"Her Şey Pratikte Öğrenilir" konusarakogren.com

Eğitim ve öğretim hayatında yazarak, okuyarak, ezberleyerek öğrenilen dersler bir zaman sonra unutulmaktadır.

"Her Şey Pratikte Öğrenilir" konusarakogren.com

Özellikle ezberlenerek akılda kalması sağlanan konular, tekrarlanmadığı zaman kısa sürede unutulmaya yüz tutmaktadır. Ülkemizde yabancı dil eğitimi olarak aldığımız dersler ise 1 ya da 2 saat ile sınırlı olması; temel konuların öğretilmesi ile kalması kalıcı ve ileri düzeyde yabancı dil öğrenimine katkı sağlamamaktadır. Diğer taraftan  gibi zamanları ifade eden gramer yani dilbilgisi konuları temelde öğretildiği için rahatlıkla öğrenilmektedir. İlköğretim sonrası yabancı dil eğitimi veren kurumlar aracılığı ile pratik yaptırılarak yani konuşarak İngilizce öğrenmek çok daha verimli sonuçlar elde edilmesini sağlamaktadır. Past perfect continuous tense; geçmişte yaşanmış, bir süre devam etmiş ve başka bir eylemin yapılmasına geçiş sağlandıktan sonra anlatılabilen eylemleri işaret etmektedir. Yani bir örnekle açıklamak gerekirse; daha önce doktorluk yapmaktaydım, cümlesindeki yapmaktaydım kelimesini vurgulamaktadır. Ayrıca bir süreyi kasteden bir gün boyunca, 3 hafta boyunca gibi zaman kavramları içinde kullanılabilmektedir. Mesela; iş bulmadan önce 1 yıl boyunca kendini geliştirmek için çalışmıştı, örneğinde olduğu gibi de kullanılmaktadır.



İngilizce öğrenmek, bildiğiniz ana dilinizdeki tüm kelimeleri farklı söylemlerine göre sıfırdan öğrenmek olarak kabul edilmektedir. Şehirler, meslekler, günler, aylar, isimler, sıfatlar, zarflar, nesneler, hayvanlar, bitkiler ve yaşama dair kullandığımız veya duyduğumuz tüm varlıkların farklı isme tabi tutulması olmaktadır. Bu nedenle kategorilere ayrılarak öğrenilmesi daha basit olarak karşımıza çıkmaktadır. İngilizce olarak karşılık gelen kelimeleri ve dilimizdeki anlamları ile karşılaştırma yaparak öğrenmeye çalışılmaktadır. Bölümlere ayırdığımız konulardan, günlük hayatta en çok kullanım ihtiyacı duyulan  nelerdir diye bakıldığında birkaç örnek vererek açıklamakta faydalar olmaktadır.  Water – su, bag – çanta, pen – pencil – kalem ve kurşunkalem, table – masa, notebook – defter, book – kitap, baby – bebek, flower, çiçek, tree – ağaç, box – kutu, Money – para, house – ev, shoes – ayakkabı, desk – sıra, umbrella – şemsiye, ball – top, paper- kağıt, holiday- tatil, Picture – resim, doll – oyuncak bebek, glasses – gözlük, camera – kamera, t-shirt- tişört, jacket – ceket, gibi sık kullanılan İngilizce nesne isimleri bulunmaktadır. Tabi ki bu saydıklarımız sadece küçük bir kısmını oluşturmaktadır. Oldukça geniş kapsamlı bir konu olması nedeniyle daha da kategorize edilerek öğrenilmesi faydalar sağlamaktadır.



Öğrenilen kelimelerin, cümle yapılarının ve yazılışı ile okunuşunun farklı olması nedeniyle İngilizce öğrenmek konuşabilme ile bir sonuca kavuşmaktadır. Yazılışını ezberleyip ne anlama geldiğini öğrendiğimiz zaman başka birinin sesli olarak aynı kelimeyi söylediğinde anlamadığımız zamanlar oluşmaktadır. Dilin o kelimelere yatkınlığı ve kulağın da aşina olarak öğrenmesi gerekmektedir. Örneğin haftanın günleri 7 günden ibaret olmaktadır. Pazartesi – monday, Salı – tuesday, çarşamba – wednesday, perşembe – thursday, cuma – friday, cumartesi – saturday, pazar – sunday olarak belirtilmekte ve bilinmektedir. Haftanın günleri olarak İngilizce karşılıklarının ve yazılışlarının ezberlenmesi; ancak İngilizce olarak nasıl okunduğunun bilinmemesi yarı yarıya öğrenmeyi göstermektedir. Thursday – perşembe gününü belirtecek bir soruya karşılık törzdey diyemez isek veya biri söylediği takdirde anlamaz isek büyük eksiklik olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle  linki ile ulaşabileceğimiz sayfalar ve kurumlar aracılığı ile İngilizce öğrenimindeki temel kilit noktaların konuşarak öğrenmeden geçtiğinin anlaşılması sağlanmaktadır. Her ne kadar kelimeler, zamanlar, kavramlar ve benzeri konular su gibi ezberlense ve istenildiği kadar yazılıp çizilse de; okuma yönünden kendimizi geliştirmememiz ve konuşarak öğrenmeye yatkınlığın olmaması, İngilizce öğreniminin uzun yıllarımızı almasına neden olmaktadır. Konuşarak öğrenilmeyen İngilizce bir noktada tıkanıp kalmaktadır. Konuşarak öğrenmek, yeni öğrendiklerimizi dilimiz ile ifade edebilmeyi öğrenmek hem kalıcı İngilizce diline sahip olmayı hem de sürekli gelişim gösteren bir öğrenim sürecini devam ettirmektedir. Elbette ki dilin tamamen öğrenilmesi zamanımızı alacaktır; ancak gereksiz yere zaman harcamamızı, özelliklede en kıymetli vakitlerimizin boşa gitmemesi açısından oldukça önem arz etmektedir.

YORUM EKLE