Kılıçdaroğlu'ndan NATO çıkışı: Türkiye ileri karakol değil, denge kuran ülke olmalı
CHP lideri Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin NATO üyesi olduğunu ancak ittifakın ileri karakolu olmayacağını vurgulayarak, ülkenin kendi yolunu çizecek stratejik bir merkez ülke olması gerektiğini belirtti. Türkiye'nin denge kuran, güven üreten bir
1 / 3CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde partinin dış politika vizyonunu net bir şekilde ortaya koydu. Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin NATO üyesi olduğunu ancak ittifakın 'ileri karakolu' olmayacağını vurgulayarak, ülkenin kendi yolunu çizecek stratejik bir merkez ülke olması gerektiğini belirtti.
2 / 3CHP lideri, küresel güç dengelerinin hızla değiştiği bir dönemde Türkiye'nin hiçbir küresel rekabetin edilgen unsuru, hiçbir gücün ileri karakolu veya hiçbir ülkenin stratejik taşeronu olmayacağını söyledi. Dış politika anlayışlarının merkezinde ideolojiler değil, ulusal çıkarların ve hamasi söylemler yerine devlet aklının yer aldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin Karadeniz, Akdeniz, Balkanlar, Kafkasya ve Orta Doğu'nun kesişim noktasında bulunması nedeniyle bölgesel bir güç olmanın ötesinde 'stratejik merkez ülke' olarak konumlanması gerektiğini savundu. Türkiye'nin görevinin cepheleşmenin parçası olmak değil, denge kurmak, güven üretmek ve bulunduğu coğrafyada istikrarın taşıyıcısı olmak olduğunu belirtti. Ankara'daki NATO Zirvesi'ni de bu anlayışla değerlendirdiklerini, çünkü meselenin sadece bir zirve olmadığını, Türkiye'nin yeni dünya düzenindeki vizyonunu ortaya koyma meselesi olduğunu ekledi.
3 / 3Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin NATO'nun güçlü ve güvenilir bir müttefiki olduğunu ancak bu masaya kimseden onay almak için değil, kendi tarihinden, coğrafyasından, devlet aklından, millet iradesinden ve Cumhuriyet'in bağımsızlık anlayışından aldığı güçle oturduğunu vurguladı. CHP'nin bakış açısının net olduğunu, Türkiye'nin NATO üyesi olduğunu ancak ittifakın ileri karakolu olmadığını söyledi. Türkiye'nin Avrupa güvenliğinin parçası olduğunu ancak Avrupa'nın çevresinde bekletilecek bir ülke olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, ABD ile kurumsal müttefiklik ilişkisi yürüttüğünü ancak hiçbir büyük gücün stratejik taşeronu olmayacağını ifade etti. Rusya ve Çin ile de konuşulabileceğini ancak hiçbir gücün yörüngesine girilemeyeceğini savundu. Bu vizyonu 'bağımsız, kurumsal ve üretken bölgesel güç Türkiye' olarak adlandıran Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin dış politikayı kişisel lider ilişkileriyle, günlük pazarlıklarla veya iç politika hesaplarına teslim ederek değil, kurumsal yapısıyla oluşturması gerektiğini dile getirdi. Ayrıca Türkiye'nin sadece kendi coğrafyasından güç devşiremeyeceğini, teknoloji, savunma, diplomasi, enerji, lojistik, yapay zeka gibi alanlarda da üretken olması gerektiğini belirtti. Türkiye'nin jeopolitik değerinin kurumlarıyla, ekonomisiyle, hukukuyla, üretimiyle, diplomasisiyle ve toplumsal bütünlüğüyle büyüyeceğini ve saygınlık kazanacağını söyledi.
Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek, içerik ve reklamları kişiselleştirmek ve ziyaretleri analiz etmek için çerezler kullanılmaktadır. Siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz. Gizlilik Politikası