Sömürge madeni!

Cecil Rhodes, veremdi. Tedavi için Güney Amerika'ya gitti. Kısa sürede elmas devi oldu. Masonluğa geçti. Maden açtığı her yeri İngiliz sömürgesi haline getirdi

Sömürge madeni!

70'li yıllarda öğrenci olanlar Cağrafya derslerinde Afrika'nın güneyinde "Rodezya" diye bir ülkenin var olduğunu hatırlar. Bugün Zimbabwe denen ülke, daha da önce Güney Rodezya'ydı. Kuzey Rodezya da yine bugünZambiya olan topraklardı. İki ülke çıkaran, elmas ve altın fışkıran topraklara verilen Rodezya ismi Cecil Rhodes'tan geliyordu. Peki kimdi bu Cecil John Rhodes? Bir İngiliz rahibin 5 çocuğundan birisi olarak 1853'te doğdu. Okul hayatı 16 yaşında sona erdi. Çünkü veremdi. Tedavi için Güney Afrika'daki Natal'a gitti. Ağabeyi burada pamuk çiftliği işletiyor ama işleri iyi gitmiyordu. 

MASONLUĞU BENİMSEDİ 
Rhodes, başta ağabeyine yardım etti. Ancak onun hedefi büyüktü. Bir yıl sonra elmas işine girmek için ağabeyiHerbert'le Kimberley'e gitti. Elmas işinde yıldızı parladı.1880'de bugün dahi dünya elmas piyasasının yaklaşıkyüzde 90-95'ini elinde tutan "De Beers Elmas Madenciliği" adlı şirketi kurdu. 1881'de de Cape Town Parlamentosu'na seçildi. Bu büyük sıçraması esnasında kendisini finanse eden "NM Rothschild & Oğulları" adlı dönemin en büyük şirketiydi. Nathan Mayer Rothschild(1777-1836) 18. Yüzyıl'ın sonlarında Manchester'da tekstille başladığı iş hayatına bankacılıkla devam etmiş ve 1811'de Londra'da NM Rothschild ve Oğulları adıyla bir finans şirketi kurmuştu. Bugün dünyada kapitalizmdenince ilk akla gelen isimlerden birisi olan Nathan'ın eşi Hannah'ın amcasının eşi, komünizmin en büyük teorisyeni Karl Marx'ın büyük ninesidir. Rhodes, Afrika'ya ayak bastıktan 17 yıl sonra elmas tekelini eline geçirdi. Maden açtığı her yeri de sömürgeleştirerek İngiltere'nin toprağı yapıyordu. Hem iktisadi hem de siyasi bir fonksiyon üstlenmişti. 1890'da Cape Town Başbakanı oldu. Bu arada Mason olmuştu, Afrika topraklarına Masonluğu o soktu. Masonluğu en az serveti ve sömürgeciliği kadar önemsiyordu. Yarım kalan tahsili ona dert olmuştu, İngiltere'ye geri dönüp ve Oxford'da okudu. Burada hocası olan Mason profesör John Ruskin'den çok etkilendi ve onun görüşlerini hayata geçirmek için okulu bitirmeden tekrar işinin başına döndü. En büyük hayali, Afrika'yı yukarıdan aşağıya doğru boydan boya geçen bir demiryolu inşa etmekti. Kapitalizmin iki büyük simgesi vardı: Demiryolu ve saat kuleleri. Birisi mal taşımak için diğeri de çalışma saatlerini zamanını bildirmek için gerekliydi. İngiliz sömügeciliğine karşı çıkan bir başka sömürgecilerdi. Bugün Güney Afrika toprakları içinde"Özgür Devlet" isimli bir vilayet olarak yer alan, o dönem Özgür Orange (Portakal) olarak anılan toprak parçasında yaşayan Hollanda kökenli halk, Britanya'ya karşı ayaklandı. Cecil Rhodes 1899-1902 yılları arasında devam eden II. Boer Savaşı esnasında Kimberley'de saklandı ve 1902'de öldü. 

3 YOLU BENİMSEDİ
Hiç evlenmeyen ve çocuğu olmayan Rhodes, siyasetle yakından ilgiliydi. İrlanda'nın özerk bir yapı içinde Britanyaegemenliğinde kalmasını savunduğu için İrlanda'nın bağımsızlığına karşı savaşılmak üzere İngiltere'ye 10 bin pound göndermişti. İngiliz ırkının en üstün ırk olduğuna inanır, dünyayı yönetmek için de elit insanlar yetiştirmek gerektiğini savunurdu. Bunun için de seçilen öğrencilere burs veren bir vakıf kurmuştu. ABD eski Başkanı Bill Clinton, bu bursu alanlardan biriydi. Rhodes'a göre İngilizler'in dışında İrlandalılar, ABD'liler, Almanlar ve Hollandalılar bir ittifak yapmalı ve bu seçilmiş beyazlar dünyayı yönetmeliydi. Bütün hükümetlerin başına da kendilerinden olan "güvenilir" kişiler geçirmek bu yönetimin fiili modeliydi. Bunun için de 3 yol bulmuşlardı: Yarı gizli örgütler kurmak. Seçkin üniversitelerin içinde bu görüşleri yayacak önemli akademisyenler yetiştirmek. Tanınmış gazetelerin kendi görüşleri doğrultusunda yayın yapmasını sağlamak.

MASANIN ANLAMI
Gizli örgütlerin en tanınmışı "Round Table"dı ve tohumu 1891'de Cecil Rhodes tarafından atıldı. "Yuvarlak Masa"anlamına gelen bu ad, Kral Arthur'un şövalyelerle yuvarlak bir masada yaptığı toplantıya bir atıftı. Kral Arthur'un hep beraber kavgasız olarak bu ülkeyi yönetelim ve bu masanın şeklindeki gibi herkes eşit ve dayanışma içinde olsun dediği rivayet ediliyordu. Round Table'ın en büyük faaliyet alanı Hindistan oldu.
 

Güncelleme Tarihi: 12 Aralık 2013, 14:22
YORUM EKLE