Yeniçeri Ocağı'nın 200 yıl önce sona eren sonu konuşuldu: 'Kanserdiler, vücudu sardılar
İstanbul'da düzenlenen '2'nci Türk Askeri Tarih Kongresi'nde Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılışının 200. yılı masaya yatırıldı. Prof. Dr. Erhan Afyoncu, ocağın isyanlarla anılan bir gruba dönüştüğünü ve toplumsal hafızadan silinmeye çalışıldığın
1 / 9İstanbul'da '2'nci Türk Askeri Tarih Kongresi: Yeniçeriliğin Kaldırılışının 200'üncü Yılı'nda Yeniçeri Ocağı ve Yeniçeriler Kongresi' düzenlendi. Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, yaptığı sunumda Yeniçeri Ocağı'nın zamanla Osmanlı zaferlerindeki rolünü kaybedip isyanlarıyla anılan bir gruba dönüştüğünü vurguladı. Afyoncu, "Tarihe baktığınız zaman Kapıkulu isyanlarının, ardı ardına devam ettiğini, devlet otoritesinin çok zayıf olduğu dönemde meydana geldiğini ve devletin, özellikle 18. yüzyıldaki askeri reformlar önünde en önemli engellerden birisi haline geldiğini görmekteyiz" dedi.
2 / 9Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Fatih Harp Tarihi Araştırmaları Enstitüsü, Türk Askeri Tarih Komisyonu ve Türk Tarih Kurumu iş birliğiyle düzenlenen kongrede, Prof. Dr. Afyoncu, 15 Haziran 1826'da gerçekleşen Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılışını detaylandırdı. Ocağın, Orhan Gazi döneminden itibaren Kapıkulu Ocakları'nın bir grubu olarak ortaya çıktığını ve zamanla profesyonel bir askeri teşkilata dönüştüğünü belirten Afyoncu, ancak bu durumun merkezi otoriteyle çatışmalara yol açtığını söyledi. 36 Osmanlı padişahından 12'sinin Yeniçeri veya askeri isyanlar sonucunda tahttan indirildiğini hatırlatan Afyoncu, "En son Maçin'de 3. Selim zamanında ordunun cepheyi bırakıp gelmesiyle 3. Selim Nizam-ı Cedid, yeni bir düzen kurmak için harekete geçti. Fakat bu hayatıyla mal oldu. Tahta çıkan 2. Mahmut, Alemdar Mustafa Paşa'nın öldürülmesini gördü" ifadelerini kullandı.
3 / 9Prof. Dr. Afyoncu, Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasının ardından yaşanan toplumsal ve maddi dönüşümleri de aktardı. Cevdet Paşa'nın Yeniçerileri "kanser" olarak nitelediğini hatırlatan Afyoncu, ocağın kaldırılmasıyla birlikte kışlaların yıkıldığını, kahvehanelerin yerle bir edildiğini ve mezar taşları ile evrakların bile silinmeye çalışıldığını belirtti. Yeniçerilerle bağlantılı Tulumbacı Ocağı, Cebeciler gibi diğer teşkilatların da ortadan kaldırıldığını, Bektaşi tekkelerinin kapatıldığını ve Yeniçerilerin destekçisi olan ırgat, hamam ve kayıkçıların takibata uğradığını anlattı. İstanbul'da büyük bir kentsel dönüşüm yaşandığını, Yeniçeri odalarının yıkılarak enkazlarının yeni kışlalarda kullanıldığını, demir ve çivilere kadar her şeyin toplandığını ve satıldığını sözlerine ekledi. Kongrede ayrıca, Türk Tarih Kurumu Başkanı Yüksel Özgen ve MSÜ Fatih Harp Tarihi Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Bünyamin Kocaoğlu da konuşmalar yaptı.
Sitemizde deneyiminizi iyileştirmek, içerik ve reklamları kişiselleştirmek ve ziyaretleri analiz etmek için çerezler kullanılmaktadır. Siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz. Gizlilik Politikası