1 / 6Diyarbakır'da yaşanan ve tüm ülkeyi şoke eden bir cinayet davasında, tetikçilerin hedefindeki kişiye benzettiği taksi şoförü Veysel Meşe'nin (29) trajik ölümüyle ilgili karar verildi. Azmettiriciler ve tetikçiler dahil olmak üzere 4 sanık, 'tasarlayarak kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Bu olay, uluslararası ilişkiler perspektifinden bakıldığında, bireysel husumetlerin nasıl organize suç ağları aracılığıyla korkunç sonuçlara yol açabileceğinin acı bir örneğini teşkil ediyor.
2 / 6Olay, 6 Ekim 2023 tarihinde Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde meydana geldi. Taksici Veysel Meşe, aracının içinde beklerken, azmettiricilerle husumeti bulunan A.A.'ya olan benzerliği nedeniyle hedef alındı. 5 bin TL karşılığında müşteri gibi görünen bir çocuk tarafından olay yerine getirilen Meşe, kimliği belirsiz kişilerin silahlı saldırısına uğrayarak ağır yaralandı. Hastanede bir gün süren yaşam mücadelesini kaybeden Meşe'nin ölümü, geride derin bir yara bıraktı. Olay yerinde bulunan 5 boş kovan, olayın ne kadar planlı ve acımasızca gerçekleştirildiğini gözler önüne serdi. Polis ekiplerinin titiz çalışması sonucu, azmettiriciler ve tetikçiler dahil olmak üzere birçok şüpheli yakalanarak adalete teslim edildi. Firari durumdaki iki sanığın dosyası ayrılırken, olaya karışan iki çocuğa ise yaşları göz önünde bulundurularak 22 ve 12 yıl arasında değişen hapis cezaları verildi.
3 / 6Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamenin ardından 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Veysel Meşe'nin babası Mehmet Meşe'nin adalet talebi yankı buldu. Baba Meşe, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını isteyerek, "Benim çocuğum nasıl toprakta çürüyor ise tüm sanıkların da cezaevinde çürümelerini talep ediyorum. Adalet istiyorum." dedi. Mahkeme heyeti, Ali Yakoğlu, Sidar Atlı, Nihat Mafrak ve Muhammed Güngörür hakkında 'tasarlayarak kasten öldürme' suçunu işlediklerinin sabit görülmesi üzerine, herhangi bir indirim uygulamaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Suça sürüklenen çocuk B.S.Ç. ve A.Ö. ise yaşları nedeniyle 22 ve 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bu karar, hukukun üstünlüğünü ve adaletin tecellisini gösterirken, olayın ardındaki karanlık ilişkiler ağını da bir kez daha gözler önüne serdi. Olayın uluslararası boyutu ise, bireysel çatışmaların küresel terör ve suç örgütleriyle nasıl kesişebileceği sorusunu akla getiriyor.
Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek, içerik ve reklamları kişiselleştirmek ve ziyaretleri analiz etmek için çerezler kullanılmaktadır. Siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz. Gizlilik Politikası