Çavuşesku'nun Ölüm Emrini Gözde Komutanı Verdi

25 Aralık 1989’da kurşuna dizilen Romanya diktatörü Nikolay Çavuşesku’nun celladı, komünist liderin adım adım idama gidişini anlattı. Cellat, “İnfaz emrini veren Çavuşesku’nun gözde komutanıydı” dedi.

Çavuşesku'nun Ölüm Emrini Gözde Komutanı Verdi

Çavuşesku'nun Ölüm Emrini Gözde Komutanı Verdi

Tam 20 yıl önce, 25 Aralık 1989’da kurşuna dizilen Romanya diktatörü Nikolay Çavuşesku’nun celladı, komünist liderin adım adım idama gidişini anlattı. Cellat, “İnfaz emrini veren Çavuşesku’nun gözde komutanıydı” dedi.

Nicolae Ceausescu ve eşi Elena Ceauşescu

O dönemde 64’üncü Boteni paraşütçü birliğinde görev yapan Dorin-Marian Cirlan isimli asker, diktatörü ve karısı Elena’yı kurşuna dizen 3 kişiden biriydi.

Nikolay Çavuşesku’nun sonunu hazırlayan süreç, 16 Aralık’ta patlak veren halk ayaklanmasıyla başladı. O tarihte 27 yaşında olan Cirlan, ayaklanmayı, “Kıyametin kopacağını sanıyorduk. Her taraf kan gölüydü. Her yere panik hakimdi” diye anlatıyor.

Cirlan, kendi alaylarının rejime başkaldıranların tarafında yer aldığını anlatıyor ve şöyle devam ediyor: “İdamdan bir gün önce 2 helikopter geldi ve komutan 8 gönüllüye ihtiyacı olduğunu söyledi. Nereye gideceğimizi bilmeden yola koyulduk. Bükreş yakınlarındaki üsse indik. Orada General Victor Stanculescu’yu gördüm. Stanculescu, Elena Çavuşesku’nun en sevdiği askerdi. Onun için “Tam bir İngiliz centilmeni” derdi. Ancak Stanculescu artık taraf değiştirmişti ve şimdi Çavuşesku’nun ölümünü hazırlıyordu.”

Öleceğini anlamıştı

Çavuşesku’nun mahkemesinde de bulunan Cirlan, “Tüm mahkeme birkaç saat içinde olup bitti. Duruşmanın başında Çavuşesku gözlerime baktı. Öleceğini anlamıştı. İdam kararı hemen uygulamaya geçildi. Stanculescu, 8 gönüllü arasından benim de aralarında olduğum 3 kişiyi seçti. Her ikisine de 30’ar el ateş emri verdi ve “Önce Çavuşesku’yu öldürün” dedi. Gözleri bağlı değildi. Daha önce tavuk bile öldürmemiştim, onların ölümünü izlemek korkunçtu. Ama ona kızgındım, halka ve sosyalizme ihanet etmişti” diye konuştu.

(Hürriyet, Aralık 2009)

***
Çavuşesku saray yaptırdı, içinde kalamadı

Çavuşesku kendisi için ayrı, eşi Elena için ayrı saraylar yaptırmış. Politbüro üyelerine caddeler boyu sanat estetiğine sahip çok güzel evler yaptırmış. Onun sarayı için Amerika’daki Pentagon binasından sonra dünyanın en büyük sarayı diyorlar. Şimdi parlamento binası olarak kullanılıyor. Kendisi bu sarayda bir gün bile kalamamış!

Bu binada sekiz bin mimar çalışmış. 200 bin metrekare kapalı alanı ve 25 bin odası var. 1,9 milyon metreküp mermer, 900 bin metreküp ahşap kullanılmış. Üç vardiya olmak üzere 20 bin asker işçi olarak çalışmış. 1.200 metrekare olan en büyük salonu iki bin kişi alıyor. Bin tane toplantı ve oturum salonu var. Bu sarayın en üstü, SEÇİ (Uluslararası Sınıraşırı Suçlarla Mücadele Kurumu). Bu sarayın dört tarafı da aynı. Yani hepsi, her taraf aynen birbirine benziyor. Çavuşesku, bir Fransız hayranı olduğu için Bükreş’i küçük Paris yapmak istemiş. Bağımsızlık Caddesi’ni Paris’in Şanzelize Caddesi gibi yaptırmış. Sovyet Sosyalist cumhuriyetlerine bağlı olmakla beraber, daha serbest hareket etmiş.

(Abdullah Aymaz, Zaman, 26.05.2008)

Romanya’nın 1989 yılında ayaklanmasıyla devrilen diktatör Çavuşesku, eşine ancak masallarda rastlanabilecek bir sarayda yaşamak için emir vermiş. Anlatılanlara göre, saray yapılırken tüm mermer ocakları kapatılmış. Tavanlar hakiki altın süslemelerle işlenmiş. Halk, büyük açlık ve perişanlık çekerken 1984 yılında başlatılan bu saray, 1989’da bitmiş. Bükreş’in göbeği, 4. Alexandre Odobesco bölgesi, inşaat için tamamen istimlak edilmiş ve bu bölgedeki halk sokağa atılmış. Yaklaşık 20 bin işçi gece, gündüz çalışmış. Versailles Sarayı’ndan 5 kat büyük. Sıralamada, dünyanın en büyük binası Pentagon’dan sonra gelen bu sarayda 900 oda var. Çevresindeki 3600 oda ise Çavuşesku’nun akrabaları, korumaları ve askerleri için yapılmış. Aydınlatma 2 bin 800 kandil ve 1000 ampul ile gerçekleşiyor. Tam 14 ton ağırlığında halı kullanılmış. Halkın nefret ettiği bu sarayın hemen altında bir Fantom uçağının sığacağı ve Çavuşesku’nun sıkıştığı an rahatlıkla kaçabileceği bir tünel yapılmış. Ama değil kaçmak, Çavuşesku’ya burada oturmak bile nasip olmamış. Bildiğiniz gibi ünlü diktatör linç edildi. Halka hitap edeceği sarayın balkonunda bir kez olsun konuşamamış.

(Milliyet)

Güncelleme Tarihi: 21 Ekim 2017, 18:46
YORUM EKLE