Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Orhan Bursalı, Altılı Masa'nın bugün gerçekleştireceği kritik toplantıyı köşesine taşıdı. Bursalı, "Zor bir toplantı olacak" dediği toplantıya ilişkin, "Umarım masa ve masa sonrası kartlar yeniden karılmaz." değerlendirmesinde bulundu.

Altılı Masa'nın genel başkanlarından CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile İYİ Parti Lideri Meral Akşener arasındaki anlaşmazlıktan, masaya gelecek muhtemel Cumhurbaşkanı adayı olabilecek isimlere kadar pek çok konuya dikkat çeken Bursalı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın adaylık ihtimalini de masaya yatırdı.

Bursalı'nın "Bugün 2 Mart, ne beklemeli?" başlıklı yazısı şöyle:

"Zor bir toplantı olacak. Eldeki verilere bakalım:

1) CHP Kılıçdaroğlu’nun adaylığını istiyor. Bu kesin bilgi. Kılıçdaroğlu da aday olmaya hazırlanıyor aylardır. Toplumun her kesimiyle ilişki kurarak çok yüksek bir farkındalık oluşturdu ve seçilebilecek noktaya yükseldi. Başka birisi yok. Eğer masa tartışmasız aday gösterir ve arkasında durursa büyük olasılıkla seçilir.

2) Masanın diğer güçlü ismi İYİ Parti. Meral Akşener ve arkadaşları aylardır Kazanan aday olmalı, Kılıçdaroğlu kazanamaz yoğun propagandasını sürdürdü ve sonuçta Mansur Yavaş kazanır, adayımızdır noktasına vardı. Kılıçdaroğlu aday masadan çıkacak derken, o dışarıdan da aday olabilir seçeneğini üretti.

İYİ Parti lideri, aslında Kılıçdaroğlu hedefli, CHP aleyhine seçim propagandası yapıyor ve kamuoyu oluşturuyor. Meral Hanım, Kuşoğlu’nun aylar önceki Kılıçdaroğlu seçilmezse masa dağılır, yanlış demecini kullanıp duruyor, “Biz noter değiliz” sözcüğünü her fırsatta tekrarlaması, bir siyasi kimlik göstergesi oldu.

İYİ Parti’nin genlerinde ve Mansur Yavaş’ta ülkücülük var. Dolayısıyla en yetkili koltuğa “kendi adamını” oturtma rahatlığıyla hareket edecek. Tabii bu seçiminde ayrıca daha başka ideolojik ayrılıkların da etkisi vb. var mı bilmek zor. (*)

Ayrışma var masada
Kılıçdaroğlu “Adayım” dediğinde, anlaşılan Meral Hanım da kazanabilir aday olarak Yavaş’ı öne sürecek. CHP rozeti taşıyan Yavaş’ı Meral Hanım değil, dediği gibi “ita amiri Kılıçdaroğlu” aday gösterir. Kemal Bey’in adaylık için gündeme getirilen iki büyükşehir belediye başkanlığı konusunda da düşüncesi net: “İşlerinin başındalar.” Masada bir ayrışma olacağı görülüyor.

Mansur Yavaş’ın adaylığı onaylanır mı, bilmiyoruz, diğer liderlerin tavırlarını bilemiyorum. Birbirleriyle onlarca ikili görüşme yaptılar. Burada CHP’nin bir avantajı, diğer 4 partiye kontenjan tanıyacak olması. Meral Hanım kadrolarını onlara açar mı, niyeti hiç yoktu.

Burada Kemal Bey’in Yavaş diretmesi karşısında ne yapacağı önemli. Kabul ederse, içişlerine karışılmış olacak ve bundan sonra her şeyi Meral Hanım belirleyecek. CHP’nin böyle bir durumda 4 partiye kontenjan açması beklenir mi bilinmez. Adaylık meselesi ortada kalırsa, gördüğüm kadarıyla Meral Hanım masadan kalkan olmayacak ama masadan başkalarının kalkmasında rol oynayacak.

Bu olumsuz senaryo. Yani masanın kararsızlığı, yeni görüşmeleri ve adaylıkları gündeme getirebilir. Dağılma? Bunu düşünmüyorum bile!

Meral Hanım sanki bunu göze almış gibi. Bilmiyoruz. Ama Fox TV’deki konuşması ilginçti. Orada mesela, bir muhalefet liderinin yapmaması gereken bir olasılığı gündeme getirdi ve “Mesela Erdoğan kazanırsa” dedi. Parlamenter düzene geçmek için son şans, RTE kazanırsa, 5 yıl sonraki seçimi biz kazanacağız, o zaman da parlamenter sistem söz konusu olmayacak dedi. RTE ile Meral Hanım yer mi değiştirecek? Ama bir yandan da kazanıp başbakan olacağım da diyor, bu nasıl olacaksa.

5 yıl sonra?
3) Meral Hanım’ın seçeneği arasında, eğer RTE kalırsa, 5 yıl sonraki seçimler var. Burada İYİ Parti 2021’in mayısından itibaren çalışmaya başladığı Andy-Ar Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin sahibi Faruk Acar’ı gündeme getirelim. İki dönem AKP/RTE’nin başarısı için çalıştı. AKP içindeki çekişmeler nedeniyle ayrıldı ama RTE ile birebir çalışmasını bir süre daha sürdürdü. Bir ipucu olabilir belki.

Diyor ki 15 Eylül 2022’de:

“Meral Akşener’le çok uzun bir geçmişe dayalı diyaloğumuz...  Abla kardeş zeminimiz söz konusu idi… Aynı zamanda benim ideolojimi de benimseyen biri... Net bir zeminde anlaştık... Cumhurbaşkanımızla bunu paylaşmam gerek, kamuoyunun bundan haberi olmaması gerek çünkü... Doğrudan hanenin içinde (Erdoğan ailesinin) olan birisi olmam dolayısıyla... Bir sürü dedikodu, şu, bu olur. Kendisiyle (RTE ile) bilgi paylaştım. Tepki bende kalsın... Sonuç itibarıyla, Meral Akşener’le doğrudan birebir çalışma sürecine girdik... Meral Akşener doğrudan, Tayyip Erdoğan nefretiyle siyaset yapan bir lider olmadığını bana gösterdi...” (https://youtu.be/tn3Tta8oBTE)


Bu konuşmadan 10 gün sonra ise Meral Hanım Halk TV’de “Başbakan adayıyım” diyecekti Suat Toktaş’a. 25 Ekim’de kuruluş yıldönümünde de “Ömer’in Yolu” projesini açıkladı.

4) Bu gelişmelerde Faruk Acar’ın stratejisi görülüyor. Tartıştığım bir dostum şuna dikkat çekti: Önce partinin örgütlenme yapısına el atıldı. Koray Aydın, teşkilatlardan sorumlu genel başkan yardımcılığı görevinden alındı. Birinci parti olma iddiası ortaya konuldu. Anketlerde yüzde 20’leri aşmak için çaba harcandı. CHP’yle başa baş geldik imajı üzerinde duruldu. Karar alınarak ilçelerde ve illerde kongreler yapıldı. Partinin teşkilat yapısı AKP ile uyumlu çalışabilecek kadrolara evrildi.”

Hatta Temmuz 2022’de “çoklu aday” görüşü de ortaya atıldı.

Faruk Acar’ın çizdiği strateji izleniyorsa, Meral Hanım 5 yıl sonrası seçeneği ile masaya oturuyor. Acar onu 1. parti yapacak. Oyu da yüzde 14 civarında.

Umarım masa ve masa sonrası kartlar yeniden karılmaz.

(*) Yavaş, “Liderler isterse adaylığı kabul edebilirim” dedikten sonra İYİ Parti’ye gitti. Bu konuda şu adreste mahkeme dosyasına da dayalı ilginç bilgiler var:"