DEVA Partisi tarafından hazırlanan ‘Adil Yargı Eylem Planı’, parti genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında kamuoyu ile paylaşıldı. Plandda; "Ya gerçek bir hukuk devleti olacağız ya da hep beraber zulme hapsolacağız. İbn Haldun’u hatırlayalım. O büyük düşünürün Mukaddime’de dediği gibi; insanlara haklarının verilmemesi ve hakların ihlal edilmesi bir zulümdür. Bu zulmün bedeli ağırdır." ifadeleri yer aldı.

DEVA Partisi'nin hazırladığı eylem planını, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ile Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Mustafa Yeneroğlu tanıttı. Yeneroğlu, konuşmasına yazar Franz Kafka’nın Dava adlı romanında yer alan Josef K. karakterinin “Bir sürü boş şey arasında adalet kaybolup gidiyor. Ortada hiçbir şey yokken mahkeme bir suç yaratıyor” sözleriyle başladı. Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan’ın “Radikal adımlar atılmalı” sözlerine dikkat çeken Yeneroğlu şunları söyledi:

‘İçi boşalan “hukuk devleti” fikri, Anayasamızda yazan iki kelimeden ibaret artık’

“Avrupa Konseyine üye 47 ülkenin toplamının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yaptığı başvuru sayısı 72 bin, bizde sadece Anayasa Mahkemesine yapılan başvuruş sayısı 110 bin. Bu dramatik sayılar da göstermektedir ki; ülkemiz adına bir yol ayrımındayız. İktidarın bir ahtapot gibi sardığı yargı alenen adaletsizlik dağıtıyor. İktidar adil gibi görünme gereği dahi duymuyor. Adaletsiz düzenini, büyük bir pişkinlikle sürdürüyor.”

‘Beka meselesi zulmün kendisidir’

“Ya gerçek bir hukuk devleti olacağız ya da hep beraber zulme hapsolacağız. İbn Haldun’u hatırlayalım. O büyük düşünürün Mukaddime’de dediği gibi; insanlara haklarının verilmemesi ve hakların ihlal edilmesi bir zulümdür. Bu zulmün bedeli ağırdır. Zulüm, yani insan haklarının ihlal edilmesi, toplumun ve medeniyetin harap olmasına ve ne yazık ki bir süre sonra devletin çökmesine neden olur. Beka meselesi, aslında zulmün kendisidir. Zulüm beka meselesidir.”

‘İlk reform olarak yürütmeyi hukukun üstünlüğüne tabi kılacağız’

“Anayasal devletten bahsedebilmemiz için bağımsız ve tarafsız yargı şarttır. Maalesef ülkemizde yargı ne tarafsız ne de bağımsızdır. Yargı zorbalığın bekçisi haline getirilmiştir. İşte bu sebeplerle huzurunuzda ilan ettiğimiz Adil Yargı Eylem Planımız, yargının her bir parçasında reformlar öngören bir plandır. Kapsamlı ve çetrefilleşmiş yargı sorunlarına kuşatıcı çözümlerimiz var. İktidara geldiğimizde ivedilikle bu adımları atacak ve yargıyı siyasetin güdümünden kurtaracağız.”

Müfredata yeni dersler konulacak

“İlkokuldan itibaren özgürlükçü demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve kadın erkek eşitliği derslerini eğitim müfredatına koyacağız. Çünkü biliyoruz ki, kanunları sadece hukukçular biliyorsa, o yerde hukuk yok demektir. Dolayısıyla adalet bilincini ve özgürlük kültürünü sarsılmaz, kıyamet kopsa da tartışılmaz bir bilinç olarak toplum düzenimizin vazgeçilmezi haline getirmeliyiz.”

Kriterlere uymayan hukuk fakültelerini kapatılacak

“Nitelikli hukuk eğitimi için standartlar oluşturacak ve bunları sağlamayan hukuk fakültelerini zamanla kapatacağız. Mevcut hukuk fakültelerinin kontenjanlarını azaltacağız. Hukuk fakültesine girişi zorlaştırmak için de uygulanan barajı yükselteceğiz. Hukuk fakültelerinin müfredatını dünyanın önde gelen hukuk fakültelerinin programlarını da dikkate alarak kapsamlı yeniliklere tabi tutacağız. Hukuk fakültelerinin enstitüler açmasını teşvik edeceğiz. Hukuk mezunlarının avukatlık stajına başlayabilmeleri için geçmeleri gereken ve gerçekten ölçücü bir sınav olarak düzenlenecek olan Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nı derhal uygulamaya koyacağız.”

Çoklu baro sistemine son verilecek

“Avukatlık mesleğine yargının asli bir unsuru olarak anayasal statü vereceğiz. Çoklu baro modeline son vereceğiz. Baro ve barolar birliği seçimlerinde temsilde adalet ve seçim sonrası yönetim kurullarında da nisbi temsili uygulayacağız. Böylece baroların ideolojik ayrışmaların tarafı olmaları engellenecektir. Barolar üzerinden siyasi kamplaşmalar oluşturulmasını doğru bulmuyoruz. Baroların mesleki faaliyetlerin kolaylaştırılması ve hukuk devleti adına inisiyatif almasını destekliyoruz. Baroların, adliye yönetiminden sorumlu adalet komisyonlarında temsil edilmesini sağlayacağız.“

Avukatların geliri iyileştirilecek

“Barolar politikaya karışamaz gibi yaklaşımlar hukuk devletinden uzak bir zihniyetin tezahürüdür. Barolar tabii ki konuşacak. Baroların hukukun üstünlüğünden başka bir ideolojik yaklaşıma tabi olmalarını doğru bulmuyoruz.”

“Avukatların baroların belirlediği tavsiye niteliğindeki ücretlerden düşük maaş verilmesinin önüne geçeceğiz. Stajyer avukatlara Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenek ayıracağız. Adli yardım ve CMK hizmetlerinde genç avukatlara mesleklerinin ilk beş yılında öncelik tanıyacak ve bu ücretleri artıracağız. Serbest çalışan ancak ofis tutamamış avukatlara baroların toplantı odası imkânı sunmasını sağlamak üzere teşvik sağlayacağız.”

‘Hâkim ve savcılar kimseye referans borcu hissetmeyecek’

“Hâkim ve savcıların mesleğe girerken öncelikle Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’ndan aldıkları puana göre ilk elemeleri yapılacak. Sonra çoktan seçmeli bir yazılı sınav yapacağız. Çoktan seçmeli sınavdan geçen adayları bu sefer ikinci aşamada, klasik sorulardan oluşan, muhakeme yeteneklerini ölçen bir sınava tabi tutacağız.

Böylece başarılı, nitelikli bir hukukçu hiç kimseden referans almadan mesleğe girebilecek. Dahası meslek hayatı boyunca kendini birilerine manevi bir borç ödemek zorunda hissetmeyecek.”

Yüksek yargıda cinsiyet kotası

“Hâkimler Kurulu ile Savcılar Kurulu üyelerinin görev süresini 6 yıllık tek seferle sınırlayacağız. Üyelerin en az yarısının TBMM tarafından ve siyasi tarafsızlığı sağlayacak şekilde üçte iki nitelikli çoğunlukla seçilmesini esas alacağız. TBMM tarafından seçilecek adayların kamuya açık bir biçimde mülakata tabi tutulmasını sağlayacağız. Hem Hâkimler Kurulu’nda hem Savcılar Kurulu’nda ve hem de bütün yüksek mahkemelerde cinsiyet kotası öngöreceğiz.”

‘Anayasa Mahkemesi’ne TBMM tarafından seçilecek 18 üye, TBMM’de televizyondan canlı yayınlanacak mülakatlar sonucunda seçilecek’

“Mevcutta 15 olan üye sayısını 21’e çıkaracağız. Meclis, 21 üyeden 18’ini, üye tamsayısının üçte iki nitelikli çoğunluğuyla seçecek. Anayasa Mahkemesi’nin üye kombinasyonunu da fazlasıyla çeşitlendirdik.

Cinsiyet kotasıyla birlikte öğretim üyeleri, Sayıştay, Yargıtay, Danıştay üyeleri, avukatlar, Anayasa mahkemesi raportörleri, üst düzey kamu görevlileri, hakim ve savcılar arasından atamalar gerçekleştirilecek. Hiçbir grup Anayasa Mahkemesi’nde ideolojik/siyasal ağırlık kazanmayacak.”

‘Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvurunun kapsamını genişleteceğiz’

“Bireysel başvuru süresini 30 günden 60 güne çıkaracağız. Anayasa Mahkemesi’nde bireysel başvuruları inceleyen bölüm sayısını artıracağız. Anayasa Mahkemesi’ne iptal davası açma hakkını genişleterek anayasal denetimi kolaylaştıracağız. TBMM’de grubu bulunan tüm siyasi partilerin ve TBMM üye tamsayısının en az onda biri kadar milletvekilinin iptal davası açabilmesini sağlayacağız.

Anayasa Mahkemesi’ni organ uyuşmazlığı davaları bakımından da yetkilendireceğiz. Böylece yasama, yürütme, yargı organları ile siyasi partiler ya da Anayasa’da düzenlenen kurumlardan biri, bir diğer anayasal organ ya da kurumun anayasal yetkilerini aştığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilecek.”

‘Yargının bağımsızlığını ve mahkemelerin niteliğinin artırılmasını sağlayacağız’

“Yargıtay ve Danıştay’a üyelik için somut ve nesnel kriterler öngöreceğiz. Şartları sağlamayan hâkim ve savcılar bu mahkemelerde görev alamayacak. Atamalarda üyelerin en az yarısının bölge adliye mahkemesi ve bölge idare mahkemelerinden olmasını zorunlu kılacağız. Yargıtay ve Danıştay üyeliklerinde nesnel kriterler getirerek, atama makamlarını Yargıtay’da tamamen, Danıştay’da ise dörtte üç oranında Hakimler Kurulu’na bırakacağız.”

Sayıştay’ın etki gücü artacak

“Kesin hüküm yetkisine sahip Sayıştay’ı Anayasa’da yüksek mahkeme olarak düzenleyeceğiz. Sayıştay’ın yolsuzlukları gerçekten tespit eden ve yargılayan bir mahkeme haline gelmesini sağlamak için üyelerinin bütünüyle TBMM tarafından nitelikli çoğunlukla seçilmesini sağlayacağız. Sayıştay raporlarının tamamının TBMM Kesin Hesap Komisyonu’na sunulmasını zorunlu tutacağız.”

‘Geç kalan adaletin adalet olmadığının bilinciyle hareket ediyoruz.’

“Atacağımız ilk adım yargı sistemimizde yargılamaların uzun sürmesini engellemek... Hakimlerin ve adli personelin sayısını arttırmak hedeflerimiz arasında. İhtisas mahkemelerini çoğaltacak ve hâkimlerde uzmanlaşmayı teşvik edeceğiz. Gereksiz duruşmalar yapılmasının önüne geçeceğiz. E-duruşma uygulamasını yaygınlaştıracağız. Tüm önlemlerimize rağmen makul yargılama süreleri aşılırsa Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunma zorunluluğu olmadan tazminatların tazminat komisyonu ile ödenmesini sağlayacağız.”