"El Bab'ta DEAŞ militanının bir elinde Amerikan bir elinde Rus silahı"

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Eyüp Bahariye Mevlevihanesi'nde İstanbul Dostluk Derneği'nin "Cumhurbaşkanlığı Sistemine Dostlarla Birlikte Evet" adlı programına katıldı. Burada konuşan Kurtulmuş,...

"El Bab'ta DEAŞ militanının bir elinde Amerikan bir elinde Rus silahı"

Burada konuşan Kurtulmuş, herkesin 16 Nisan sabahına kadar Türkiye'de çok yüksek oranda 'evet' oyları çıkması için gayret etmesi gerektiğini söyledi. Bu gayretin, Türkiye'de yeni bir dönemin kapılarını açacağını kaydeden Kurtulmuş, anayasa değişikliğinin neden böyle bir dönemde gerçekleşmesi gerektiğine dair açıklamalarda bulundu. Türkiye'de anayasa tartışmasının uzun yıllardır devam eden bir mesele olduğunu vurgulayan Numan Kurtulmuş, "12 Eylül anayasası, kabul edildiği günün ertesi gününden itibaren tartışılmaya açılmış ve bu anayasanın değiştirilmesi için daha önce de çalışmalar yapılmıştır. Bu 19. değişiklik olacaktır. Toplumda var olan anayasa değişikliği ihtiyacı Meclis'ten 339 milletvekilinin oyuyla geçti ve 16 Nisan'da da süreç yasalaşarak tamamlanacak" diye konuştu. Numan Kurtulmuş, Türkiye'de dört temel meselenin mevcut sistemin önünü tıkayan önemli sorun alanları olarak milletin ayaklarına yıllardır pranga vurduğunu ifade etti.

"SİSTEM, MAHİYETİ İTİBARIYLA ÇATIŞMACI VE VESAYETÇİ"

"Sistem milletin hedefleriyle arasında engel oluşturuyor"diyen Kurtulmuş , "Türkiye'deki mevcut sistemin yanlışlıkları olmasaydı, belki biz bütün bu hedeflerimize 20-30 sene evvel ulaşabilidik. Sistem, mahiyeti itibarıyla çatışmacı, vesayetçi bir sistemdir. Onlarca kere bu çatışmalarla vesayetlerin Türkiye'nin karşısında somut olarak ne belalar ne badireler açtığını yaşadık. Bu sistem, siyasi aktörler arasındaki çatışma, kurum ve kuruluşlar arasındaki çatışma ve nihayetinde zaman zaman bu çatışmaların topluma yayılarak toplumsal alanda bir çatışmayı doğurmak üzerine bina edilmiştir. İddia edildiği gibi güçler ayrımı prensibi üzerine değil, güçler çatışması prensibi üzerine oturmuştur. Böyle olduğu için de sürekli kriz yaratmış, sürekli kaoslar oluşturmuş, sürekli birtakım demokrasi dışı güçlerin, demokrasi zeminine müdahale etmesi sonuçlarını vermiştir" şeklinde konuştu. "DİKTATÖRLÜĞE

BAKMAK İSTEYENLER 104. MADDEYE BAKSINLAR"

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, "Şimdi bazıları diktatörlükten bahsediyor. Kusura bakmayın, diktatörlüğe bakmak isteyenler 104. maddeye (Anayasa) baksınlar. 104. madde öyle yüksek yetkilerle donatılan bir Cumhurbaşkanlığı makamı tasarlamış ki çok yüksek yetkileri var. Ancak sıfır sorumluluk, yani hiçbir sorumluluğu yok" diye konuştu.

ÇİFT BAŞLILIK SORUNU

Mevcut sistemin aynı zamanda çift başlılığa neden olduğunu kaydeden Numan Kurtulmuş, geçmiş dönemlerde cumhurbaşkanları ve başbakanlar arasında yaşanan krizlere ve bu krizlerden kaynaklı yaşanan sorunlara dikkati çekti. Kurtulmuş, "Bu çatışma ayrıca sistemin kurum ve kuruluşları arasındaki çatışmayı da ortaya çıkardı. Çiftbaşlılığın ortadan kaldırılması yönetimde tek başlı, etkin, doğrudan doğruya millet tarafından seçilen ve doğrudan doğruya millete hesap verme imkanı olan bir yürütmenin kurulmasından geçiyor" dedi.

"BU MADDE DARBESAVAR BİR MADDEDİR"

Numan Kurtulmuş, "Anamuhalefet diyor ki; 'bir gün Cumhurbaşkanının kafası bozulacak sabah kalkacak diyecek ki Meclisi fesh ettim.' Yok böyle birşey. Ne mevcut anayasa değişiklik teklifinde fesih diye bir kelime vardır; bu seçimin yenilenmesidir. Hiçbir kimse durduk yerde Meclisin yenilenmesini, hiçbir Meclis seçimlerin yenilenmesini durduk yerde istemez. Ancak bizatihi bu madde 'darbesavar' bir maddedir. Siyasetin kitlendiği noktalarda siyaset dışı güçlerin ellerindeki kılıçlarla düğümü çözmeye kalkmasını önlenmek yani darbeleri önlemek için bir mekanizmadır" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE'NİN YOLUNU AÇIYORUZ"

Anayasa değişikliğine neden olan üçüncü temel meselenin de Türkiye'de uzun yıllar yaşanan siyasi istikrarsızlık olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, ekonomik istikrarsızlık konusunun da dördüncü temel konu olduğunu ifade etti. Numan Kurtulmuş, "Cumhurbaşkanlığı sistemiyle yönetimde etkinlik, hızlı karar alabilme, kurumlar arasında uyum, siyasi aktörler arasında uyum ve daha yönetilebilir bir bürokratik mekanizmanın oluşması için inşallah bu değişikliği yapıyoruz. İnşallah dostlarımızla birlikte yeni Türkiye için, güçlü Türkiye için 'Evet' diyor ve Türkiye'nin yolunu açıyoruz." ifadelerini kullandı.

"FETÖ'NÜN SIRTINI SIVAZLARLAR"

Numan Kurtulmuş, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyada amiral gemi olduğunu, Türkiye'nin güçlü olmaması için ikinci Sykes-Picot'yu uygulayan güçlerin de en büyük hedeflerinden biri olduğunu dile getirdi. Kurtulmuş, "Onun için FETÖ'nün sırtını sıvazlarlar. Onun için El Bab'da savaşıyor bizim askerlerimiz, El Bab'da karşısındaki DEAŞ militanının bir elinde Amerikan silahı bir elinde Rus silahı. Bir kasaba falanca ülkenin desteklediği örgütlerin elinde öteki falanca örgütlerin elinde. Bu coğrafyada PYD denilen unsurun eline her türlü silahları, hatta zırhlı araçları verenler kimler ve niçin veriyorlar?" dedi.

"BUNLARA SİYASİ DESTEKLERİ, LOJİSTİK VE MÜHİMMAT DESTEKLERİNİ KİM VERDİ?"

Kurtulmuş, "Dünyanın dört bir tarafından asla bir araya gelmemiş adamlar sosyal medya üzerinden örgütlenecekler ve DEAŞ diye bir örgüt ortaya çıkaracaklar. Bunu bu millete anlatamazsınız. DEAŞ'ı kim çıkardı? Bunlara siyasi destekleri, lojistik destekleri, mühimmat desteklerini kim verdi? Boko Haram'ından Taliban'ına kadar El Kaide'sine kadar bu coğrafyada farklı isimlerde onlarca örgüt nasıl oldu da birkaç yıl içinde ortaya çıktı ve maalesef hala Ortadoğu'daki bu çatışmanın sonuçları konuşuluyor ama maalesef uluslararası camia bu çatışmanın nedenleri üzerinde odaklanmıyor" diye konuştu Numan Kurtulmuş, konuşmasının ardından günün anısına İstanbul Dostluk Derneği üyeleriyle anı fotoğrafı çekildi.

Güncelleme Tarihi: 18 Şubat 2017, 16:53
YORUM EKLE