Büyük Satranç

Abone Ol

CHP'den 15 milletvekilinin İYİ partiye geçmesi iktidar partisinin kimyasını bozdu. Bütün hesaplar İYİ partiyi kendi ad ve amblemi ile seçime sokmamak üzerine yapılmıştı. Baskın seçimle amaçlarına ulaşacaklarını sandılar. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Karşı bir hamle bütün hesapları alt üst etti.

Akşener,aylardır her türlü tertibe karşı A-B-C planlarının olduğunu söylüyordu. Bazılarının dudak büktüğü bu sözlerin ne kadar doğru ve gerçekçi olduğu bugün ortaya çıkmış bulunuyor.

İktidar cephesinden gelen Güneş motel benzetmelerinin toplum nezdinde hiç bir karşılığı yok. Teşkilatlarını tamamlamış, anketlerde oyu yüzde 20'ler civarında olan bir partiyi seçime sokmamak için kumpas kurmak mı ahlaki,yoksa o partiyi seçime sokmak için fedakarlık yapmak mı? Kılıçdaroğlu bu hamle ile demokrasi tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır. Her parti lideri böyle bir fedakarlığı göze alamaz. FETÖ iftirası ile Habererk ve Yeniçağ'ın değerli yazarları ile göz altına alındığımızda da Kılıçdaroğlu aynı duyarlılığı göstererek bize destek olmuş,kameraların önünde ülkücülüğümüze şahadet etmişti. Bu jestleri unutmak mümkün mü?

Bu hamle ile İYİ parti ve sn.Akşener etrafında örülmek istenen çember kırılmış, Türk demokrasisinin geleceği için önemli bir adım atılmıştır.Ancak,bu ittifak ve iş birliğinin büyüyerek devam etmesi lazım. Kulislerde MHP'den de bazı milletvekillerinin katılacağı söyleniyor. Yıllardır dedikodu,iftira,yalan politikası ile bir camia birbirine düşman edildi. Artık bu bedevi politikasının terk edilmesi, ülkeyi beka sorunu ile baş başa bırakanlardan hep beraber sandıkta hesap sorulması gerekiyor.Milliyetçilik bir bütünleştirme doktrinidir. On altı yıldır her gün her saat kamplaştırıldık. AKP sözcülerinin her konuşması bir öfke seansına dönüştü.Bu ülkenin her biri değerli olan insanları görüş farklarından dolayı hain,kafir,terörist ilan edildiler. Demokratik siyasetin yerini korku siyaseti aldı.Yargı bağımsızlığı yok edildi, tek adam düzeni uğruna bütün kurumların içi boşaltıldı. Türkiye'nin onarıcı,sağaltıcı bir siyaset kadrosu ve politik dile ihtiyacı var. İnsanlar barış istiyor,huzur istiyor,yarınına güvenle bakmak istiyor,düşüncelerini hiç bir korku duymadan özgürce ifade etmek istiyor. Yargının herkesi ve her kurumu denetlemesini ve bağımsız olmasını istiyor. Yüce İslam dininin siyaset borsasında böyle saygısızca harcanmamasını istiyor.

Bu seçimde barış,adalet,özgürlük,demokrasi diyen kazanacaktır. Akşener-Kılıçdaroğlu ikilisinin hamlesi ile önemli bir dönemeç aşılmıştır. İkinci dönemeç Saadet partisinin bu ilkesel ittifaka dahil edilmesidir. OHAL ile birlikte fiilen uygulanan CB sisteminin kültürel kodlarımızla ne kadar tezat teşkil ettiği ortaya çıkmıştır. Türk milleti Ortadoğu monarşilerini hatırlatan bir düzene müstahak değildir.Bir kişinin herşey,herkesin hiç bir şey olduğu bir sistem ne demokrasi ile ne de inançlarımızla bağdaşır.