''Dönüşü Olmayan Yola Girdiği İçin''

İktidarın dershaneleri kapatma kararı ile büyüyen AKP-Cemaat kavgası, gazeteler ve köşe yazarlarının sert göndermeleriyle devam ediyor…

''Dönüşü Olmayan Yola Girdiği İçin''

 

Cemaatin yayın organı Zaman gazetesinde bugün iki köşe yazarı Abdülhamit Bilici ve Bülent Korucu, AKP’yi 28 Şubat’çılara benzetti.

Türkiye’nin yakın tarihindeki darbelerden söz eden Abdülhamit Bilici, 28 Şubat dönemindeki şeytanlaştırma faaliyetinin bugün de AKP ve yandaşları tarafından cemaat için yapıldığını öne sürdü.

Bilici şöyle dedi:

“Peki, biz ne yapıyoruz? Benim de aralarında bulunduğum, 12 Eylül referandumuna destek veren yüzde 58’lik çoğunluğun arzusu olan tam demokrasi hedefinden sapmış, devletin kozmik dehlizlerinde çokça örneği bulunan yöntemlerle toplum kesimlerini hedef alıyor, cadı avı başlatıyor ve eldeki tüm imkânlarla insanları şeytanlaştırmaya odaklanıyoruz. Hem vakit ve enerji kaybediyor hem de ülkeye yazık ediyoruz. 28 Şubat’ta dindar kesimin şeytanlaştırılmasında uygulanan yöntemin bir benzeri, bugün Hizmet Hareketi’ne karşı uygulanmakta. Her türlü yalan ve kara propaganda devrede."

DARBE DÖNEMLERİNİ HATIRLARTIYOR

Bilici şöyle devam etti:

"Derin yapıların yıllardır uğraşmasına rağmen gayrı milli, gayrı ahlaki ve gayrı hukuki hiçbir yönünü bulamadığı Fethullah Gülen Hocaefendi ve Hizmet’i karalayıp millet nezdinde küçük düşürmek için sistemli bir seferberlik var. Dershaneleri hedef alan kimi asılsız yayınlar, darbe dönemlerinde Kur’an kursu ve imam hatiplerin karalanmasını hatırlatıyor.

AK Parti ile irtibatlı kimi çevrelerin Hizmet’i, ABD ve İsrail’le ilişki içindeymiş gibi gösterme gayreti de dünkü derin yapılardan kopyalanmış bir yöntem. İzlenen strateji, 2009’da Taraf yayımlayınca içeriğini öğrendiğimiz, eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un ‘kâğıt parçası’ dediği İrticayla Mücadele Planı ile örtüşüyor. Öğrenci evlerine silah yerleştirerek Hizmet’i terör örgütü kapsamına sokmayı hedefleyen bu planın, kara propaganda başlıklı maddelerinden biri, camiayı “Yahudilik, CIA ve Mossad” ile irtibatlandırmaya dönük çalışmaları içeriyor. Diğeri ise aleyhte propaganda ile muhafazakâr kesimlerin bile Hizmet için ‘pes’ demesini sağlamak.

Bu çarpıcı benzerlik, yüzler farklı olsa da zihniyet ve operasyon merkezinin farklı olmadığının işareti. Derin yapıların dün millete karşı yaptığı planların dün hedefinde olanların bugün paralel kampanyalara alet olması üzücü."

YA BİTİREMEZSEK

Zaman'dan Bülent Korucu da benzer ifadelerle hükümete yüklendi.

"Hizmet Hareketi bugün benzer bir linç kampanyasıyla karşı karşıya. Eski devletin ne kadar enstrümanı varsa kullanılıyor. Psikolojik harbin unsurları tam kadro sahaya sürülüyor. Sadece vasıtalar değil muhteva da devralınmış. Sloganlar bile aynı. Eskiden laik devlete şirk koşmakla suçlananlar, bugün ‘dindar’ devletin hedefi haline geliyor. Yeşil sermaye suçlamasıyla fişlenen köftecilerin yerini yurtdışına kurban hissesi gönderen kaymakam adayları alıyor. İşadamları batırılmakla tehdit ediliyor, üzerlerine devlet gücüyle gidiliyor. Serbest teşebbüsün eğitim yatırımlarına kilit vurulmak isteniyor. Savunma ise trajikomik: 28 Şubatçılar yaparken ses çıkarmamıştınız! Farklı konuşan gazeteci ‘suhuletle’, olmazsa baskıyla susturulmak isteniyor. 28 Şubat’ta hizaya gelmeyenler vatana ihanetle itham ediliyordu. Şimdi yeni devlete biat etmeyenler aynı muameleye uğruyor." ifadelerini kullanan Korucu, şöyle devam etti: "Emin Çölaşan’ın postunun boş kalmadığını görüyoruz. Fatih Çekirge’nin koltuğu da dolu. Ruhat Mengi’nin yerinde yazan hemcinsinin performansı onu aratmıyor. Yeni dönemin ‘fişadamları’nın daha agresif olduğu bile söylenebilir. Bir tedirginlik hali var üzerlerinde. Seleflerinin başarısızlıklarından ürküyor gibiler. Dönüşü olmayan yola girdikleri için aralarında pişmanlık duyanlar da vardır belki. 28 Şubat’tan halk tabanını genişleterek çıkan Hareket’i bitirmenin, çok da kolay olmadığının farkındalar. Aşırı heyecan yapmalarının ve yüksek tansiyonun sebebi bu olabilir. ‘Ya bitiremezsek?’ sorusu fişadamlarının beynini kemiriyor. Birileri onlara kimin için değil ne yaptıklarının önemli olduğunu söylemeli. Bir de rahmetli Turgut Özal’ın şu cümlesini hatırlatmalı: Allah’ın verdiğini O’ndan başka alacak yoktur."

Güncelleme Tarihi: 10 Aralık 2013, 13:31
YORUM EKLE