla terfi ettirilerek,

    bu tür gayri meşru oluşumlara taşınmasında ki,

    pay ve katkımızın ne olduğunun sorgulanması

    taraftarıyım.

    Tabi ki kurumsal yapı olarak,kurumsal muhataplık

    acısından suçların şahsiliğine inanmaktayım.

    Düşüncemi beyanla “Ordu- Asker”düşmanlıgı

    suçlamasına yönelik tedbirimi de ifade

    beyanımla alıyorum.

    Evet işkenceye, darbeye her ne sebeple olursa

    olsun karşıyım.

    Ve hiçbir yorum adına da tölerasyona

    taraftar değilim.

    Bazı arkadaşlar!

    Darbenin eni, çapı, yanı, boyu üzerinde

    işaretlemelerde,

    bulunan yazılar kaleme aldılar.

    Kimi darbenin doktorlarını, kimi darbenin

    halkını yazdılar.

    Nihayetinde bunlar bir işaretleme…

    Ya da tarihe not düşme…

    Darbe mağduriyeti üzerinden” Kültür kodları”

    tanımlanan bir siyasi hareketin!

    Darbe muhataplığı üzerinden olgu okuması yapma

    durumu olası bir farklılığa işaret edecek değildir.

    Darbe muhataplığını
    tevil ve tefsire tabi tutmadan,

    hukuk ve adalet referansıyla hareket eden

    bir tasavvur!

    Darbenin adını,enini,çapını,yanını ve içini…

    Doğru kodlamaya tabi
    tutarak,tasarrufun

    netliğine, bahane bulmadan,

    handikaplara düşmeden!

    Olgu ve olayı net okuma idrakinde olur.

    Çünkü bütün aşkınlıklar dilin yanlış kullanımıdır.

    Ve Devlet sizi nerenizden yaralamışsa kimliğiniz

    de oradan şekillenir.

    Şirket Devlet,Teknik Devlet,Üniformalı Devlet,

    Üniformalı Devlet, Bahçeci Devlet,

    (Kampus zihniyetli-1-),

    Sosyal Devlet, gibi zihniyetler inşası değişim

    ve dönüşümde tanımlanıp,adlanmaları

    söz konusuyken…

    “Yıkılsın Düzen Kurulsun Devlet!”

    Sloganıyla ruhuna düşman,öz çocuklarını

    boğan, vuran,asan…

    Denge de istikrar adına;

    Bir sağcı bir solcuyu sehpada sallandırarak

    hüküm koyan…

    Garip ve garabet bir zihniyetimi davetkardık?

    Sorusunu muhataplıkla alakalandırdığımız zaman(…)

    Muhakeme ve muhasebe şimdi tasarrufunu,


    doğru
    adlandırıp,kimliğimiz ve kişiliğimiz de




    darbecilerin, yerinin ve bizde ki karşılığının tanımını


    şekillendirecektir.


    Dünkü ve bu günkü darbecilere karşı oluşan

    tasarruf ve tasavvurun bendeki okunuşu;

    Aklım mantığa yürüdü…

    Ruhum kendini kustu…

    1-Bahçeci Devlet,
    ifadesinin MHP Genel Başkanı”

    “ Devlet Bahçeli ile
    alakalı bir ifade değildir.

    Sosyolojik bir kuram tanımlamasıdır.

    Yunanistan da ki Devlet şekli bu model

    işaretlemesine örnektir.

    Yanlış yorum ve
    anlamalara sebep vermemek

    adına bir açıklamadır. 

    Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
    Diğer Alişan SATILMIŞ Yazıları

    Haber Kapital
    Yazarlarmz
    Hava Durumu

    ANKET
    Ülkücü Camia Haberlerini Nereden Takip Ediyorsunuz ?
    etikhaber den
    yeniçağ gazetesi
    ortadoğugazetesi
    habererk.com dan
    Diger anketlerimiz için tıklayın...
    Yol Durumu

    Ekin Nakliyat

    © Copyright 2010 Gazi SOFT PHP Haber Full haber
    Her hakkı saklıdır.Karasu Satılık Yazlık