15 Temmuz-(1)

Abone Ol

CIA ve Cemaate Giden Yolda Portreler

Mehmet Fuat Doğu, (1914, İstanbul - 31 Mayıs 2004),

Reinhard Gehlen ;

II.Dünya Savaşı sırasında Nazi İstihbarat şefi.

Savaş sonrası ise taraf değiştiren CIA eğitmenliğinde bulunan Gehlen, soğuk savaş yıllarında Komünizme karşı istihbarat faaliyetleri merkezini oluşturmuş ve yönetmiştir.

Bu aşamada bir çok ülkeden genci yetiştirmiş ve vazifelendirmiştir.

Mehmet Fuat Doğu da bunlardan biridir.

Aslen Kara Harp Okulu mezunu olan Doğu 14-Eylül-1954 yılında Kurmay Yarbay rütbesi ile MAH Başkanlığı emrine, 27 -Ağustos 1964 yılında Kurmay Albay rütbesi ile MAH Reisliğine atandı.

1-Mart-1966 tarihinde tekrar Milli İstihbarat Müsteşarlığına getirildi.

Ölmeden önce nadir şekilde röportaj verdi.

Bu röportajların birinde tarihe geçen sözü söyledi.

Ben MİT Müsteşarlığı yapmadım, CIA’nın şube müdürlüğünü yaptım”

Selçuk Özdağ, TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu Başkanvekili bir tv söyleşisinde bu sözleri açıkladı. Selçuk Özdağ kasete kayıtlı yaptığı söyleşi sonrası Doğu tarafından gelen istek üzerine kaseti teslim ettiği esnada kendisine söylenen sözleri yıllar sonra kamuoyu ile paylaştı.

Yine Doğunun, bizzat seçerek MİT yapılanmasına aldığı ve yetiştirdiği isimlerde dikkat çekici.

‘Mehmet Eymür, Sadi Sağdam, Şenkal Atasagun, Emre Taner ve Hiram Abas’.

Emir demiri keser misali.

CIA üst akıl olarak MİT’in başında.

Plan, proje ve kesin talimat zincirlemesi.

Bu süreç ordunun içindeki istenmeyen isimlerin tasfiyesine kadar uzanıyor.

Her hareket satranç ustalığında.

•••

Rol model anlayışı.

Yaşar Tunagür!

Hatıralarında büyük bir hayranlık ve saygı ile anlatır Fetullah Gülen.

Kimdir bu zat?

Sondan başa  gidilecek olur ise Fetullah’ı bu yola tabi kılan adamdır.

Nurettin Tunagür hakkında 12.08.1965 tarihinde İçişleri başkanlığı tarafından hazırlanan raporda:

“Münfesih Mukaddesatçılar Derneği kurucularından iken halen Komünizmle Mücadele Derneği'nde çalışan bazı kişilerle işbirliği halindedir. İlahiyat'ta (Kur'an Kursu ve İmam Hatip okulu talebelerinin) Komünizmle Mücadele Derneği ve Türk Ocağı'na üye kayıtlarını yaptırmaya ve bu derneklerin bilumum toplantılarına katılmaya zorlandığı…”

İbareleri yer almaktadır.

Meşhur Kestane Pazarı!

İzmir Kestane Pazarında vaizlik yaptı.

Aynı yerde Nurcu cemaatine katıldı.

İngiltere ile ilişkileri onu CIA Türkiye saflarına kattı.

1965 Aralığı…

Adalet Parti hükümeti bir karar ile Tunagür’ü Diyanet Başkanlığı yardımcılığına atadı.

Tunagür Fetullah’ı Diyanet kadrosuna kattı.

MAH yapılanması kime bağlıydı?

Mehmet Fuat Doğu

Tunagür Suudi Arabistan’da toplantılara katılıyor, Londra’ya seyahatler yapıyor NATO kanadı ile ilişkilerini güçlendiriyor ve Doğu Paşa’ya raporlar veriyordu.

Hakkında açılan Meclis soruşturmaları, Polis araştırmaları tek kalemde kapatılıyordu.

Diyanet ordudan atılanlar ile kadro oluşturmaya başlamıştı.

Tunagür ve Doğu Paşa Fetullah Gülen’I kanatları arasına aldılar.

•••

Graham Fuller!

1964 yılında CIA Türkiye masasında göreve başladı.

Ilımlı İslam tabirinin isim babası Graham Fuller’dir.

Rand Corporation!

CIA şirketidir ve Graham Fuller bu şirketin politik danışmanıdır.

•••

Yukarıda yazdığımız isimler 15 Temmuz’a giden yolun proje liderleridir.

Fetö denen terör örgütünün elebaşlarından olan Fetullah Gülen ve ihanet yolu titiz ve sabırlı bir şekilde hazırlanmış ve yıllara yayılarak 15 Temmuz’a kadar gelmiştir.

Peki 15 Temmuz son durak mı?

Hayır…

15 Temmuz Terörü beşli adımın üçüncü  sırasını temsil eder.

Evet beş adım.

Bu beş adım ve 15 Temmuz’a giden yolda neler oldu?

Bunları açıklamak ve tarihe not düşmek her vatan evladının kayıtsız ve karşılıksız görevidir.

•••

Bu konular ve Türkiye Ortadoğu Politikaları üzerine Sayın İsmail Hakkı Pekin ile röportaj yaparak bilinenlerin üzerine bilinmeyenleri inşaa edeceğiz.

Kimdir İsmail Hakkı Pekin;

TSK’nin çeşitli kademelerinde önemli görevler yaptı.

Ağustos 2007'de Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanlığı görevine atandı.

2012 yılında emekliye sevk edildi.

2011 yılında Ergenekon soruşturmasında adı geçen İsmail Hakkı Pekin "İnternet Andıcı davası"nda tutuklandı.

Ağustos 2013'e kadar Hasdal Cezaevi'nde kaldı.

Sıkılmadan okuyacağız ve tarihe not düşecek açıklamalar ile beraber olacağız.

Her ne olur ise olsun “BAŞKA TÜRKİYE YOK”.