Cumhurbaşkanı, Suriye ile normalleşme sürecine dair sorulan bir soruya yanıt verirken şunları söyledi: "Esad, Türkiye-Rusya-İran-Suriye formatında atılan normalleşme adımlarını ne yazık ki uzaktan tribünden izliyor. Yani bu sürecin içinde aktif bir şekilde yer almıyor. Biz Suriye'nin bu sürece katkı sağlayacağını umarak kapımızı açtık ve 'Biz buradayız' dedik. Ancak hala Suriye tarafından olumlu bir yanıt alamadık. Umarız ki ilerleyen süreçte onlar da bu masada yer alır."

ESAD’A SİTEM ETTİ!

Suriye ile normalleşme adımları çerçevesinde bakanlar ve bürokratlar düzeyinde görüşmeler yapıldı ve Rusya da normalleşmeyi desteklediğini açıkladı. Sayın Putin ile bu konu hakkında görüşme yapıldı mı? Normalleşme adımları hız kazanacak mı?" şeklindeki soruya da şu şekilde cevap verdi:

"Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki, Esad, Türkiye-Rusya-İran-Suriye formatında atılan normalleşme adımlarını ne yazık ki uzaktan izliyor ve sürecin içinde aktif bir rol oynamıyor. Biz, Suriye'nin bu sürece katılacağını umarak kapımızı açtık ve 'Biz buradayız' dedik. Ancak hala Suriye tarafından olumlu bir yanıt alamadık. Umarız ki süreç ilerledikçe onlar da masada yerlerini alırlar.

Terörle mücadele, siyasi süreç, sığınmacıların güvenli, gönüllü ve onurlu dönüşleri gibi konular, dört ülkenin dışişleri bakanları tarafından ele alınıyor. Bu başlıklarda ilerleme sağlanırsa, Suriye yönetimi ile ilişkilerin normalleşmesi mümkün olabilir. Biz, Suriye yönetimi ile yürütülen Dörtlü Sürecin başından itibaren koşulsuz olması gerektiğini ifade ettik. Bu sürecin aşamalı ve koşulsuz bir şekilde ilerlemesi gerektiğini düşünüyoruz."

Bunun gerçekleşmesi için de Suriye rejiminin sahadaki gerçeklere uygun bir şekilde hareket etmesi, sürece zarar verebilecek yaklaşımlardan kaçınması çok önemli. Malumunuz, bizim bu süreçten temel beklentimiz terörle mücadelede somut adımlar atılması. Bunun yanı sıra, gönüllü ve güvenli geri dönüşler için gerekli koşulların oluşturulması ve BM himayesindeki siyasi sürecin canlandırılmasıdır.

Bahsettiğim bu alanlarda gelişme sağlanması sürecin ileriye taşınmasına yardımcı olacaktır. Ancak, evvelce de belirttiğim üzere sınırlarımızı ve vatandaşlarımızı tehdit eden terör unsurları bertaraf edilmeden, nüfus hareketliliği riskleri ortadan kaldırılmadan, bizim güvenliğimizi ön planda tutan yaklaşımımızın değişmesi söz konusu değildir.

Türkiye, komşularının toprak bütünlüğünden yanadır. Suriye’deki iç savaşın başından beri de bu ülkenin toprak bütünlüğüne en büyük tehdidin bu ülkede konuşlu terör örgütleri olduğunu söylüyoruz. Ülkemizi tehdit eden terör örgütleriyle mücadelemiz de son terörist etkisiz hale gelinceye kadar sürecektir. Suriye’nin kuzeyini, Türkiye’yi tehdit eden terör örgütlerinden temizlemek için o bölgedeyiz’’ şeklinde cevap verdi.

Editör: Habererk Haber Merkezi