Olay, 23 Ocak'ta Alpağutbey Mahallesi'nde meydana geldi. Sokakta kalan Onur Özarslan, bir villanın bahçesinde köpeği ile oynayan Ö.B.Ö. isimli erkek çocuğunun yalnız olduğunu fark etti. Özarslan, önce köpeği daha sonra da hayvanı bulma bahanesiyle çocuğu kaçırıp, 1,5 kilometre uzaklıktaki Yaşamkent Mahallesi'ndeki bir iş merkezinin çatısına götürdü. Burada Ö.B.Ö.'yü, sandalyeye oturtup, bantla ağzını kapatan ve kolları ile bacaklarını bağlayan Onur Özarslan, daha sonra fidye istemek için çocuğu kaçırdığı eve gitti. Evin önünde toplanan kalabalığı görünce panikleyen Onur Özarslan, koşarak kaçmaya başladı. 15 dakika süren kovalamacanın ardından Özarslan, Kılıçarslan Mahallesi'ndeki bir manavın önünde yakalandı. Linç edilmekten polis ekiplerince kurtulan Onur Özarslan, gözaltına alındıktan sonra tutuklanarak cezaevine gönderildi. Çocuk ise polis ekiplerince ailesine teslim edildi.

25 YIL HAPİS İSTEMİ

Onur Özarslan, Bolu 5. Asliye Ceza Mahkemesinde, ‘Konut dokunulmazlığını ihlal etme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, binanın eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık ve fidye isteme suçlamasıyla 25 yıl hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı.

Sanık Onur Özarslan, olay günü, amacının kumar borcundan dolayı hırsızlık yapmak olduğunu belirterek, "2022 yılının Kasım ayında Bolu Komando Tugayı'ndan terhis oldum. Memleketim Kayseri'ye dönmedim. Bu esnada Bolu'da çok kumar oynadım ve sürekli borçlandım. Bu olaydan dolayı, parklarda, tarlalarda, camilerde yattım. Amacım, borcumu ödemek için hırsızlık yapmaktı. Olay günü küçük çocuğu, bahçede köpeğiyle oynarken gördüm. Çocuk tek başına olunca hırsızlık yapmaktan vazgeçtim ve aklıma o anda çocuğu kaçırıp fidye istemek geldi. Köpeği ben çalıp, bir yere bağlamadım. 'Pati' isimli köpek kendiliğinden bahçeden çıktı ve ben de onu takip edip, kaçmasın, diye karşı caddede bir direğe bağladım. Kesinlikle köpek hırsızlığı yapmadım" dedi.

‘AĞZINI BAĞLARKEN BİRAZ ACI ÇEKTİ’

Yaptıklarından pişman olduğunu belirten Özarslan, “Olaydan önce küçük çocuğa evde kimsenin olup olmadığını sordum. Tek başına olduğunu öğrenince, köpeği Pati'yi bulması için onu evin bahçesinden çıkarttım ve Asayiş Şube Müdürlüğü'nün az ilerisinde iki katlı bir binanın açık çatı katında bulunan plastik bir sandalyeye, kaçmaması için ellerinden ve ayaklarından bağladım. Ağzını bantlarken biraz acı çekti. Onu orada bırakarak, eve fidye istemek için geri döndüm. O sırada çocuğun annesi, 'Çocuğum kaçırıldı' diye ağlayarak bağırıyordu. Hemen oradan ayrılmak isterken, beni fark ettiler ve kaçmaya başladım, Eve fidye istemek için gitmiştim. Yaptıklarımdan çok pişmanım. Aileden özür dilerim. Ben bir eşeklik ettim. Tahliyemi istiyorum" diye konuştu.

‘EN AĞIR CEZAYI ALMASINI İSTİYORUM’

Olay günü işte olduğunu ve eviyle iş yeri arasında bir dakikalık bir mesafe bulunduğunu belirten anne R.Ö. ise sanığın en ağır cezayı almasını istediklerini belirterek, "Benim iki çocuğum var. Büyük oğlum ile görüştüm ve okula gideceğini söyledi. O sırada 7 yaşındaki oğlum eve köpeğimiz Pati ile birlikteydi. Küçük oğlumu aradım cevap alamayınca, merak ederek eve geldim. Köpeğimiz ve oğlum evde yoktu. Çığlık çığlığa oğlumun kaçırıldığı herkese duyurmaya çalıştım. O sırada sanık da oradaymış. Onunla karşı karşıya geldiğimi sonradan fark ettim. Kendisinden şikayetçiyim. Çocuğumun psikolojisi bozuldu. En ağır cezayı almasını istiyorum" ifadelerini kullandı.

‘HEM KÖPEĞİMİZİ HEM OĞLUMUZU KAÇIRMIŞTIR’

Baba M.Ö. ise sanığı yakaladıktan sonra suçu itiraf ettiğini belirterek, "Sanık köpeği kaçırmadığını söylüyor. Amacı suçtan ve cezadan yırtmak. Köpeğimiz eğitimli ve komuttan anlayan bir hayvandır. Her türlü komuta karşılık veriri. Kesinlikle bahçe kapısı kapalı olsa bile dışarıya çıkmaz. Hem köpeğimizi hem de oğlumuzu kaçırmıştır. Olaydan sonra ben de kaçan sanığı takip edip, olay sırasında iki sivil polisle birlikte onu yakaladık. Hatta bana, 'Vurmayın, çocuğun nerede olduğunu biliyorum. Ben kaçırdım' dedi. Ben de eşim gibi davacı ve şikayetçiyim" dedi.

Mağdur avukatının talebi üzerine ise çocuğun ifadesi alınmadı. Duruşma, eksikliklerin giderilmesi için ileri bir tarihe ertelenirken, sanığın tutukluluk halinin devamı yönünde karar verildi.