Depremzedeleri kurtaran itfaiyeciler o günü anlattı
30 Ekim 2020'deki İzmir depreminde görev alan itfaiye personeli, enkazdan kurtardıkları depremzedeleri ve yaşadıkları zorlu anları anlattı. İtfaiyeciler, Umut'un kurtarılma sürecini ve depremin hayatlarında bıraktığı izleri paylaştı.
1 / 830 Ekim 2020'de İzmir'de meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki depremin üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen, itfaiye personelinin hafızasında enkazdan kurtarılanların sevinci, kaybedilenlerin acısı ve yaşanan zorlu anlar tazeliğini koruyor. İtfaiyeciler, deprem günü yaşadıklarını ve hayatlarında bıraktığı izleri paylaştı. Seferihisar açıklarında 30 Ekim 2020'de saat 14.51'de meydana gelen deprem, Bayraklı ve Bornova'da birçok binanın yıkılmasına neden oldu. Depremde 117 kişi hayatını kaybetti, 1032 kişi yaralandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi itfaiye personeli, enkaz altındaki depremzedeler için zamana karşı mücadele ederken hem acı hem de umut dolu anlara tanıklık etti.
2 / 8Bayraklı Manavkuyu'daki Egemen Apartmanı enkazından 17 yaşındaki Umut'un yaklaşık bir saatlik çalışmayla kurtarılması, unutulmaz anlardan biriydi. İtfaiye Çavuşu Murat Ataman, bir katı çöken binada Umut'a ulaştıklarında, gencin sakinleştirilerek kurtarma çalışmalarının başladığını anlattı. Ataman, mutfak ve koridor arasındaki dar alanda çalışırken yaşadıkları zorlukları ve olası bir artçı sarsıntıda kendilerinin de mahsur kalma riskini dile getirerek, “Bir yandan Umut’u rahatlatmaya çalışırken bir yandan enkaz parçalarını çıkarıyorduk. Olası bir artçı sarsıntıda bizim de içeriden çıkmamız mümkün olmayabilirdi. Ama pes etmedik” dedi. Yaklaşık bir saat süren çalışmada önceliklerinin Umut'un zarar görmeden kurtarılması olduğunu belirten Ataman, “İğneyle kuyu kazmak gibiydi. Çok zorlandık ama sonunda Umut’u sağ salim çıkarmayı başardık” diye konuştu. Gencin kurtarılmasının kendileri için büyük mutluluk olduğunu söyleyen Ataman, “Annesi çok kötü durumdaydı. Ona bu mutluluğu yaşatmak bize kat kat fazlasını yaşattı. Sanki kendimizden bir parçayı kurtarmış gibiydik. Tarifi imkansız duygular” ifadelerini kullandı.
3 / 818 yıllık itfaiyeci Ulaş Eşbah, 30 Ekim depreminin ilk deprem görevi olduğunu ve yaşadıklarının kendisini hala etkilediğini belirtti. Umut'u sağ çıkarmanın büyük mutluluk olduğunu söyleyen Eşbah, “Umut, simge isimlerden biri oldu, hepimize umut verdi” dedi. Depremin kişisel yaşamında da iz bıraktığını ifade eden Eşbah, evli ve bir çocuk babası olarak depremden sonra uzun süre tetikte kaldığını söyledi. 14 yıllık itfaiyeci Mesut Yelekçi, deprem sırasında hamile eşini ve 2 yaşındaki kızını evde bırakarak kurtarma çalışmalarına katıldı. Umut'u kurtardıklarında büyük mutluluk yaşadıklarını belirten Yelekçi, “Umut’u kurtardığımızda ekip olarak birbirimize sarıldık. Annesinin rahat bir nefes aldığını görmek çok güzeldi” dedi. Yelekçi, “Böyle zamanlarda aklınıza çocuğunuz, eşiniz, aileniz geliyor. Deprem beni çok değiştirdi. Daha sevecen ve sakin olmaya başladım” diye ekledi. 18 yıldır görev yapan Hüseyin Çağdaş Özbek, deprem sırasında araç kullanırken iki binanın birbirine çarptığını gördüğünü anlattı. Görev mesajının ardından önce eşinin yanına gittiğini, ardından deprem bölgesine hareket ettiğini belirten Özbek, eşinin “Beni bırakıp gidecek misin?” sorusuna “Evet” yanıtını verdiğini söyledi. Bornova'daki bir apartmanın enkazında riskli olmasına rağmen içeri girerek bir kadını kurtaran Özbek, o anları, “Bina yan yatmıştı. Göğsümün ortasına bir korku saplandı. İçeri girmem gerekiyordu ama çok riskliydi. Yine de girdim. Betonu kırmaya başladıkça korkuyu da kırmaya başladım” sözleriyle anlattı. Özbek ve ekibi, enkazdan 40'lı yaşlarındaki kadını sağ kurtararak sağlık ekiplerine teslim etti. Özbek, “İnsanların çaresizliğini hissettim. Birine canlı ulaşıp onu sağlık ekiplerine teslim ettiğimizde yaşadığım gurur ve duygu tarif edilemezdi” diye konuştu. 14 yıldır görev yapan itfaiye eri Ömer Arifoğulları, depremde ailesini güvenli bir yere yerleştirdikten sonra kurtarma çalışmalarına katıldığını söyledi. Yağcıoğlu Apartmanı enkazında bir anne ve çocuğunun cansız bedenlerine ulaştıklarını belirten Arifoğulları, enkaz başında yakınlarından haber bekleyen ailelerin çaresizliğinin kendilerini derinden etkilediğini vurguladı. Arifoğulları, “Her büyük afette aslında bir parçamızı orada bırakıyoruz. Mesleki olarak sürekli hazırlanıyoruz ama gerçek olayların duygusal etkisi çok farklı” dedi.
Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek, içerik ve reklamları kişiselleştirmek ve ziyaretleri analiz etmek için çerezler kullanılmaktadır. Siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz. Gizlilik Politikası