Ahmet Özal "O resim gizli çekildi" demişti ama...

Eski Cumhurbaşkanlarından Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal'ın CNN Türk'te katıldığı bir programda babası ve Fethullah Gülen ile ilgili ortaya koyduğu iddialar tartışma yaratmıştı.

Ahmet Özal "O resim gizli çekildi" demişti ama...

Eski Cumhurbaşkanlarından Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal'ın CNN Türk'te katıldığı bir programda babası ve Fethullah Gülen ile ilgili ortaya koyduğu iddialar tartışma yaratmıştı.

14 Mayıs 2017 Pazar 13:56
87809 Okunma
Ahmet Özal "O resim gizli çekildi" demişti ama...

Ahmet Özal, programdaki konuşmasında Turgut Özal ve Fethullah Gülen'in yer aldığı fotoğrafla ilgili olarak "Gülen, babam Houston’da Bypass ameliyatı olduğunda ziyaret ediyor. Hatta enteresandır, babamla çekilmiş bir fotoğrafı var. Aslında babamın odasına girilmesi yasakken uyuduğu sırada gizlice girip yanına oturuyor. Resim çektiriyor." ifadelerini kullanmıştı. 

Ahmet Özal'ın söz konusu fotoğrafla ilgili iddiaları sonucunda çıkan tartışmalarda aynı gün çekildiği öğrenilen bir başka fotoğraf daha ortaya çıktı. Farklı bir açıdan çekildiği görülen fotoğrafta bu sefer Özal ve Gülen ile birlikte bir doktor da yer alıyor. 

Turgut Özal'ın Bypass ameliyatı olduğu ve gizlice fotoğraf çekildiği iddia edilen güne ilişkin başka bir fotoğrafın ortaya çıkması ise Ahmet Özal'ın iddiaları ardından ortaya çıkan tartışmayı alevlendirdi.

Öte yandan, Turgut Özal ile Fethullah Gülen arasındaki ilişkinin boyutuna dair iddialar yalnızca bir fotoğrafla da sınırlı değil.  

Eski bakanlardan ANAP'lı Ekrem Pakdemirli, "Özal'ın Mirası" isimli kitabında Turgut Özal'ın 1980'li yıllarda Başbakanlık Müsteşarı'yken Fethullah Gülen'i "Askerlerin darbe yapması kesinleşti, saklanman iyi olur" diye uyardığını yazdı. Pakdemirli, Gülen'e yapılan söz konusu uyarıya kitabında "1980 ihtilali yaklaşırken Turgut Özal, Hacı Kemal Erimez ve Fethullah Gülen'in de aralarında bulundugu kişiler ile beraber Ankara'da benim evimde bir araya geldik. Bu toplantıda Fethullah Gülen'e askerlerin söz dinlemediğini, darbe yapacaklarının kesinleştiğini, kendisinin saklanmasının iyi olacağını tavsiye ettik." ifadeleriyle yer vermişti. 

ÖLÜM RAPORU İDDİASI

Bunun yanında, 2015 yılında Beyaz TV'de yayınlanan Ortak Akıl programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Hüseyin Gülerce, Gülen Cemaati'nin Adli Tıp'tan Turgut Özal'ın ölümüne ilişkin "zehirlendi raporu hazırlayın" talimatı verdiğini iddia etmişti. Gülerce, iddiasıyla ilgili olarak "İçeriden bir arkadaş diyor ki; Adli Tıp'ı ele geçiren paralel yapı enteresandır Mustafa Özcan'ın da ismi geçiyor burada. İçeriden aldığım bilgiyi söylüyorum heralde bu insanlar gidip savcılığa ifade de verecekler. Bu insanlara ısrarla verilen talimat 'Özal'ın zehirlendiğine dair rapor hazırlayın şeklinde'" demişti. 

İLİŞKİLER SONRADAN MI BOZULDU

Fethullah Gülen ile Turgut Özal arasındaki ilişkiye ilişkin bir diğer aktarım da Cemaatçi yazar Faruk Mercan tarafından yapılmıştı. 

Mercan, Fethullah Gülen'in Sızıntı dergisi için Ağustos 1991′de kaleme aldığı "Milletin yolunu kesen kanlı kabus" başlıklı yazısında Özal'ın hedef alındığını iddia etmişti.

Mercan ayrıca, Gülen'in Özal'ı hedef almasının sebebi olarak da ANAP'ta "liberaller-mukaddesatçılar ayrışması" yaşandığını ve bunun üzerine devlette muhafazakar ve dindar bilinen bazı kadroların tasfiye edildiği iddialarını dile getirmişti. 

Bahsi geçen yazıda Gülen'in kullandığı ifadeler ise oldukça dikkat çekici. 

Faruk Mercan'ın Turgut Özal'a yönelik olduğunu iddia ettiği söz konusu yazıda Gülen "Şimdi istersen uyu; çünkü bundan sonra kopacak kıyamet senin kıyametin olacaktır! Evet, yakın bir gelecekte sen, sırtında bir kambur gibi târihî mesûliyetlerin, derdest edilip tarihleşeceğin gayyaya götürülürken, senin ihmaline, senin iğfaline, senin hıyanetine uğramış, bütün ihmalzedelerin, bütün iğfalzedelerin, bütün hıyanetzedelerin kahredici bakışları, çıldırtan çığlıkları ve arş-ı adaleti ihtizaza getiren tazallümleriyle, ölüp ölüp dirilecek ve 'keşke, ben de toprak olsaydım' deyip inleyeceksin..!" ifadelerini kullanıyor ve şunları ekliyor:

"TARİHİN KANLI DELİSİ"

"Sen, 'çağdaşlık,' 'çağ atlama' nakaratıyla kendi kendini avuta dur; kazanç, gelir dağılımı, refah, mutluluk, keyif, neş'e gibi gevezeliklerle teselli olmaya devam et; beraberlerinde bulunmayı şeref saydığın 'çağdaş' dünyaların arş-ı nizamlarından kopup gelen sur sesi çoktan bir korkulu rüyâ gibi her yanı sardı... Aslında senin, çağdaşlığın da çağı yakalaman da sadece bir züğürt tesellisi ve kendi kendini aldatma; senin icraatın sırf bir taklit ve başkalarına bakıp geviş getirme; idaren de, kurtları çobanlığa yükseltip, çobanları da sürüleştirmekten ibaret. Yakın tarihimiz itibariyle senin bu kabîl hataların, sayılamayacak kadar çok, ağza alınamayacak kadar da utandırıcı olmuştur. Evet sen, dünden-bugüne bir kerecik olsun hatalarını aşamadın.. aksine "hatamı aşayım, onu zihinlerden sileyim" derken, ikinci bir hata işledin.. işte milletçe, son bir-bir buçuk asırlık sarsıntı, perişaniyet ve buhranlarımız da, senin sebebiyet verdiğin bu 'hatalar fâsit dâire'sinin bir ürünü.. belli aralıklarla gece baskınların, kendi milletine karşı güç denemelerin, aşağılık duygusunun verdiği tuhaf bir ruh haletiyle, sıksık kendini ispatlama gayretlerin de onun ayrı bir buudu! Târihin hiçbir devrinde, hiçbir bahtsız millet, bu kadar çok felâketin, bu kadar dar bir zamana sıkıştırıldığını görmemiştir. Ey, kinin, nefretin, garazın, muhâkemesizliğin âzat kabul etmez kölesi! Ey, kendi târihinin sayfalarını kanla kirleten tarihin kanlı delisi, cinnetin de bir sınırı olmalı değil miydi!?"

"GELENLER DE BİR SÜRÜ ŞERLERLE GELDİLER"

Bununla birlikte Gülen'in söz konusu yazısında "Ma'bed ve saray, kalblerden, kafalardan silinirse, insanlığın duyguda, düşüncede hürleşeceği ve böylece insânî değerlere uyanacağı vehmediliyordu.. hatta biz, bahtsız bir zaman diliminde bu dramın acı acı yaşandığını da gördük; gördük ama, umduklarımızdan hiçbirini elde edemedik.. elde etmek şöyle dursun, kaybettiklerimizin hadd u hesabı yok. her şey alt-üst olduktan sonra, ma'bed ve saray otoritesinin vârisi olduğunu iddia eden bir sürü otorite heveslisi türedi: Millet, halk, devlet, parlamento, işçi, bürokrat ve yer yer kendini hissettirme çıkışları yapan askeriye bu mirasçılardan sadece bir kaçı... 'Kuvvet hakta olmalı' yoksa, istibdâdı yıktık diyenler onu daha geniş bir zemine yaymış ve önü alınmaz hâle getirmiş olurlar. Bizde de öyle oldu; gidenler, milletin beklentilerini veremeden gittiler; gelenler de bir sürü şerlerle geldiler.." ifadeleri de dikkat çekiyor.

Mercan ayrıca Ahmet Özal'ın bahsettiği görüşmeyle ilgili olarak da "Rahmetli Özal’ın çok sevdiği ve güvendiği bir gazetecinin, Fethullah Gülen’in ağırlığını hissettirmeye başladığı o günlerdeki bir özel sohbetlerinde “Gülen’in popülaritesi hızla artıyor, ne düşünüyorsunuz” sorusuna verdiği cevap özetle şöyle: 'Uzun yıllardır tanırım, ilk Planlama’dayken görüşmüştük. Sonrasında da çok istedi ama birkaç zaruri görüşme dışında randevu vermedim. Houston’da ‘geçmiş olsun’ ziyaretime gelmişti, görüştük.'" ifadelerini kullanıyor.

Yeniden alevlenen Özal tartışmalarıyla birlikte ortaya çıkan fotoğraf ve iki tarafa da yakın çevrelerce öne sürülen bu iddialar, Özal-Gülen arasındaki ilişkinin boyutunun Ahmet Özal'ın "babamın yanına gizlice girmişler" söyleminden çok daha fazlası olduğu şeklinde yorumlar yapılmasına neden oldu. 

Odatv.com

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasa dışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
püfff 2017-05-16 07:28:51

Yok oraya ışınlanarak geldi amk