Ankara'da Türkiye-AB çalışma grubu 35'inci kez toplandı
Ankara’daki toplantıda Türkiye-AB ilişkileri, yerel demokrasi ve COP31 öncesinde belediyelerin iklim politikalarındaki rolü ele alındı. TBB, Yerel Yönetimler Pozisyon Belgesi üzerinde çalışıyor.
1 / 8Avrupa Birliği Bölgeler Komitesi (ABBK-CoR) Türkiye Çalışma Grubu’nun (TÇG) 35’inci toplantısı, Türkiye Belediyeler Birliği’nin (TBB) ev sahipliğinde Ankara’da yapıldı. COP31 öncesinde iklim finansmanı ve çok düzeyli yönetişim yoluyla yerel yönetimlerin güçlendirilmesi temasıyla düzenlenen toplantıda Türkiye-AB ilişkileri, iş birlikleri ve yerel yönetimlerin iklim politikaları ele alındı. Türkiye’den ve AB üyesi ülkelerden belediye başkanları, bölge temsilcileri, yerel yönetim uzmanları ve çalışma grubu üyeleri katıldı. Açılış konuşmalarını Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı ve TBB Başkan Vekili Ayşe Ünlüce ile Huddinge Belediye Meclisi Üyesi ve TÇG Başkanı Jelena Drenjanin yaptı. TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız ile TBB Genel Sekreter Yardımcıları Dr. Şengül Altan Arslan ve Feridun Ulutaş da toplantıda yer aldı.
2 / 8Ünlüce, TÇG’nin 2006’dan bu yana kentlerin ortak sorunlarını gündeme getirdiğini ve deneyim paylaşımına imkân sağladığını belirtti. TBB’nin 2016’dan beri çalışma grubunun sekretaryasını yürüttüğünü söyleyen Ünlüce, “TBB olarak 2016 yılından bu yana sekretaryasını yürüttüğümüz Çalışma Grubu’nun faaliyetlerine büyük önem veriyoruz” dedi. Belediyelerin ortak projelerinin ve kentler arasındaki dayanışmanın Türkiye-AB ilişkilerini güçlendirdiğini kaydeden Ünlüce, iklim değişikliğinin günlük yaşamda karşılaşılan bir gerçek olduğunu ifade etti. Antalya’da yapılacak COP31’in iklim sorumluluklarını uluslararası düzeyde ele almak için fırsat sunduğunu belirten Ünlüce, belediyelere görevleriyle birlikte gerekli imkânların da sağlanması gerektiğini söyledi. TBB’nin COP31 hazırlıkları için üzerinde çalıştığı Yerel Yönetimler Pozisyon Belgesi’nin belediyelerin sorun, ihtiyaç ve çözüm önerilerini ortak bir çerçevede toplamasını amaçladığını aktardı. Ünlüce, “İnanıyoruz ki kalıcı başarıya ancak yerel yönetimlerin deneyimlerinin ve ihtiyaçlarının karar süreçlerine yansıtılmasıyla ulaşabiliriz” diye konuştu. Drenjanin, Ünlüce’yi TBB Başkan Vekilliği görevine seçilmesi nedeniyle tebrik etti. Türkiye’de yerel demokrasi ve belediye başkanlarına ilişkin gelişmelere değinen Drenjanin, ABBK’nin hukukun üstünlüğü ve demokratik ilkelerin korunmasına yönelik yaklaşımını anlattı. Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi ile yürütülen çalışmalara da değinen Drenjanin, “Amacımız, Türkiye’nin en önemli kazanımlarından biri olan AB ile ilişkilerinde demokratik dayanıklılığı güçlendirmek ve bu ilişkinin yerelden başlayarak, aşağıdan yukarıya doğru güçlenmesine katkı sağlamaktır” dedi.
3 / 8Açılışın ardından “Türkiye ve AB–Türkiye İlişkilerinde Güncel Gelişmeler” başlıklı siyasi oturum düzenlendi. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Müşaviri Konstantina Kostova, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı AB ile İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Murat Şen, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Avrupa Parlamentosu Üyesi ve Türkiye Gölge Raportörü Isabel Wiseler-Lima ile Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Türkiye Yerel Demokrasi Eş Raportörü Bryony Rudkin oturumda değerlendirmelerde bulundu. Kostova, belediyelerle yürütülen iş birliklerine ve Türkiye’de farklı belediyelerde uygulanan AB projelerine dikkat çekti; Türkiye Raporu’nda ticaret, araştırma ve inovasyon, ulaştırma bağlantıları ve iklim alanlarındaki gelişmelerin de bulunduğunu belirtti. Şen, ABBK’nin yerel ve bölgesel yönetimlerin AB karar alma süreçlerine katılımını destekleyen bir platform olduğunu söyledi; TÇG’nin iklim krizi, göç ve dijital dönüşüm gibi ortak sorunlarda diyalog zemini oluşturduğunu kaydetti. Sengel, Türkiye-AB ilişkilerinin vatandaşların günlük yaşamına etkileriyle de değerlendirilmesi gerektiğini belirterek belediyelerin Avrupa’daki muhatapları ve sivil toplum kuruluşlarıyla çevre, kültür, sosyal politikalar ve afetlere hazırlık alanlarında ortak çalışmalar yürüttüğünü aktardı. Wiseler-Lima, ilişkilerin ortak çıkarların yanı sıra demokrasi, temel haklar ve hukukun üstünlüğü değerleri çerçevesinde geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin AB için önemli bir ortak olmaya devam ettiğini söyleyen Wiseler-Lima, Avrupa Komisyonu’nun yıllık genişleme raporundaki değerlendirmelerin eleştirel bir bakış olarak ele alınması gerektiğini belirtti. Rudkin ise “Vatandaşların, yaşadıkları çevrede ihtiyaç duydukları hizmetleri kendi seçtikleri temsilciler aracılığıyla alabilmeleri demokratik yaşamın temel unsurlarından biridir” dedi. Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesindeki tematik oturuma Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Küresel Bağlantısallık, Kapsayıcı Büyüme ve Yeşil Kalkınma Bölüm Başkanı Valentina Di Sebastiano, Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, akademisyen ve İklim Araştırmaları Derneği temsilcisi Dr. Nihan Yeğin Yarayan, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ile Zagreb Meclis Üyesi ve Avrupa-Akdeniz Bölgesel ve Yerel Meclisi (ARLEM) Eş Başkanı Joško Klisović katıldı. Di Sebastiano, iklim dönüşümü için güçlü ortaklıklara ihtiyaç olduğunu söyledi. Hallaç, COP31 öncesinde yerel yönetimlerin ihtiyaç ve önerilerinin birlikte değerlendirilmesine dikkat çekti. Ataç, belediyenin iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kentleşme alanlarında son 15 yılda yürüttüğü çalışmaları anlattı. Yarayan, iklim hedefleri için yerel ölçekte uygulanabilir çözümler geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Klisović, “Hedeflerin gerçek hayatta uygulanması isteniyorsa yerel yönetimlerin görüşlerinin de karar süreçlerine yansıtılması gerekiyor” dedi.
Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek, içerik ve reklamları kişiselleştirmek ve ziyaretleri analiz etmek için çerezler kullanılmaktadır. Siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz. Gizlilik Politikası