Kafanızda deli sorular olsun, buyurun sorulara!

Konuralp Sencer'in "Sapla samanı ayırmak için önce samimi olmak gerek!" başlıklı yazısı;

Kafanızda deli sorular olsun, buyurun sorulara!

Malum bu günlerde birçok insanı sanki ilk kez duyuyormuşçasına merakta bırakan videolar silsilesi başladı. Ülkede son 40 yılda maalesef bir ekip var. Bunlar ekonomiden, siyasete, yer altı dünyasından dini yapılanmalara kadar her yerde varlar ve yine maalesef, hep de Karadenizli bu kişiler. Bunların ismi illegal birçok olayda geçmesine rağmen kimseye bir şey olmamakta. Ve bu pastadan aldığı payı artık alamayan biri çıkıp “her şeyi anlatacağım” diyor. Bu kişiye itibar edenlere sormak lazım:

- Bu kişi hükümetin yanındayken de özü sözü doğru biri olduğuna kâni miydiniz ve sözlerine itibar ediyor muydunuz ki şimdi kayıtsız şartsız doğru kabul etmeye başladınız?

TÜM MAKALELERİ

Muhalefet olarak tek umudumuz bir ABD eyaleti olan BAE’den çekilen videolar mı?

Lütfen önce samimi ve şuurlu olalım.

Şimdi gelelim daha önemli meseleye…

Covid salgını ile beraber son birkaç yıldır tüm dünya gibi bizler de müthiş kontrol altında idik. Taa ki aşı ol kurtul moduna geçene kadar. Bununla ilgili bazı sorgulamalar yapsak hiç fena olmaz. Mesela mı? Buyurun sorgulayalım;

- Ulusalcı olan Trump ABD’sinin virüsü istemeyerek dahi olsa laboratuarda Çin’in ürettiğini söylemesi garip değil mi?

- Biden ABD’sinin bu iddiayı hiç dillendirmemesi ve Trump gibi ABD şirketlerini Çin’i terk edip ABD’de üretime zorlamamasını garipsiyor muyuz?

- Küresel sermaye ve teknoloji şirketlerinin (ABD dâhil) Çin’de iş yaptığını ve Çin’i bu denli süper güç yaptıklarını bilmiyor muyuz?

- ABD’li ve Küresel Şirketlerin Çin’de yaptıkları AR-GE ve deney çalışmaları bilinmesine rağmen bu şirketlerden hiç şüphe ediyor muyuz?

- Bill Gates yıllar öncesinden beridir sağlık ve aşı sektörüne büyük yatırımlar yaparken niye diye sorguladık mı?

- Yine Bill Gates yıllar evvel “artık savaşlar değil büyük salgınlar insanlığı dizayn edecek” dediğinde neden diye sorduk mu?

- Yine Bill Gates “hayvanlar ozon tabakasını deliyor, artık yapay et üretmeliyiz ve hayvan yetiştirmemeliyiz” dediğinde, kendimize ozon tabakasını şirketler mi deliyor yoksa hayvanlar mı diye sorduk mu?

- Yapay gıda zaten birçok kuruluş tarafından kullanılmakta. Bu yapay gıdaların hap şeklinde bütün insanlığı beslemek için kullanılabileceğini ve gıdada tekelleşmeye neden olabileceğini hiç düşündük mü?

- Aşı sektörü ortalama 1-2 milyar dolar değerindeyken pandemiden dolayı tahmini 40 milyar dolara çıkacağını biliyor muyuz?

- Peki, aşı yaptırınca da Covid virüsünün bulaştığını biliyor muyuz?

- Aşı yaptırınca bile temaslı biriysek yine de 14 gün karantinaya girmek zorundayız biliyor muyuz?

- Yapılan araştırmalar ve deneyler D vitamininin vücuttaki artış oranına göre ölüm vakalarının sıfıra yaklaştığını belirtirken doktorlara neden D vitamini yazılmaması söylendi biliyor muyuz?

- Herkesin artık bir kodu var. Ve bu kodla girebiliyoruz birçok yere. Ve gittiğimiz yerler an be an takip edilmekte. Bunun aslında bir nevi toplum kontrol sistemi olabileceğini hiç düşündük mü?

- Çin’de sosyal kredi sistemi adı altında para kullanılmayan bir sistem başladı. İnsanların aylık puanları olduğunu ve an be an takip edilerek kötü davranışlarda bulunması halinde bu puanlarının eksildiğini dolayısıyla düşük puanı olduğu için hayattaki bazı şeylerden mahrum bırakılma programının başlandığını biliyoruz. Peki, bu parasız sistemde istenileni yapmayınca yiyeceğimiz gıdadan kullanacağımız araçlara ve söyleyeceğimiz sözlere kadar her şeyin statükoya göre belirleneceğini tahmin edebiliyor muyuz?

- Bir aşı karnesi ve pasaportu süreci başladı. Aşı yaptırmayanlar önce uluslararası seyahat daha sonra da ulusal seyahat kısıtlamalarına belki de ileride birçok kuruma giriş kısıtlamasına maruz kalacaklar. Aşı yaptıran da aşıyı bulaştırıyorsa ve virüse yakalanıp hasta oluyorsa aşı yaptırmak için bu baskı da neden hiç sorguladık mı?

- Aşıyı yaptıranlarda görülen en erken semptomlar vücutta dengesizlikler ve kalp rahatsızları ve tabii kalp krizleri. Bunlar daha çok yaşlıları daha çabuk vuruyor. Peki, ileride çok daha farklı genetik reaksiyonlar gösterir ve bizi başka hastalıklara ve doğal olarak da şirketlerin ilaçlarına mahkum ederse ne yapacağız hiç düşünüyor muyuz?

- O halde ülkeler neden ısrarla daha faz 3, yani aşı sonrası başımıza nelerin geleceğini bileceğimiz çalışmalar yapılmamışken zorla aşı kampanyasına başladılar hiç sorguladık mı?

YORUM EKLE