4 Fotoğraf

Çolak: Nükleer sanayi diğer sektörleri de etkiliyor

Akkuyu’nun dört ünitesi tam kapasiteyle yılda yaklaşık 35 milyar kilovatsaat elektrik üretecek. Uzmanlar, santralin enerji arzı, istihdam ve sanayi kapasitesi üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
DHA
DHA
0
  1. 1 / 4 Çolak: Nükleer sanayi diğer sektörleri de etkiliyor 1
    İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Enerji Enstitüsü Nükleer Araştırmalar Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Üner Çolak, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin karbon salımını sınırlama ve enerjide dışa bağımlılığı azaltma hedeflerine katkı sağlayacağını söyledi. Çolak, “Bu santral ile, elektrik üretiminin yanı sıra, nitelikli istihdam yaratılması ve ülkemizde mevcut sanayinin nükleer alanda kullanılacak malzeme ve ekipman üretimi konularında da yetenek ve yetkinlik geliştirmek konularında da fayda sağlaması söz konusudur. Nükleer sanayinin oluşması çapraz etki yaratıyor” dedi.
  2. 2 / 4 Çolak: Nükleer sanayi diğer sektörleri de etkiliyor 2
    Çolak, Türkiye’nin uzun vadeli enerji politikalarında nükleer kapasitenin 25 yıl içinde 20.000 MW elektrik gücüne çıkarılmasının hedeflendiğini hatırlattı. Dünyada 31 ülkedeki 417 reaktörün toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 9’unu karşıladığını; kömürün payının yüzde 34, doğal gazın payının ise yüzde 22 olduğunu belirtti. Fransa, Çin, ABD ve Rusya’da nükleer enerjinin ekonomik büyümeyi ve sanayi faaliyetlerini desteklediğini kaydeden Çolak, bu kaynağın baz yük üretiminde fosil yakıtlara alternatif oluşturduğunu ve karbon emisyonlarını azaltma potansiyeli taşıdığını ifade etti. Akkuyu’daki dört ünitenin her birinin 1.200 MW gücünde olacağını belirten Çolak, santral bütünüyle işletmeye alındığında Türkiye’nin elektriğinin yüzde 10’unu üreteceğini söyledi.
  3. 3 / 4 Çolak: Nükleer sanayi diğer sektörleri de etkiliyor 3
    Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şule Ergün, nükleer enerjinin enerji arz güvenliği, sanayileşme, teknoloji ve nitelikli iş gücüyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Nükleer santrallerin çevresinde mühendislik, araştırma ve sanayi ekosistemleri oluştuğunu söyleyen Ergün, “Santraller; işletme, bakım, mühendislik, teknik hizmetler ve tedarik faaliyetleriyle nesiller boyunca devam eden bir ekonomik yapı oluşturuyor” dedi. Ergün’ün verdiği örneklere göre Fransa, 1970’lerdeki petrol krizinin ardından nükleer enerjiye yatırım yaptı. Ülkede 2025’te elektriğin yaklaşık yüzde 68’i nükleer santrallerden, yenilenebilir kaynaklarla birlikte yüzde 95’ten fazlası düşük karbonlu kaynaklardan üretildi. Elektrik üretiminin ortalama sera gazı emisyon yoğunluğu kilovatsaat başına yaklaşık 20 gram karbondioksit eşdeğeri oldu. Japonya’da 2011’deki Fukuşima kazasının ardından reaktörlerin büyük bölümü durduruldu; üretim açığı ağırlıklı olarak doğal gaz, kömür ve diğer fosil yakıtlarla karşılandı. Japonya’nın yıllık sera gazı emisyonu 2010’daki yaklaşık 1 milyar 258 milyon tondan 2013’te yaklaşık 1 milyar 408 milyon tona yükseldi; üç yıldaki artış yaklaşık 150 milyon ton oldu. Kanada’daki Ontario eyaletinde bulunan Bruce Nükleer Güç Santrali, eyalette tüketilen elektriğin yaklaşık yüzde 30’unu karşılıyor. Ergün, santralin doğrudan ve dolaylı olarak 22 bin kişiye istihdam sağladığını, bölge ekonomisine yılda yaklaşık 4 milyar Kanada doları katkıda bulunduğunu ve bulunduğu belediyenin yıllık vergi gelirine 30 milyon doları aşan katkı sunduğunu aktardı. Rusya’daki Novovoronej, 1960’larda yaklaşık 3 bin nüfuslu bir kasabayken bugün 30 bini aşkın nüfusa ulaştı; 4 binden fazla santral çalışanı ve ailesine ev sahipliği yapıyor. Leningrad NGS’nin bulunduğu Sosnovy Bor’un nüfusu ise 70 bine yükseldi. Ergün, gerekli değerlendirme ve izinlerle santrallerin 60 yıl veya daha uzun süre işletilebildiğini belirtti.
  4. 4 / 4 Çolak: Nükleer sanayi diğer sektörleri de etkiliyor 4
    Ergün, Akkuyu’daki dört reaktörün her birinin yaklaşık 1.200 megavat gücünde olduğunu, santral tam kapasiteyle çalıştığında yılda yaklaşık 35 milyar kilovatsaat elektrik üretmesinin öngörüldüğünü söyledi. Bir ünitenin yılda yaklaşık 8,8 milyar kilovatsaat üretmesi ve bu üretimin doğal gaz santrallerinin yerini alması halinde yaklaşık 3,5 milyon ton karbondioksit emisyonunun önlenebileceğini belirtti. Ergün, bu miktarı belirli büyüme koşullarında yaklaşık 58 milyon ağacın bir yılda atmosferden uzaklaştırdığı karbondioksite eşdeğer olarak açıkladı. Akkuyu’nun Türkiye’yi nükleer enerji kullanan ülkeler arasına kattığını ve enerji arz güvenliğine uzun vadeli katkı sağladığını ifade eden Ergün, Türkiye’nin uluslararası nükleer camianın kalıcı bir parçası olduğunu söyledi. Santral sahasındaki çalışmaların en yoğun döneminde 30 bin kişinin görev yaptığını belirten Ergün; Mersin’de, Gülnar ve Büyükeceli çevresinde ulaşım altyapısının yenilendiğini, okul, sağlık birimi ve sosyal tesislerin açıldığını, konut ve hizmet sektörünün canlandığını kaydetti. Milli Eğitim Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Akkuyu Nükleer A.Ş. arasında imzalanan protokol kapsamında Silifke’de Nükleer Enerji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kuruldu. Ergün, bölgede lise düzeyinde nükleer sektör eğitimi verilmeye başlandığını söyledi.

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

Bu Yazıyı Paylaş