Akit yazarı Ali Karahasanoğlu Cihangir İslam'ın niçin stüdyoyu terk ettiğini yazmadı, "kaçtı" dedi

Akit tv'de Yusuf Demir tarafından fetöcülükle suçlanınca "özür" dilenmesini isteyen, özür dilenmeyince programı terk eden Cihangir İslam hakkında bugün bir yazı kaleme alan Ali Karahasanoğlu, milyonlarca insanın gözü önünde gerçekleşen olayı çarpıttı.

Karahasanoğlu, İslam'ın fetöcülükle suçlanması kısmın atladı. 

İşte hukukçu Karahasanoğlu'nun skandal yazısı:

"Önceki akşam, Akit tv’de Yusuf Demir’in moderatörlüğünde, Akit tv Haber Koordinatörü Muharrem Coşkun’un konukluğu ile, Saadet Partisi Milletvekili Cihangir İslam’ın, tartışmalı açıklamalarına vereceği cevapları merak ederek, ekranın karşısına geçtim..

Akit tv, dört dörtlük objektiflikle..

Belki de gereksiz şekilde..

Ama kimsenin aklına küçücük bir şüphe gelmesin diye..

Cihangir İslam’ın, bir haftadır tartışılan TBMM’deki konuşmasını, kesmeden, biçmeden, içindeki tüm hakaretlere rağmen aynen yayınladı..

Arasız..

Ses kısmasız..

Cihangir İslam da, stüdyodayken..

Bu net duruştan sonra, muhatabınızdan ne beklersiniz?

O konuşma ile ilgili sorulacak tüm sorulara, “ama”sız..

“Mama”sız..

Cevap verilmesini..

Ama o da ne?

“Ama”yı “mama”yı boşverdik..

“Sana ne kardeşim” ifadelerine şahit olduk..

Sonunda da..

Program için ayrılan vaktin daha yarısına bile gelinmeden..

Çantasını ağır çekim toplayan, evraklarını yerleştirirken, “Benden özür dileyin de, kalayım” diye şov yapan bir Cihangir ile karşılaştık..

Haksızlık etmemek için..

Stüdyoyu terketme öncesindeki son konuşmaları, bire bir aktarayım.. 

Moderatör Yusuf Demir, Cihangir İslam’ın 15 Temmuz darbe girişimi öncesindeki aylarda, henüz Zaman gazetesinin ve  Akın İpek’e ait Bugün gazetesinin yayınlarını sürdürdüğü dönemde, sosyal medyada paylaştığı bazı tivitleri ekrana yansıtarak, soruyor..

Ekrandaki tivitte, şu ifadeler yer alıyor:

“Manisa ve Eskişehir’de cadı avı: Başörtülü hayırseverlere kelepçe taktılar-Gündem Haberleri- Zaman gazetesi”

Tarih de 10 Kasım 2015.

Yani tam üç yıl önce..

Cihangir bey, bu tiviti paylaşmış..

Başka tivitler de var, onlar da ekrana yansıtılıp, Cihangir beyin ne düşündüğü soruluyor..

Cihangir bey, içeriğini aktardığım metnin dev ekranda gösterilmesi üzerine, ayağa kalkıyor ve kendisine ait paylaşımı göstererek konuşmaya başlıyor:

“Cihangir: Dur bi dakka dur bu ne.. Bu bu cümle.. Bunu Zaman gazetesi.. Burda aldığım bir haberi şey yapmışım.”

Hatırlatılıyor kendisine..

Desteklemişsiniz ki, almışsınız..

Cihangir bey sinirleniyor..

“Burada algı yönetimi yapılıyor. Benim böyle işlerle kaybedecek vaktim yok”diyor..

Devamında da paylaştığı tivitin izahını şöyle yapmaya çalışıyor:

“Zaman gazetesi çıkmış mı burda? 10 Kasım Zaman gazetesinin.. Bi dakka dur bi cevap verin bana kardeşim. Yasal bir durum var mı bunu okumaya. Zaman gazetesi çıkıyor mu bu tarihte.. Tamam çıkıyor mu, çıkıyor.. Ee tamam yasal olarak çıkıyor.”

Taa 1990’lı yıllarda Necmeddin Erbakan Hoca’nın hükümetten gitmesi için kartel gazetelerine demeç veren Fetullah Gülen’in, 17-25 Aralık 2013 hain darbe girişimi ile de..

AK Parti’yi iktidardan götürmek için kolları sıvadığını sağır sultanlar bile artık duyduğu halde..

Cihangir İslam, Zaman gazetesinin yasal olarak yayınlandığı bir tarihte, söz konusu gazetenin yaptığı bir haberi paylaşmanın ne gibi bir sakıncası olabileceğini söyleyerek, kendisinin masum olduğunu ifade etmeye çalışıyor..

Bu noktada, objektiflik kriterimizi uygulayalım..

Eğer bir kişi..

Getirdiği gerekçede, samimiyse..

Somut verilerle, bu samimiyeti ispat ediyorsa..

Canımız kurban..

Nasıl anlarız, samimiyeti?

“Yasal gazete değil mi kardeşim? Yasal gazetenin haberini paylaşmışım” diyor ya..

Biz de yasal gazetelerin listesine bakarız..

Akit’inden..

Yeni Şafak’ına..

Milli Gazete’sine kadar..

Sonra döneriz Cihangir beyin paylaşımlarına..

Yasal olarak çıkan Akit’ten kaç haber paylaşmış.. Haydi Akit’le ilgili bir sorunu olabilir. Yeni Şafak’tan kaç haber paylaşmış? Yeni Şafak ile de bir sorunu var ise.. Şimdi milletvekili olduğu Saadet Partisi’nin gazetesi Milli Gazete’den kaç paylaşım yapmış?

Zaman gazetesinden yaptığı paylaşımın onda birini bile, diğer gazetelerden yapmamışsa..

Buradaki “Yasal bir gazete değil mi” söylemi samimi olamaz..

Dürüst bir açıklama olamaz..

Baktım Cihangir beyin paylaşımlarına..

Akit ve Yeni Şafak’ın haberleri için hemen hemen hiç paylaşımı yok..

Milli Gazete için bir-iki tane..

Zaman için gırla..

O zaman soru şu: “Sen yasal bir gazete olduğu gerekçesiyle mi, Zaman’ın haberlerini paylaştın? Yoksa, FETÖ’nün yayın organına destek vermek için mi? Dahası, oradaki çarpıtma haberleri, iftiraları yaymak için mi paylaşımda bulundun?”

Bu soru soruldu, Cihangir beye..

Cihangir beyin cevabı şu:

“Sana ne? Onaylamam da, onaylarım.. Bunu okumakta onaylarım, onaylamam. Bu gazete çıkıyor, bu haberi de ben paylaşmışım. Bazıları lehte de paylaşılmaz. Aleyhte de paylaşılmaz..”

Böylesi bir kaçamak cevap, cevap mıdır, söyler misiniz?

Hele hele..

Üniversitelerde..

Liselerde.. Hatta ortaokulda.. TBMM’de.. Memuriyette.. Avukatlıkta.. Hatta hakimlikte, polislikte, subaylıkta.. Başörtüsünü serbest bırakan bir siyasi iktidara, “başörtülü kadınlara kelepçe vurduğu” iddiasında bulunarak, resmen iftira edilmesine, aklı başında bir kişi, nasıl paylaşım yaparak hizmet eder?

Cihangir bey açıklasın..

Ama kendisi de açıklama yapamayacağını bildiği için..

Bu sözleri sarfettikten sonra..

Çantasını toplayıp, kaçıyor..

Bize de, “Görmedi ekranlar, böyle bir Cihangir” demek düşüyor..

¥

Cihangir bey çok önemli değil..

Ama..

Milli Görüş’ün partisi, bu kaypaklıktaki isimlerden kurtulmazsa..

Bunları TBMM’ye taşıdığı gibi, sırtında taşımaya devam ederse..

Bu kişiler, sadece kendilerini değil..

Saadet Partisi’ni de batırırlar..

FETÖ ile, en eski tarihlerde bile arasına mesafe koyan Milli Görüş çizgisini..

17-25 Aralık’tan sonra bile..

Onlarca Zaman haberini paylaşarak..

FETÖ ile kol kola gibi göstermek isteyenlerin oyununa, kimse gelmemelidir..

Ki hatırlatayım.. 

O tarihte, Zaman gazetesi, 1 milyon abonesi olmakla övünüyordu..

Cihangir beyin, o haberleri paylaşmasına da, aslında ihtiyaçları yoktu..

Ama Cihangir bey, safını belli etmek için, o haberleri paylaşmışsa..

Stüdyoda kalıp, bir özeleştiri yapıp.

“Yanlış yapmışım” demeliydi..

Demiyorsa.. Saadet Partisi, böylesi kişileri, en kısa zamanda, sırtından atmalıdır..  

YORUM EKLE