Erdoğan, iki yılın sonunda yerlilik oranı en az yüzde 71 olan yıllık 700 ultrason cihazı üretmeyi hedeflediklerini açıkladı. Kamu alımlarındaki yerlilik oranının son bir yılda 7 puan arttığını söyledi.
1 / 8Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen 12’nci Türk Tıp Dünyası Kurultayı’nın kapanışında, iki yılın sonunda yıllık 700 ultrason cihazı üretmeyi hedeflediklerini söyledi. Erdoğan, “İnşallah önümüzdeki iki senenin sonunda en az yüzde 71 yerlilik oranına sahip yıllık 700 ultrason cihazı üreteceğiz” dedi. Kamu alımlarındaki yerlilik oranının son bir yılda 7 puan artırıldığını da belirtti. Kurultay, Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından İstanbul’da düzenlendi. Kapanış oturumunda, sağlık bilimleri ve teknolojileri alanında araştırma ve hizmetleriyle öne çıkan bilim insanlarına 2026 TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri verildi. Erdoğan, törenden önceki gün Ankara’da Türk Devletleri Teşkilatı’nın 13’üncü Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin yapıldığını, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın da Türk devletlerinden konukların katılımıyla kutlandığını hatırlattı.
2 / 8Erdoğan, 81 ilde görev yapan sağlık çalışanlarına teşekkür ederek hekim, hemşire, hasta bakıcı ve teknisyenlerin yoğun tempoda çalıştığını söyledi. Merhum Erdem Beyazıt’ın tabipler için kullandığı ifadeyi anan Erdoğan, sağlık çalışanlarının kendilerine ve ailelerine ayıracakları zamandan fedakârlık ettiğini belirtti. Üç gün süren bilimsel oturumlarda ortaya çıkacak fikirlerin sağlık camiası, millet, Türk dünyası ve insanlık için yararlı olmasını diledi. Kurultayı, “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” vizyonu doğrultusunda yeni yol haritalarının ele alındığı bir buluşma olarak nitelendiren Erdoğan; ilaç, aşı ve tıbbi cihaz alanlarını akademi ve iş dünyasıyla buluşturan Üreten Sağlık İş Forumu’nun yeni yatırımlara katkı sunacağını söyledi. 2026 TÜSEB ödüllerini alan bilim insanları ve kuruluşları kutlayan Erdoğan, Aziz Sancar’ın da törende bulunduğunu ifade etti.
3 / 8Erdoğan, tıp ve hekimliğin insanın acılarını azaltmayı amaçladığını söyleyerek Prof. Dr. Muzaffer Aksoy’un bu konudaki sözlerine değindi. İnanç ve kültürlerinde yaşatmanın önemli bir yere sahip olduğunu belirten Erdoğan, 13’üncü yüzyıldan itibaren Anadolu’da hekimler ve darüşşifalarla sağlık hizmeti verildiğini anlattı. Kayseri’deki Gevher Nesibe Hatun Darüşşifası’nı, Sivas’taki İzzeddin Keykavus Darüşşifası’nı ve restorasyonunun ardından geçen yıl Tokat’ta yeniden hizmete açılan Gök Medrese’yi örnek gösterdi. Osmanlı döneminde Edirne, Bursa, Fatih, Haseki Sultan ve Atik Valide darüşşifalarının kurulduğunu belirten Erdoğan, bu kurumlarda hizmetlerin ücretsiz sunulduğunu, hasta yakınlarının tabhanelerde ücretsiz kaldığını söyledi. Tıp bilgisinin İbn-i Sina’nın birikimiyle; Şerafeddin Sabuncuoğlu, Altuncuzade Şeyh Salih ve Hekimbaşı Ahi Mehmet Çelebi gibi isimlerin katkılarıyla geliştiğini kaydetti. Hipokrat’ın tıp sevgisiyle insanlık sevgisini ilişkilendiren sözünün, Şeyh Edebali’nin “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışında karşılık bulduğunu ifade etti. Erdoğan, Avrupa’da psikiyatrik rahatsızlığı olan hastaların yakıldığı dönemlerde Anadolu’daki bimarhanelerde musiki makamları, su sesleri ve aromaterapiden yararlanıldığını söyledi. 19’uncu yüzyıldan itibaren Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane ve diğer eğitim kurumlarının hekimler yetiştirdiğini, Cumhuriyet döneminde de üniversiteler ve öğretim üyelerinin bu birikimi geliştirdiğini belirtti. Hekimlikte bilgi ve becerinin yanında vicdan, sorumluluk ve hastayı anlayabilmenin de önem taşıdığını vurguladı. Yapay zekâ ve dijital teknolojilerle tıpta araştırma ve üretim yöntemlerinin değiştiğini, ameliyatların yüzlerce kilometre uzaktan makinelerle yapılabildiğini ve hastaların durumunun uzaktan izlenebildiğini söyleyen Erdoğan, yeniliklere uyum sağlamanın yanı sıra bu gelişmelere yön vermek gerektiğini kaydetti. Devlet ve hükümet olarak 24 yıldır sağlık altyapısını güçlendirmeye çalıştıklarını belirtti. Batman’da üretilen solunum cihazlarının hastanelerde kullanıldığını ve 45 ülkeye gönderildiğini aktaran Erdoğan, Sağlık Bakanlığı ile ASELSAN’ın geliştirdiği otomatik şok cihazlarının 16 ülkeye ihraç edildiğini söyledi. Mobil dijital röntgen cihazlarının kamu hastanelerinde kullanıldığını; kalp-akciğer makinesinin yerli imkânlarla geliştirildiğini, yapay zekâ destekli yoğun bakım monitörlerinin kliniklerde kullanılmaya başlandığını ve CAR-T hücre tedavileriyle bunların üretim teknolojisinin yerli mühendislikle geliştirildiğini belirtti. Erdoğan, “Savunma sanayinde nasıl destan yazdıysak, aynı başarıları sağlık sektöründe de elde edeceğiz” diyerek sağlıkta zirve hedefini yineledi.
Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek, içerik ve reklamları kişiselleştirmek ve ziyaretleri analiz etmek için çerezler kullanılmaktadır. Siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz. Gizlilik Politikası