Sivas Katliamı'nın 33. yılında Kadıköy'de yankılanan adalet çığlığı: Hesaplaşılmadan demokrasi gelmez!
Sivas Katliamı'nın 33. yıldönümünde Kadıköy'de düzenlenen anmada, katliamlarla hesaplaşılmadan demokrasi gelmeyeceği vurgulandı. Madımak Oteli'nin 'Utanç Müzesi' olması talebi yinelenirken, geçmişle yüzleşmenin toplumsal sorunların çözümü i
1 / 8Kadıköy, Sivas Katliamı'nın 33. yıldönümünde, bu karanlık olayın kurbanı olan 33 canı anmak için bir araya gelen Alevi kurum ve derneklerinin ev sahipliği yaptığı anlamlı bir yürüyüş ve anma törenine sahne oldu. Semahlar ve deyişlerle dolu bu anma etkinliğinde, katliamın gerçekleştiği Madımak Oteli'nin bir "Utanç Müzesi"ne dönüştürülmesi talebi bir kez daha güçlü bir şekilde dile getirildi.
2 / 8Anmada okunan ortak bildiride, günümüzdeki toplumsal sorunların temelinde geçmişle hesaplaşılmamış olgusunun yattığına dikkat çekildi. Bildiride, "Bugün sokak ortasında katledilen kadınların, talan edilen doğamızın, derelerimizin, ormanlarımızın, halkın iradesine ipotek koyan kayyumların, hukuk darbelerinin ve irade gasplarının ana nedeni; katliamlarla hesaplaşılmaması ve faillerin cezasızlıkla ödüllendirilmesidir. Katliamlarla hesaplaşılmadan demokrasi gelmez; hesaplaşacağız ve er ya da geç ama mutlaka hesabını soracağız" denilerek, adaletin gecikmişliğine ve bu durumun ülkenin geleceği üzerindeki olumsuz etkilerine vurgu yapıldı. Kadıköy Rıhtım'a doğru gerçekleştirilen yürüyüş boyunca "Sivas için adalet, herkes için adalet", "Sivas’ın ışığı sönmeyecek" gibi sloganlar atılırken, rıhtımda yapılan anmada ise Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından okunan basın açıklamasında, Madımak Oteli'nin "Utanç Müzesi" yapılması talebi yinelendi. Açıklamada, "Bugün yaşadığımız çürümüşlüğün temel sebebi, geçmişle yüzleşilmemesidir. Ülkemizin üstüne çöken bu zifiri karanlık bir tesadüf değildir." ifadeleriyle, geçmişle yüzleşmenin demokratik bir toplumun inşası için zorunlu olduğu belirtildi. Ayrıca, Sivas Katliamı'nın emperyalist politikaların bir sonucu olduğu ve bu tür katliamların ancak eşit yurttaşlık temelinde kurulacak demokratik ve laik bir cumhuriyetle son bulacağı vurgulandı. Mücadelelerinin sadece kendi hakları için değil, topraktaki tüm halkların, inançların ve ezilenlerin eşit yurttaşlık mücadelesi olduğu ifade edilerek, uluslararası alanda da bu mücadelenin büyüteceği sözü verildi.
Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek, içerik ve reklamları kişiselleştirmek ve ziyaretleri analiz etmek için çerezler kullanılmaktadır. Siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz. Gizlilik Politikası