Temelli'den demokratikleşme çağrısı: Meclis süreci başlatılmalı
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Cumhuriyet'in demokratikleşmesi için Kürt sorununun çözümüne yönelik adımlar atılmasını ve TBMM'de samimi bir sürecin başlatılmasını istedi.
1 / 3DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Cumhuriyet'in demokratikleşmesi için Kürt sorununun çözümüne yönelik adımların hızla atılması ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) bir sürecin başlatılması gerektiğini söyledi. Temelli, "Meclis, 29 Ekim 2026 tarihindeki bu 100'üncü yıl kutlamalarının hemen sonrasında artık bir samimiyetle, sahicilikle işe soyunmalıdır, komisyonlarını kurmalıdır. Cumhuriyet'in demokratikleşmesinin önündeki engelleri kaldıracak bir süreci artık hızla başlatmalıdır" dedi. TBMM'de düzenlediği basın toplantısında konuşan Temelli, Cumhuriyet'in en büyük sorunlarından birinin demokratikleşememesi olduğunu ve bunun önündeki en büyük engelin Kürt sorunu olduğunu belirtti. Kürt sorununun demokratik çözümünün Cumhuriyet'in demokratikleşmesinin yolunu açacağını ifade eden Temelli, "O yüzden de Kürt meselesinin demokratik çözümü olarak yola çıktığımız 27 Şubat 2025'deki açıklamayı esas alarak bu konuda artık gecikmeksizin adımların atılması tüm toplumun beklentisidir. Aslında hepimizin zaruretidir" diye konuştu. Temelli, Türkiye'de basın ve ifade özgürlüğünün sağlanamadığını, siyasi yasakların sürdüğünü ve kuvvetler ayrılığının bulunmadığını vurgulayarak, demokratik bir Cumhuriyet için insan hakları ve temel özgürlüklerin güvence altına alınması gerektiğini kaydetti. Kobani Davası nedeniyle Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş'ın, mevcut anayasanın uygulanmaması nedeniyle de Can Atalay'ın cezaevinde olduğunu belirtti. Temelli, demokrasinin yalnızca seçimlerle ölçülemeyeceğini; cezaevleri, ifade özgürlüğü, sendikal haklar, kadınların siyasete katılımı ve yoksulluk gibi alanların da demokratikleşmenin göstergeleri olduğunu ifade etti. Türkiye'de yoksulluğun derinleştiğini, kadına yönelik şiddetin sürdüğünü, emekçilerin açlık ve yoksulluk sınırlarının altında yaşadığını belirten Temelli, bu sorunların çözümünün Cumhuriyet'in demokratikleşmesinden geçtiğini savundu. Temelli, Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye arasında imzalanan Mekke Anlaşması'nın Meclis gündemine geç getirildiğini belirterek, anlaşmanın imzalanmasından yaklaşık 2,5 ay sonra komisyonun toplanacak olmasını eleştirdi. Temelli, "Biz bu bürokratik vesayetçi anlayışı yaşamın her alanında görüyoruz. Süreç var diyoruz; yargı bürokrasisine bakıyorsunuz, süreci anlayan bir yerden yaklaşmıyor. Güvenlik bürokrasisine bakıyorsunuz, süreci anlayan bir yerden yaklaşmıyor. Demokrasi diyorsunuz, Kürt meselesinin demokratik çözümü diyorsunuz. Hala eski kodlarla yaklaşan bir anlayış var" dedi. 2027 yılı bütçesini de eleştiren Temelli, bütçenin halktan sermayeye kaynak aktardığını savunarak, fon krizinde ilgili kurumların sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini vurguladı. Temelli, "Bakın, onun da formülünü bulmuş Sayın Cevdet Yılmaz. Diyor ki, 'Bu bütçe bir dayanıklılık bütçesidir.' Refah ve dönüşüm diye de süslüyor ama esas dayanıklılıktan kastı şu: Biz bildiğimizi okumaya devam ediyoruz. Ey halkımız, ey emekçiler, ey kadınlar, siz dayanmaya devam edin. Yani bize dayanmak düşüyor, onlara refah düşüyor. Bunun da adı dönüşüm oluyor. Dönüşüm şu: Halktan topladığım vergileri ben sermayeye aktarmaya devam edeceğim." ifadelerini kullandı.
Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek, içerik ve reklamları kişiselleştirmek ve ziyaretleri analiz etmek için çerezler kullanılmaktadır. Siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz. Gizlilik Politikası