Bakan Güler'den Brüksel Çıkarması: NATO'nun Geleceği ve Bölgesel Tehditler Masada
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Brüksel'de NATO gündemini ve bölgesel gelişmeleri değerlendirdi. Türkiye'nin NATO'ya katkılarını vurgulayan Güler, Ankara Zirvesi'nin önemine dikkat çekti ve Doğu Akdeniz ile güney kanadına yönelik tehditle
1 / 3Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Brüksel'de NATO Savunma Bakanları Toplantısı marjında Türk basınına önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin İttifak'ın savunma ve caydırıcılığına yaptığı katkılardan Doğu Akdeniz'deki hassas gelişmelere kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulunan Güler, NATO Liderler Zirvesi öncesinde stratejik mesajlar verdi.
2 / 3Güler, Brüksel'deki NATO Karargahı'nda gerçekleşen Ukrayna Savunma Temas Grubu ve NATO Savunma Bakanları toplantılarına katıldıklarını belirterek, "Genel olarak NATO'nun caydırıcılık ve savunma duruşu, Ukrayna'ya sağlanabilecek destek ve diğer güvenlik konularının ele alındığı toplantılar yaptık." dedi. Türkiye'nin NATO'ya kuvvet katkısı sağlayan ülkeler arasında ilk 5'te yer aldığını ve yüzde 5 savunma harcaması hedefine kararlılıkla ilerlediğini vurgulayan Bakan, "Ukrayna'ya ikili düzeyde ve NATO kapsamında destek ve katkılarımız ile barışa yönelik diplomatik çabalara desteğimizi, Ankara Zirvesi kapsamındaki hazırlıklarımız ve beklentilerimizi ifade ettik." diye konuştu. İran-ABD geriliminin sona ermesiyle ilgili memnuniyetlerini dile getiren Güler, Hürmüz Boğazı'nda mayın temizliğine destek vermeye hazır olduklarını da ekledi.
3 / 3Avrupa'nın güvenlik durumuna da değinen Güler, ABD'nin Avrupa'dan tamamen çekilmediğini ancak asker sayısını azalttığını, Avrupa ülkelerinin ise oluşan boşluğu doldurma gayretinde olduğunu belirtti. Türkiye'nin yerli ve milli savunma sanayisindeki başarılarının NATO'nun kolektif savunmasına da katkı sağladığını vurgulayan Güler, "Güçlü savunma sanayi, güçlü caydırıcılık ve güçlü NATO demektir." dedi. Terörizm, düzensiz göç ve bölgesel çatışmaların NATO'nun güney kanadını doğrudan etkilediğine dikkat çeken Bakan, "Türkiye'nin güvenliğine yönelik tehditler aynı zamanda NATO'nun güvenliğine yönelik tehditler olarak da değerlendirilmektedir." uyarısında bulundu. Doğu Akdeniz'deki gelişmeler ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliği konusuna da özel önem veren Güler, Fransa ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında imzalanan anlaşmanın meşruiyeti olmadığını ve hassas dengeleri bozduğunu söyledi. Türkiye'nin askeri kapasitesi ve caydırıcılığı dikkate alındığında, ülkeyi ve KKTC'nin hak ve menfaatlerini hedef alan herhangi bir girişimin başarı şansının bulunmadığını belirtti. Bakan Güler, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de barışın, istikrarın ve yapıcı diyaloğun tarafı olduğunu, ancak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliğini tehdit edecek gelişmeler karşısında garantörlük sorumluluklarını yerine getirme iradesinin tam olduğunu sözlerine ekledi.
Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek, içerik ve reklamları kişiselleştirmek ve ziyaretleri analiz etmek için çerezler kullanılmaktadır. Siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz. Gizlilik Politikası