Bayram değil seyran değil Papa Barzani’yi niye öptü?

Yavuz Koca'nın "Bayram değil seyran değil Papa Barzani’yi niye öptü?" başlıklı yazısı;

Bayram değil seyran değil Papa Barzani’yi niye öptü?

Papa Francis, Irak’a gizem dolu bir ziyarette bulundu.

Bir cuma günü başlayan üç günlük ziyaret sürprizlerle doluydu. Daha doğrusu bizdeki kriptolar uyumaya devamımız için sürpriz dediler. Ne ABD’nin yeni Başkanı Katolik Biden için ne Katoliklerin ruhani lideri, Vatikan’ın devlet başkanı Papa için ne de Türkiye düşmanları için sürprizdi….

TÜM YAZILARI

Malum Hristiyanların üç mezhebi var. Katoliklikler (1,3 milyar) ruhani liderleri Papa, Ortodokslar (300 milyon) ruhani liderleri Patrik ve Protestanlar (600 milyon), ruhani liderleri yoktur, 16.’ncı yüzyılda kendisi de Katolik papaz olan Martin Luther kurmuştur.

Ezici üstünlüğü olan Katoliklerin lideri Papa ilk kez Irak’ı ziyaret etti. “Bayram değil seyran değil, eniştem beni niye öptü” sorusunu şeytan unutturmak istese de Türk aklı hatırlamalıdır.

Acaba neden daha önce veya ileri bir tarihte değil de COVİD riski zirvedeyken, yürümekte bile zorlanan Papa bu ziyareti yaptı, acelesi neydi?

Tarih boyunca hiç devletsiz kalmayan Türk Milletine ait olan, iki ileri bir geri düsturlu Mehter, 1360’lı yıllardan beri ayaktadır. Hiç merak eder miyiz, mehterde neden iki ileri bir geri gidilir?

Papa Francis için Barzani farklı hatıra pulları bastırdı. Türkiye'nin doğu ve güneydoğusunun da sözde Kürdistan sınırlarına dahil edildiği ve Papa’nın önünde fotoğrafı olan pul dünyaya servis edilerek tarihin arşivine bir not düşürüldü.

Tıpkı, 25 Eylül 2017’de Irak’ın kuzeyinde yapılan, gerekli oy aldırılan ama uygulanamayan, Kürdistan kurulması referandumu gibi.

Referandum sonuçlarının uygulanmayacağını adı gibi bilen Barzani işte bu nedenle referandumdan vazgeçmemiş, günü geldiğinde iki adım ilerisi için tarihe bir not düşürtmüştü… Mehter teorisi…

Balık hafızası girdabından kurtulmak için gerilere gitmeden yakın geçmişte komşularımızın neler yaşadığına bakmak yeter. Tamamında “Mehter Teorisi’nin” uygulandı, garip(!).

Sadece bir ülkeyi örnekleyip geçelim.

Saddam’a Kuveyt’e iki adım at dediler, sonra bir adım gerisinde kellesini aldılar. İki adım ilerisinde ise Irak parçalara ayrıldı.

Aynı teoriyi, “Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)” hinterlandındaki ülkeler, özellikle de Suriye, Ürdün, Libya, Mısır, Filistin, Afganistan ve birçokları için de değerlendirmek mümkündür.

Yazımızı bekledikleri günün ne olduğuyla tamamlayalım. O gün, Türkiye’nin ve İran’ın zayıflatılmasıdır. Hassaten de Türkiye’nin…

Köşe başlarını tutmuş kriptoların dimağları zehirleme çabaları işte bu nedenledir. Biz Türk Milleti çınarı altında hangi kökten ve hangi mezhepten gelindiğine bakmaksızın toplanamadığımızda, tarihe düşülen notları bizler unutsak da asla ve asla unutmayanlar için beklenen gün gelmiş demektir. Maazallah. Bilmeliyiz ki Türk Türk’e yar olmadıkça, kimse Türk’e dal olmaz.

Es-selam olsun, ves-selam olsun, has-kelam olsun, satrancı bir oyun sanmayanlara.

YORUM EKLE