Dilek Kaya İmamoğlu, Silivri'deki buluşmada baskıların dayanışmayı güçlendirdiğini belirtti. Adil yargılanma hakkı ve tutukluluğun kural haline gelmesini eleştiren İmamoğlu, hukuka aykırı uygulamalara karşı mücadelelerinin süreceğini vurgul
1 / 8Aile Dayanışma Ağı'nın Silivri'deki 44. buluşmasında konuşan Dilek Kaya İmamoğlu, maruz kaldıkları baskıların ve engelleme çabalarının dayanışmalarını daha da güçlendirdiğini belirtti. İmamoğlu, aylardır yaşadıkları haksızlıkları anlatmaya çalıştıkları sosyal medya hesaplarının erişime kapatılmasını, Ekrem İmamoğlu'nun savunma hakkının engellenmesiyle kıyaslayarak, ailelerin kamuoyuna sesini duyurma çabalarının engellenmeye çalışıldığını ifade etti. Ancak, sosyal medya hesaplarının engellenebileceğini ancak ailelerin dayanışmasını, birlikteliğini ve adalet talebini engelleyemeyeceklerini vurguladı.
2 / 8İBB davasının insan sağlığını riske atan koşullarda ve uzun oturumlarla ilerlediğini hatırlatan Dilek Kaya İmamoğlu, adil yargılanma hakkının önemine dikkat çekti. Tutukluluğun istisnai bir tedbir olması gerekirken kural haline geldiğini söyleyen İmamoğlu, tek bir somut delil olmadan, duyumlara dayanılarak insanların aylarca özgürlüklerinden mahrum bırakıldığını belirtti. Davanın sonunda ortaya çıkacak boş iddiaların ve iftiralardan çalınan günlerin hesabını kimin vereceği sorusunu yineledi. Tutuksuz yargılanmanın esas olması gerektiğini savunan İmamoğlu, geçen hafta yapılan tutukluluk incelemesinde sadece iki kişi için tahliye kararı verilmesine rağmen, geride bekleyen onlarca aile olduğunu hatırlattı.
3 / 8Dilek Kaya İmamoğlu, istenen cezayı doldurmuş olmasına rağmen hâlâ hapiste olan insanların bulunduğunu ve durumun tutuklu yargılamayı aştığını belirtti. Yargılanmaktan çekinmediklerini, aksine tüm iddiaların araştırılmasını ve savunmaların özgürce yapılmasını istediklerini söyledi. Bu nedenle davanın TRT'de canlı yayınlanması talebini yineleyerek, kamuoyunun iddiaları ve savunmaları doğrudan dinleyerek kendi değerlendirmesini yapmasını istedi. Yaşananların bedelini sadece seçilmişlerin değil, ailelerin, annelerin, babaların, çocukların ve tüm toplumun ödediğini vurguladı. İBB Davası avukatlarından İ. Emre Telci de duruşma salonlarının mimarisi, avukatların yaşadığı hak ihlalleri ve duruşma saatlerinin insani olmayan koşullarda yürütülmesi gibi sorunlara dikkat çekti. Yeni Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş ise bir milletvekili olarak davalardan menedilmesinin hukuki olmadığını belirterek, Türkiye'de bir vatandaşın kalıcı olarak davalara girmeme kararının nasıl alınabildiğini sorguladı.
Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek, içerik ve reklamları kişiselleştirmek ve ziyaretleri analiz etmek için çerezler kullanılmaktadır. Siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz. Gizlilik Politikası