Dilekçioğlu olarak dilerim...

Abone Ol

İnsanoğlunun varlık nedeni ayakta kalabilmek, kimseye muhtaç olmadan var olabilmek, kendini var edebilmek değil midir?

Hayatın içinde olan siyaset neden hayatımızı zehir edebilir ki?

Daha iyi koşullarda yaşamak istemek üreterek emek koyarak kendini yakın hissettiğin bir fikrin ardından koşmak suç mu dur?

İnsanın insanlığı yaşamak ve yaşatmak üzerine kurulu.

Yaşatmadan yaşamak istemek kur 'an a tezat değil midir?

İnsanı yaşat ki Devlet yaşasın fikri, insanı zor şartlarda geçim sıkıntısı yaşatarak sırça saraylardan tepelerden bakarak olur mu?

Beni var et ki devlet yaşasın değil.

İnsanı yaşat ki devlet var olsun yaşasın.

Bu düzenin demir çarkları içinde ezilerek, her gün bir önce ki günü arayarak mutlu huzurlu yaşayabilir mi?

Yarının koca bir boşluk içinde ne olacağını bilmeden yaşamak, kendini bir fanusun içinde hapsederek geçici zaferlerin mutlulukların peşinde koşmak, insanı insan yapar mı?

Peki, kendini bir tarafta hissetmek, insanca bir düzen istemek neden suç olsun ki?

Tarafını belirlendiğinde senin gibi düşünmeyen insanlar da olacaktır elbette.

Demokrasinin olmazsa olmazı da bu değil mi?

Herkes aynı düşünse ne çekilmez bir hayat olurdu.

Düşünsenize tez antitez olmadan neye yarar?

Artı eksi kutupların birbirini çektiğini düşünürsek, bu insanda neden itici, ötekileştirici bir kavram olsun ki?

Farklılıkların önündeki engel farksız zihniyetler olabilir mi?

Ben varsam dünya benim etrafında döner, yok olursam yok olursunuz anlayışı 3.dünya ülkelerine ait bir kavramdır.

Fikrimizi sonuna kadar savunmak, yanında olmayanları kaybetmek midir?

Neden dost olamıyoruz?

Neden yılların dostluğunu siyasi farklılıklara kurban ediyoruz?

Hayatın sonu gibi görüyoruz iktidar olamamayı.

Muktedir olmak, başarmak, elbette verdiğimiz mücadele ile eş değerdir.

Paranın satın aldığı insanlığın, ya da siyasi bir fikrin, vatandaşlık görevimizi kimseye, hiç bir çıkar ilişkisine bağlı olmadan yapabilme özelliğimizi, ahlakımızı kaybettirmesine nasıl izin verebiliriz?

İnsanız…

Elbette farklı düşüncelerimiz olabilir, olacak da.

Ama kandırmayan, kanmayan vatandaş olabilmenin erdemini sonuna kadar savunalım.

Siyaset kandırma sanatı değildir.

Verilen sözlerin arkasında durup, yaşam kalitesini yukarı taşımak ve bunun takipçisi olmak hepimizin ortak düşüncesi olmalı.

Demokrasi içinde hesap sorabilmek herkesin hakkı olmalı.

Ne diyelim;

Siyaset hayatın ta kendisi olsa da, sonuçta kazanan dostluk olsun.

Yüce insanlık galip gelsin.

Dilekçioğlu olarak dilerim.