BİSAM son enflasyon raporunda TÜİK'in enflasyon verilerinin olması gerekenden düşük olduğunu, bunun önemli nedenlerinden birisinin de kira hesaplamalarındaki fark olduğunu belirtti

DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası’nın Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) Haziran 2022 dönemine ait Enflasyon ve Kira Artışları Raporu yayımladı.

Raporda kira başta olmak üzere enflasyon sepetinde bulunan pek çok madde grubunun hesaplanma yöntemleri nedeniyle Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) resmi enflasyonunun olması gerekenden daha düşük hesaplandığı belirtildi.

Sözcü Gazetesi'nin haberine göre, TÜİK’in Türkiye genelinde oluşturduğu örneklemden topladığı kira ücreti verileri ağırlıklı olarak yenilenen kontratlardan oluşuyor. TÜİK büyük oranda mevcut kiracıların kiralarındaki artışı takip ederken, emlak endeksleri piyasa verilerini kullanarak boşalan evlerin kirasını takip ediyor.

Bu nedenle uzmanlar kira enflasyonunun doğru hesaplanmadığını, bunun da genel enflasyonu aşağı çektiğini savunuyor. Ayrıca uzmanlar TÜİK’in enflasyon sepetindeki kimi ürünlerin ağırlıklandırılmasının nedeniyle de enflasyonun olması gerekenden daha düşük çıkmasını sağladığı görüşünde.

TÜİK’E GÖRE KİRALAR BİR YILDA YÜZDE 22,8 ARTMIŞ

BİSAM raporunda da kiracıların kiralık konut fiyatlarındaki yüksek artış yüzünden kâbus yaşadığı ancak TÜİK’in yıllık kira artış oranının yüzde 22,8 düzeyinde kaldığı belirtilerek “TÜİK'in enflasyon hesaplama yöntemi kiralardaki ani artışlara karşı son derece duyarsız” tespitinde bulunuldu.

TÜİK’in haziran ayı tüketici enflasyonu (TÜFE) verilerine göre gerçek kiralardaki yıllık fiyat artışı yüzde 22,8 ile yüzde 78,6 olarak açıklanan genel enflasyonun çok altında bulunuyor. Kiralardaki resmi artış ise enflasyonu aşağı çeken en önemli harcama kalemi durumunda.

Emlak endekslerine göre kiracının ciddi bir yoksullaşma tehdidi altında olduğunu belirten BİSAM raporunda, “TÜİK enflasyon hesaplama yöntemini ve sepetini emekçilerin sorunlarına duyarlı hale getirmelidir” ifadeleri yer aldı.

GERÇEK KİRA ENFLASYONU YÜZDE 92,5’

BİSAM hesaplamalarına göre, kiracıların enflasyonu tüketim harcama kalıbına ve TÜİK madde grup fiyatlarına göre yüzde 70 olarak görünüyor. Emlak endekslerine (Endeksa) göre ise kiralık konut fiyatları yüzde 155 oranında artmış durumda.

Buna göre bu süreçte oturduğu evden çıkmak, yeni bir konuta taşınmak zorunda kalan, ev sahiplerinin tehditleri karşısında kirasını piyasa oranında artıranlar için ise enflasyon yüzde 92,5 düzeyinde.

‘SEPETTEKİ ÜRÜNLER DOĞRU AĞIRLIKLANDIRILMIYOR’

Bülent Arınç'tan MB'nin faiz kararına "bileşik kaplar teori"li açıklama Bülent Arınç'tan MB'nin faiz kararına "bileşik kaplar teori"li açıklama

Bununla birlikte raporda TÜİK’in enflasyon sepetindeki ürünlerin ağırlığına da tepki gösterildi.

Raporda, “Fiyatları teknolojiye koşut olarak gerileyen cep telefonu görüşme ücreti ve internet ücretinin toplam içindeki ağırlığı yüzde 2,62. Ekmeğin enflasyon sepetindeki ağırlığı yüzde 2,54. Yani ekmek enflasyonu yukarı sürüklerken, cep telefonu görüşme ücreti aşağıya çekiyor. Neredeyse ekmek zamlarını, cep telefonu konuşma ücretlerindeki düşüş götürüyor” ifadeleri yer aldı.

Raporda ayrıca kimi ürün gruplarının enflasyonu sürekli olarak aşağıya çektiği belirtilirken TÜFE verilerine göre ekmek fiyatlarının 2003'ten bu yana enflasyondan yüzde 32 daha fazla artış kaydettiği, cep telefonu ve internet ücretlerinin ise reel olarak dörtte bir oranına gerilediği hatırlatıldı. Yani bu hesaba göre sadece ekmek ve cep telefonu/internet ücretlerinden oluşturulan bir hesap olsaydı, ekmekteki kayba rağmen enflasyon gerilemiş olacaktı.

Rapora göre enflasyonu en çok aşağıya çeken ürün grupları ise şöyle oldu:

‘ENFLASYON HESABI DENETİME AÇILMALI’

Son olarak raporda enflasyon hesaplamalarının işçi örgütlerinin denetime açılması gerektiği belirtildi. BİSAM’ın konu ile ilgili genel önerileri ise şöyle oldu:

  • “TÜİK Emek Örgütlerinin Denetimine Açılmalıdır
  • Herkesin enflasyonu aynı değildir, TÜİK farklı gelir grupları ve özellikle ücretliler için enflasyonu ayrı ayrı açıklamalıdır.
  • Enflasyonun toplumsal gerçekleri temsil eden bir metodoloji ile hesaplanmalıdır. Bu bağlamda TÜİK enflasyon hesaplama yöntemini ve sepetini emekçilerin sorunlarına duyarlı hale getirmelidir.
  • Teknolojik gelişmeye koşut olarak fiyatı reel olarak gerileyen ürün gruplarının, hanehalklarının genelini ilgilendirmeyen ama nicelik olarak ağırlığa sahip olan (araç alım satımı gibi) ürünler sepetten çıkartılmalıdır.
  • Kurumsal birikimi ile tartışmasız bir öneme sahip olan, açıkladığı verilerle emekçilerin yaşam koşullarını belirleyen TÜİK, tarihsel misyonuna ve önemine aykırı davranmamalı, veri gizleme, sürekli metodoloji değişikliklerine giderek verileri etkileme gibi uygulamalardan vaz geçmeli, şeffaflığına ve saygınlığına zarar verecek müdahalelere karşı durabilmelidir.
  • Gerek toplu sözleşme gerek asgari ücret gerekse emekliler başta olmak üzere geniş kesimlerin ücretleri ve zamlarının belirlenme sürecinde, resmi enflasyon verileri esas alınmaktadır. Enflasyon temelli artışlar ekonomik büyümeyi göz ardı etmektedir. Bu anlamda enflasyon verilerine ilave olarak ekonomik büyüme rakamları da bu artışlara ilave edilmelidir
  • Kiralar gibi fiyat kontrolü devletin elinde olan elektrik, gaz, akaryakıt fiyatları da sabitlenmeli, vatandaşın birbiri ile karşı kaşıya getiren yaklaşımlara son verilmelidir”