Ahmet Hakan "Bütün Çinliler toplanıp bize beddua etmişler"

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan bugün ki yazısında "Çinliler beddua ederken... “İlginç zamanlarda yaşayasın e mi?” derlermiş. "Sanırım bütün Çinliler toplanıp bizim için bu bedduayı ettiler." dedi.

İşte o yazısı;

Melih Gökçek gör bunu: Hilal Cebeci poposuyla yeni bir Gezi planlıyor!

MELİH Gökçek, bir ara “La Casa De Papel” adlı diziye kafayı takmıştı.

*

Şöyle şeyler yazıp duruyordu:

- Üst akıl, bu diziyle yeni bir Gezi planlıyor!

- Bu dizinin kahramanlarını isyanın sembolü kabul etmişler!

- Kırmızı kıyafetli kişilerin ayaklarındaki postallar darbeye işaret ediyor!

- Turuncu tulumluların toplaştığı yerin Kadıköy olması manidar!

Falan filan...

*

Hilal Cebeci adlı şarkıcı hanımın “Çav Bella” adlı şarkı için çektiği klip, tam da Melih Gökçek’in işaret ettiği türden göndermelerle dolu...

- Klipte de kırmızı kıyafetliler var.

- Klipte de Gezi’ci dizinin tüm kozları kullanılmış.

- Klipte de turuncu tulumlular bir şeyler çeviriyor.

- Klipte de bir üst akıl ya da bir üst akılsızlık var.

*

Dizi ile klip arasındaki tek fark şu:

Hilal Cebeci’nin klip boyunca salladığı poposu!

*

Melih Başkan! Melih Başkan!

Poposuyla ikinci Gezi’yi başlatmak isteyen Hilal Cebeci’yi nasıl olur da gözünden kaçırırsın yahu?

Sen iyice paslandın galiba!

NE DEDİYSEK O

Dün “Rahip Barometresi” bölümünde...

Şöyle yazmıştım:

- Yüzde 100: Serbest kalacak...

- Yüzde 0: Ev hapsine devam.

*

Hem bildiğime şükrediyorum hem de içinde “papaz” geçen espri fırtınasının sona erecek olmasına...

Gerçi biz de “öbür Papaz”ı alaydık iyiydi ama, neyse neyse...

ÇİN BEDDUASINA MI MARUZ KALDIK NEDİR?

- Topçumuz: Arda.

*

- Popçumuz: Berkay.

*

- Yazarımız: Nilgün Bodur.

*

- Filozofumuz: Nihat Doğan.

*

- Küresel markamız: Nusret.

*

- Ulemamız: Cübbeli Ahmet.

*

- Devrimci şarkıcımız: Hilal Cebeci.

*

Çinliler beddua ederken... “İlginç zamanlarda yaşayasın e mi?”derlermiş.

Sanırım bütün Çinliler toplanıp bizim için bu bedduayı ettiler.

Bu tablonun başka bir açıklaması olamaz.

EMRE İLE BURAK ARDA’YI SAVUNMUŞ

Haberin başlığı şu:

“Burak Yılmaz ve Emre Belözoğlu, Arda’yı savundu”.

*

Hani suçüstü yakalanıp “Avukatımı istiyorum” diyen adam, “Suçüstü yakalanmışsın, avukatın ne diyecek be adam!” diye çıkışan yargıca, “Ben de işte onu merak ediyorum” diye cevap vermiş ya...

Ben de fıkradaki adam gibi...

“Bakalım Burak ile Emre nasıl savunmuşlar Arda’yı” diye hemen açıp okudum haberi.

*

Biri “Arda benim arkadaşım” demiş, öbürü “Yakın arkadaşımın tabii ki yanında olacağım” demiş.

Tam bir hayal kırıklığı!

Keşke açıp okumasaydım.

YORUM EKLE