Dünyadaki ve ülkemizdeki örnekler verilerek sel felaketlerindeki büyük ihmaller hiç böyle anlatılmamıştı!

Sakaryayenihaber yazarı Uzman Doktor Cihan Kolip dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Dünyadaki ve ülkemizdeki örnekler verilerek sel felaketlerindeki büyük ihmaller hiç böyle anlatılmamıştı!

Sakaryayenihaber yazarı Uzman Doktor Cihan Kolip, "Kader gayrete aşıktır" başlıklı yazısında sel felaketlerindeki büyük ihmaller zincirini kaleme aldı.

Kolip'in yazısının tamamı şu şekilde:

Dünyada en fazla yağış alan bazı bölgelerden örnekler vererek bu haftaki yazımıza başlayalım.

Yeni Zelanda’da yıllık ortalama yağış miktarı ortalama 11.516 mm’dir.

Pek çok yer 500 cm yağış almaktadır. Bu miktar İstanbul’daki yıllık ortalama yağışın on katıdır. İngiltere’de ise ortalama yağış miktarı 1016 mm’den fazladır.

Göller bölgesinde ise 2500 mm’ye kadar çıkmaktadır. Yılın en az 250 günü yağmurlu geçmektedir. Bu kadar yoğun ve fazla miktarda yağış almalarına rağmen tehlikesine çok sık rastlanmamaktadır. sel Hiç sel ve su basması olmuyor demiyorum, 30-40 yılda bir bu kadar yüksek yağışların aylık toplam miktarının bir günde yağdığı ve günlerce sürdüğü gerçek afet durumlarında elbette seller görülmektedir.

Sakarya’da ise yıllık yağışlı gün sayısı 140 gün, ortalama yağış miktarı 840 mm’dir… Diğer örneklere göre çok daha az miktarda olmasına rağmen biraz fazla yağan her yağmurda birçok ilçemizde ölümlü sel felaketleri yaşamaktayız. Çok üzücü olanı ise sel olan bölgelerimiz ve mevkileri hep aynı olup yıllarca çözüm üretilmediğidir. Şehrimize yağan her yağmur ise Zirai Aletler Sanayi Sitesi ve katlı pazar yeri başta olmak bütün şehirde yapay gölcükler oluşturmaktadır. Özelliklede dünyada başka örneği olmadığını düşündüğüm çok ilginç bir durumu belirtmek istiyorum.

Şehrimizin en yeni ve modern alt yapısının yapıldığı bir bölgesi olan Agora AVM’nin otoparkının bitişiğindeki gidiş dönüş yolunda her yağan yağmurda yoğun bir su birikintisi oluşmaktadır. Dünyada eşi benzeri olmayan ise bu yolun dibinden Çark Deresi’nin geçmiş olmasına rağmen suyun tahliye bile edilemediğidir… olay Aslında sorun yağan yağmura bahane üreten, şu kadar para harcadık, şu kadar km alt yapı yaptık diyenlerdedir…

Aslında sorun kalkınmayı betonlaşma zannedenlerdedir... Asıl sorun on binlerce ağacı kesen, doğayı tahrip eden ve kestiklerimiz yerine binlerce fidan diktik diyenlerdedir… Asıl sorun tarım arazilerini imara açanlardadır…

Asıl sorun genelinde son 13 yılda 100 bin hektar orman alanını maden sahalarına açanlardadır… Türkiye Asıl sorun ormanları yakıp otel yapanlardadır. Buradan halkımıza sesleniyorum, Sakarya’nın mevcut durumu bir kader değildir, siz torna makinasını değiştirmedikçe çıkan malzeme hep aynı olacaktır. Oysa Yunus Emre’nin dediği gibi “kader gayrete aşık değil midir” Olduğumuz aşılar tedbirleri azaltmamıza neden olmamalıdır…

Yeni bir dalga bekleniyor, ilk günkü gibi maske, mesafe ve hijyen kurallarına lütfen dikkat edelim. Sağlıklı, bol bereketli bir hafta diliyorum...

YORUM EKLE