Bu Üslup Ülkeyi Böler

İrfan Sönmez'in "Bu Üslup Ülkeyi Böler" başlıklı yazısı;

Bu Üslup Ülkeyi Böler

Bu siyasi üslup Türkiye'yi böler, düşmanın yapamadığını yapar. Onun için sık sık yazıyorum. Birilerinin umurunda olmayabilir,ama biz bu hassasiyeti göstermek zorundayız. Biz kim? Biz, Türk milliyetçileri... Çünkü milliyetçilik bir bütünleştirme doktrinidir, insanların ötekileştirilmesine, yabancılaştırılmasına izin vermez.

AKP'nin yıkıcı üslubuna muhalefet aynı üslupla cevap verseydi, bugün ortalık savaş meydanına dönerdi. Muhalefet her şeye rağmen sorumlu hareket ediyor, tahriklere gelmiyor, vatandaşı kavgadan, gerilimden uzak tutmaya çalışıyor.

Bazıları muhalefetin bu üslup endişesine bakarak yeterince sert olmadığını düşünebilir, ben tam aksi kanaatteyim. Bağırmak çağırmak iyi muhalefet anlamına gelmez, önemli olan milletin bam teline dokunacak şeyler söyleyebilmektir.

Muhalefet niye bu hassasiyeti gösteriyor, çünkü kendini bu ülkeye, bu millete karşı sorumlu hissediyor. Bir hata yaparsam ülkem, milletim zarar görür endişesi ile hareket ediyor. Tıpkı Hz.Süleyman'la iki kadının hikayesi gibi.

Hikayeyi bilirsiniz iki kadın bir çocuğun annesi olma iddiasıyla Hz.Süleyman'a baş vurur. Hz.Süleyman iki tarafı da dinler işin içinden çıkamayınca son bir çıkış yolu dener. İkinizde haklı görünüyorsunuz, başka çözüm yolu bulamadım, çocuğu ortadan ikiye bölüp her parçasını birinize vereceğim der. Kadınlardan biri sesini çıkarmaz, öteki itiraz eder, çocuğu kesmeyin ben yalan söyledim, çocuk onundur! Böylece kimin çocuğun annesi olduğu ortaya çıkmıştır. Çocuğun gerçek annesi çocuğunun parçalanmasındansa diğer kadına verilmesine razı olandır.Muhalefet de aynı hassasiyetle davranıyor,alttan alıyor, tansiyonu düşürmeye çalışıyor, bazen susuyor, ülkem bölüneceğine seçimi kaybederim daha iyi diyor ama bütün bunlara rağmen AKP aynı yıkıcı üslubu sürdürmeye devam ediyor.

Bu aşırılık, bu nobranlık bu saldırganlık boşuna değil elbette. Belediyeler düşerse şimdiye kadar üstü örtülen devasa yolsuzluklar ortaya çıkacak. Belediye imkanlarının nasıl çar çur edildiği anlaşılacak. Tüyü bitmemiş yetim edebiyatı altında yetimin tüylerine kadar nasıl yolunduğunu görülecek. 2015 seçimlerinden önce Arınç ile Melih Gökçek arasında geçen polemiği hatırlayın. Arınç, seçimden sonra Gökçek'in belediyede yaptığı usülsüzlükleri, yolsuzlukları açıklayacağını söylemişti. Ama sonra  söylemeyi vaat ettiği şeyleri söylemekten vazgeçti.  Bu aşırılık, bu yıkıcı dil işte bunun için. Belediyeler sistematik rüşvetin yapıldığı, kimsenin hesap soramadığı alanlara dönüştü. Bu herkesin bildiği ama kimsenin üstüne gitmeye cesaret edemediği  bir sır.  Şimdi bunun korkusunu yaşıyorlar. Kaybedersek sadece seçim kaybetmekle kalmayız, her şeyimizi kaybederiz endişesi içindeler.

Halbuki daha yumuşak daha yapıcı daha sorumlu bir kampanya yürütülebilirdi. Bu sadece televizyon seyrettikçe gerilen vatandaş için değil, partiler için de iyi olurdu. Ama iktidar partisi böyle bir zemine  fırsat vermedi. "Ben yoksam hiç bir şey yok," sorumsuzluğu ile hareket etti.

Şu Mansur Yavaş'ın başına gelenler bile nasıl ölçüsüz, hukuksuz, merhametsiz hatta vicdansız bir  kampanyanın yürütüldüğünü gösteriyor. Bizden olmayan hırsızdır,haindir, ahlaksızdır, güvenilmezdir diye her türlü iftira rahatlıkla atılabiliyor. Seçim kaybetmemek için hiç bir ahlaki ölçü  tanınmıyor. Muhalefet yapmak neredeyse imkansız hale getiriliyor. Aynı üslupla cevap vermek mümkün ama muhalefet Hz.Süleyman'ın hükmüne  karşı ben çocuğun annesi değilim diyen gerçek anne gibi  davranıyor. İyi de ediyor, sonunda kazanacak olan ülke ve milletinin menfaatini her şeyin üstünde tutanlardır.

TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYINIZ

Güncelleme Tarihi: 12 Mart 2019, 21:41
YORUM EKLE
YORUMLAR
Tebrikler
Tebrikler - 3 ay Önce

Bop eşbaşkanlığı asla unutulmasın. Bop projesinin bölgemizdeki ve ülkemizdeki hedefleri iyi tespit edilsin, bazı hususların anlaşılması da kolaylaşır.

Gurbet
Gurbet - 3 ay Önce

Amaclari zaten Türkiye yi bölmek

Kani
Kani - 3 ay Önce

Çok rahatsız oluyorum Tv seyredemiyorum.Savaşta gibiyiz. Böyle kampanya olmaz. Neredeyse AKP ve MHP dışında kimse siyaset yapmasın diyecekler. Nereye gidiyoruz. Böyle demokrasi böyle hukuk devleti olmaz!

Habele-Hubele
Habele-Hubele - 3 ay Önce

Yazarlara yorum imkanımız yok, İrfan Sönmez Bey gerçekten son zamanlarda Haber-Erk'te okumaktan kendimi alamadığım bir kalem. Ölçüleri, duruşu olan ayrıca insafı, ahlakı da milli meseleler uğruna bırakmayan hatta kısa vadede yarar sağlayacak ahlak, insaf, demokrat, insanca bakışı uzun vadede milliyetçiliğin kuyusunu kazacak bir yol olduğunu gösteriyor. Sağolsun, varolsun. Kendisine nasıl ulacaşağız. E-posta adresini yazar mısınız sayın editör?

habererk@hotmail.com

İskender
İskender - 3 ay Önce

HEPİNİZ ÇOK SAFTİRİKSİNİZ! Devletin ordusunu,polisini,Adli kolluklarını,Yargısını ve devletin tüm kurumlarını eline geçirenler kimden korkabilir?İttihat ve Terakki'yi hiç hatırlamıyormusunuz?Onlarda meşru Osmanlı hükümetini darbeyle devirdikten sonra önce Orduyu ve sonrasında devletin tüm kurumlarını ellerine geçirdikten sonra Almanların arkasında ve Almanların menfaatine 1.Dünya savaşına soktular ancak mağlup oldular ve İtilaf ülkelerinin istediği tüm şartları kabul ettiklerini belirtir Mondros mağlubiyet mütarekesini imzaladılar.sırra kadem basarak kaçtılar.Sonra ne mi oldu?Mağlıp ordunun mağlup komutanları bu defa galip olan İtilaf ülkeleriyle yaptıkları antlaşmalar sonunda Osmanlının topraklarının geri kalanında yeni bir ülke kurdular.Peki olan kime oldu?Ölen 250 milyon insanımızın yanı sıra Milyonlarca Km2'lik kaybedilen topraklar ve kaybedilen yıllar.Tarihçiler bu durumu tekrarlamak isteyen maceracılar için"TARİH TEKERRÜRDEN İBARETTİR"

YILMAZ TÜRK
YILMAZ TÜRK - 3 ay Önce

Kutlarım.Bu haber sitesinde gerçekleri dile getiren böyle bir yazıyla muhatap olmak mümkün değildi.Onu bunu karalamak yerine gerçeği yazmak en doğrusu diyor bizleri tatlı ve yapıcı dil kullanmaya davet ediyorum.

SIRADAKİ HABER