Türkiye'nin COP31 ev sahipliği gölgesinde fosil yakıt çıkmazı: 'Ne planımız var ne tarihimiz
Türkiye'nin COP31 ev sahipliği öncesinde iklim aktivistleri, ülkenin fosil yakıt politikalarını eleştirdi. 'Ne planımız var ne tarihimiz' diyerek, adil geçiş ve katılımcılık eksikliğine dikkat çekildi.
1 / 5Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 zirvesine sayılı aylar kala, iklim aktivistleri ülkenin fosil yakıt politikalarını sert bir dille eleştirdi. İklim Ağı tarafından düzenlenen ve Türkiye'nin iklim müzakerelerindeki tutumunun masaya yatırıldığı toplantıda, Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanya Sorumlusu Emel Türker Alpay, "Dünyanın en büyük iklim zirvesine ev sahipliği yapma iddiamız var fakat fosil yakıtların enerji planlamamızdaki yerine baktığımız zaman ne fosil yakıtlardan çıkışa dair bir planımız var ne tarihimiz var, hâlâ yeni kömürlü termik santral yapmak üzerine konuşuyoruz," diyerek çarpıcı açıklamalarda bulundu.
2 / 5Toplantıda, 16 sivil toplum kuruluşundan oluşan İklim Ağı'nın COP31 hazırlık sürecine dair beklentileri ve talepleri ele alındı. WWF-Türkiye Çevre Politikaları Müdürü Ayşe Mine Doğan, küresel enerji krizlerinin fosil yakıtlardan adil geçiş talebinin ne kadar haklı ve rasyonel olduğunu bir kez daha gösterdiğini belirtti. Yeşil Düşünce Derneği Proje Koordinatörü Özge Doruk ise uluslararası tartışmaların sadece emisyon azaltım hedeflerine değil, aynı zamanda bu dönüşüm politikalarının nasıl olacağına odaklandığını vurgulayarak, fosil yakıtlardan çıkışın artık 'çıkıyor muyuz' sorusundan ziyade 'ne kadar planlı, ne kadar adil ve ne kadar hızlı çıkacağız' sorularına evrildiğini ifade etti.
3 / 5Mekanda Adalet Derneği İklim Adaleti Programı Koordinatörü Yağız Eren Abanus, Türkiye'deki iklim politikalarının karar alma mekanizmalarındaki katılımcılık eksikliğine dikkat çekti. Kurumsal yapının olumlu yönlerine değinse de, TÜSİAD ve MÜSİAD gibi sektör derneklerinin yer alabildiği kurullarda, iklim alanında çalışan sivil toplum kuruluşları, sendikalar ve tüketici örgütlerinin kendine yer bulamadığını belirtti. Bu durumun, politikaların sadece belli grupların çıkarlarını yansıtmasına neden olduğunu söyledi. Emel Türker Alpay ise Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon taahhüdüyle çelişen enerji politikalarına ve yeni kömürlü termik santral yapma ısrarına değinerek, iklim liderliği iddiası ile fosil yakıtlara bağımlılığın devam etmesi arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini vurguladı.
Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek, içerik ve reklamları kişiselleştirmek ve ziyaretleri analiz etmek için çerezler kullanılmaktadır. Siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz. Gizlilik Politikası