15 Temmuz'da asker sokağa iner diye bin kumanya istemişler

Mersin'de Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimine ilişkin görülen davada tanık olarak dinlenen bir yemek şirketinin müdürü, Deniz Kuvvetleri Akdeniz Bölge Komutanlığında görevli binbaşının, askerlerin sokağa inme ihtimaline karşı bin kişilik kumanya hazırlanmasını istediğini iddia etti.

15 Temmuz'da asker sokağa iner diye bin kumanya istemişler

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in bir numaralı sanık olduğu, aralarında darbe girişimi gecesi kendisini "sıkıyönetim komutanı" ilan eden eski Deniz Kuvvetleri Akdeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Nejat Atilla Demirhan ve eski 3. sınıf emniyet müdürü Hasan Basri Dağdelen'in de bulunduğu, çoğunluğu rütbeli askerlerden oluşan 2'si firari 21'i tutuklu 32 sanığın Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı davanın dün başlayan 3. celsesi devam etti.

Önceki oturumda çok sayıda tanığı dinleyen heyet, aralarında çok sayıda rütbeli askerin olduğu 17 kişinin daha ifadelerine başvurdu.

Tanıklardan yemek şirketi müdürü G.G. darbe girişiminin olduğu dönemde Deniz Kuvvetleri Akdeniz Bölge Komutanlığının yemek ihalelerinin kendilerinde olduğunu belirterek, TSK'dan ihraç edilen eski Deniz İkmal Binbaşı İlhan Tabur'un personelini araması üzerine 15 Temmuz gecesinde birliğe çağrıldıklarını söyledi.

Kendilerinden kumanya hazırlanmasının istendiğini ileri süren tanık, "Birliğe gittikten sonra Binbaşı İlhan Tabur, gece 01.30 sıralarında, İkmal Destek Komutanı Albay Ayhan Canlı ile yemekhaneye gelerek bin kişilik kumanya hazırlamamızı istedi. Ne zaman için olduğunu sorduğumda 'Askerin sokağa inme durumu var.' dedi. Kumanyaları nereye götüreceğimizi sorduğumda da 'Ben size söyleyeceğim.' karşılığını verdi. Kumanya için malzeme olmadığını söyleyince Tabur, malzemeleri ambardan alabileceğimizi, Canlı'nın ambarları açabileceğini söyledi." ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyetinin "Peki Ayhan Canlı ne dedi bunun üzerine?" sorusu üzerine de G.G, "Canlı da onaylar gibi başını salladı." karşılığını verdi.

G.G, ekmek için cezaevini aradıklarını ancak ekmeğin olmadığının söylendiğini belirterek, "Ekmek bulamayınca ambardan çıkardığımız milföy hamuruyla peynirli börek yaptık. Sonrasında Albay Süha Söylem ile Yüzbaşı Mehmet Emin Ceylan yanımıza gelip, 'Sıkıntılı bir durum var. Bir şeye karışmayın. Darbe girişimi. Arka tarafa gidin' diye uyarınca bırakıp çıktık." diye konuştu.

Heyetin sorusu üzerine tanık, böreklerin sevkıyatının yapılmadığını ve dağıtılmadığını sözlerine ekledi.

"BEN DARBECİLERE EKMEK GÖNDERMEM"
Tanıklardan Dönemin İkmal Destek Komutanı Albay Ayhan Canlı ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden, 15 Temmuz'da toplanma planı protokolü gereği birliğe gittiğini anlattı.

Mahkeme heyeti Canlı'ya, Demirhan'a ilişkin sorular yöneltti. Canlı, eski tuğamiral Demirhan'ın birliğe girdiğinde televizyonda gördüğü haberler üzerine gülerek "Gereken oldu" ifadesini kullandığını, kendisini "sıkıyönetim komutanı" ilan ederek birlik kapılarına asker gönderilmesini emrettiğini söyledi.

Canlı, kumanya hazırlatılması iddialarına ilişkin de "Yemekhaneye gittiğimde oradaki görevli, kendilerinden bin ekmek istendiğini söyledi. Ben de 'Vermeyin' dedim. Görevli, ekmek için cezaevini aradıklarını ancak cezaevi müdürünün 'Ben darbecilere ekmek göndermem' dediğini anlattı. Benden habersiz ekmek dağıtılmamasını söyledim." şeklinde konuştu.

Heyet, tanıkların dinlenmesinin ardından oturumun yarın devam etmesine karar verdi.

DAVA
Davanın 20 Haziran 2017'de görülen ilk celsesinde, 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında Deniz Kuvvetleri Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı olarak görev yapan ve kendisini sözde "sıkıyönetim komutanı" ilan eden eski Tuğamiral Nejat Atilla Demirhan, TSK'dan ihraç edilen eski Deniz İkmal Binbaşı İlhan Tabur ve eski Harekat Şube Müdürü Kurmay Yüzbaşı Ali Gül'ün de aralarında olduğu bir kısım sanık savunmalarını yaparken, eski 3. sınıf emniyet müdürü tutuklu sanık Hasan Basri Dağdelen ifade vermek için ek süre istemişti.

Heyet, olay gecesi Deniz Kuvvetleri Akdeniz Bölge Komutanlığının Güvenlik Harekat Merkezi'nde telsiz ve güvenlik kameraları operatörlüğü yapan eski uzman çavuş Mehmet Şimşek, Demirhan'ın emir astsubaylığını yapan eski uzman çavuş Ahmet Tufan Özbar ve eski polis Mustafa Gezginci'nin haklarında yurt dışına çıkış yasağı konularak adli kontrol şartıyla tahliye edilmelerine karar vermişti.

İlk olarak 29 sanığın yargılandığı dosyada sanık sayısı, farklı bir dosyadan yargılanan 6 askerin de eklenmesiyle 35'e çıkmış, 10 Ekim 2017'de başlayan ikinci celsede de Dağdelen ile tutuksuz yargılanan sanıklardan dönemin Kurmay Başkanı Albay Tayfun Ergi ve emekli Deniz Binbaşı Mehmet Emin Ceylan ifade vermişti.

Aynı celsede tanıkları dinleyen heyet, Demirhan'ın koruması eski uzman çavuş Seyhan Açar ile şoförü Kadir Nevzat Yontkan'ın ev hapsi şartıyla tahliyelerine, diğer sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vermişti.

Heyet ayrıca, sonradan dava dosyasıyla birleştirilen tutuksuz yargılanan 6 eski askerin yer aldığı dosyanın da dava dosyasından ayrılmasına hükmetmişti.

Davada 29'a düşen sanık sayısı, celse arasında farklı bir dosyanın daha eklenmesiyle 32'ye yükselmişti.

YORUM EKLE