Bursa'da 7 yıl torununu harabe evde alıkoyduğu iddia edilen babaanne Hanife Taşdemir Stief, duruşmada rahatsızlandı. Savunmasında oğlunun ölümü sonrası torununa baktığını ve hatalı kararlar vermiş olabileceğini söyledi.
1 / 6Bursa'da, 8 yaşındaki torunu Nazar S.'yi 7 yıl boyunca harabe bir evde alıkoyduğu iddia edilen tutuklu babaanne Hanife Taşdemir Stief (60), yargılandığı duruşmada rahatsızlanarak revire kaldırıldı.
2 / 6Türk anne ve Alman babadan dünyaya gelen Umut K. (33), Almanya'da tanıştığı Rebecca S. (30) ile yaşamaya başladı. 2018'de Nazar ismini verdikleri oğulları dünyaya geldi. Umut K., bir yıl sonra annesi Hanife Taşdemir Stief'i ziyaret etmek için Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesine geldi. Almanya'da 'uyuşturucu ticareti' suçundan hakkında yakalama kararı olduğu için Türkiye'de kalan Umut K., sevgilisinin de oğlunu alıp dönmesine izin vermedi. Umut K., Türkiye'de kalmak istemeyen Rebecca S.'ye, 1 yaşındaki oğlu Nazar S.'nin kaybolduğunu söyleyerek onu kaçırdı. Rebecca S.'nin şikayeti üzerine soruşturma başlatıldı. Umut K., 2 yıl önce kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturması kapsamında, 6 kişilik özel bir ekip, 7 yıldır izine rastlanamayan Nazar'ı, 30 günlük teknik ve fiziki takip ve 300 saatlik kamera görüntüsü incelemesi sonucu babaannesi tarafından alıkonulduğu harabe evde buldu. 10 Mart'taki operasyonla çocuk kurtarılırken, babaanne Hanife Taşdemir Stief ve evin sahibi Recai M. gözaltına alınıp tutuklandı. Recai M. itiraz sonrası tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından koruma altına alınan Nazar S., DNA testi sonrası annesi Rebecca S.'ye teslim edildi. Nazar, yaşamını annesi ve kız kardeşiyle Almanya'da sürdürüyor.
3 / 6Tutuklu sanık Hanife Taşdemir Stief, mahkemede savunmasında, oğlunun eşiyle birlikte Almanya'dan Mustafakemalpaşa'ya geldiklerini, gelininin uyuşturucu ticareti nedeniyle yakalanma kararı olduğunu ve oğlunu ve torununu Türkiye'ye getirmek istediğini söylediğini belirtti. Gelininin hamileliği sırasında kanında uyuşturucu bulunduğunu iddia eden Stief, bir hafta sonra gelininden haber alamadığını, oğlunun kendisini arayarak Nazarı saklamasını istediğini söylediğini aktardı. Stief, daha sonra akrabasıyla birlikte Mustafakemalpaşa'ya giderek oğlunu ve torununu aldığını ancak oğlunun sinirlenip araçtan indiğini ve o günden sonra ne oğlunu ne de torununu göremediğini iddia etti. Kendi ifadesine göre, oğlunun ölümünden sonra torununa bakmayı görev bildiğini ve bu nedenle gelinine haber vermediğini, ancak gelininin durumu öğrenip geri döndüğünü belirtti. Oğlunun kaybı nedeniyle hatalı kararlar vermiş olabileceğini de sözlerine ekledi. Stief, torununun yabancı kişilerle nasıl konuşacağı konusunda da tembihlediğini, sokakta 'Ahmet' diye hitap ettiğini, saçlarını evde kestiğini ve torununa annesinin fotoğraflarını göstererek eninde sonunda annesine kavuşacağını söylediğini anlattı. Yargılanan yakınlarının suçsuz olduğunu da savunan Stief, yaptıklarını suç olarak görmediğini ve vicdanen ne yapması gerekiyorsa onu yaptığını, böyle bir suçlama ile yargılanmaktan dolayı üzgün olduğunu ifade etti. Duruşmaya cezaevinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılan Hanife Taşdemir Stief, ifade vermeden önce rahatsızlandığını belirterek, “Ben iyi değilim. Kendimi kötü hissediyorum” dedi. İnfaz koruma memurları tarafından odadan çıkarılan Stief, revire kaldırılarak tedavi altına alındı. Mahkeme, Alman annenin ifadesinin alınmasına ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek, içerik ve reklamları kişiselleştirmek ve ziyaretleri analiz etmek için çerezler kullanılmaktadır. Siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz. Gizlilik Politikası