Barış Pehlivan'dan Silivri Cezaevi'den Müge Anlı'ya açık mektup

Oda Tv Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan Silivri Hapishanesi'nden Müge Anlı'ya açık mektup yazdı.

banner311
Barış Pehlivan'dan Silivri Cezaevi'den Müge Anlı'ya açık mektup

Barış Pehlivan Silivri Hapishanesi'nden, "Barış Pehlivan Silivri Hapishanesi'nden yazdı: Müge Anlı'ya açık mektup" başlığıyla kaleme aldığı yazısında, "Programlarınızda sürekli kayıpları arıyorsunuz. Ölü ya da diri buluyorsunuz da... Biz de Adalet’i kaybettik, ah keşke bulsanız!" ifadelerini kullandı.

Pehlivan yazısı şu şekilde:

Programlarınızda sürekli kayıpları arıyorsunuz. Ölü ya da diri buluyorsunuz da... Biz de Adalet’i kaybettik, ah keşke bulsanız!

Sayın Müge Anlı,

Bir kumpas girişimine maruz kaldığınızı duydum. Üstelik, yardımcı olmak için çırpındığınız biri size iftira atmak istemiş. Şüpheli şekilde kaybolan yakınlarını aradığınız kişinin kendisi de ne zamanki şüpheli hale gelmiş, şöyle bir mesajı ortaya çıkmış:

“Benim hakkımda bir gözaltı olursa, Müge’yi ve ekibini FETÖ’cü diye şikayet et!”

Hatta…

Aynı kişi, sizinle birlikte bir teğmen ile uzman çavuşu da “FETÖ’cü” diye damgalamak istiyormuş.

Sayın Müge Anlı,

Bu tezgahı öğrenince, haklı olarak çılgına dönmüşsünüz. Canlı yayında isyan etmişsiniz şu sözlerle:

“Bir insana ‘bir terör örgütüne mensup diye şikayet edin’ demek, büyük bir suç. Siz o küçük aklınızla sanıyorsunuz ki; biri hemen şikayet ettiği zaman, bu devlet araştırma/soruşturma yapmadan alacak bizi götürecek… Hepimiz tutuklanacağız ama siz serbest kalacaksınız. Ne ala memleket, bu nasıl bir akıl tutulması! Çok tehlikelisin!”

ALTINDA YATAN NEDEN

Sayın Müge Anlı,

Az bile demişsiniz.

Lakin…

Kumpası deşifre etmenin yanı sıra, şu sorunun da üzerine düşünmek gerekmiyor mu:

“Terörist” diye iftira atıp birini tutuklatacağını düşündürten fikrin ve cesaretin kaynağı ne?

Bu sorunun yanıtı salt “küçük akıllı işte” diye geçiştirilebilir mi?

Size kumpas kurmaya çalışan kişi nadir bir örnek mi sadece, yoksa büyük bir sorunun yansıması mı?

İnsanların “hesabınızdan terör örgütüne para akışı saptandı” diye dolandırılabilmesiyle benzerlik taşımıyor mu?

Sahi, suçsuz kişilerin hukuksuzluğa bu kadar kolay maruz kalabildiği inancı neden yerleşik kafalarda?

Ne kadar çok soru var, değil mi?

Yüzyıllar önce John Locke demiş; “Hukukun bittiği yerde, zorbanın egemenliği başlar!”

Yaşadığımız bu mu yoksa?

YÜZDE 46,8 GERÇEĞİ

Sayın Müge Anlı,

Yüksek lisansınızı hukuk alanında yapmışsınız. İlginize güvenerek ayrıntıya gireceğim.

Hani demişsiniz ya; “devlet araştırma/soruşturma yapmadan tutuklamaz” diye…

Buna gerçekten inanıyor musunuz?

Biliyorsunuz; yargıda soruşturmayı savcılar yapar. Tutuklama, adli kontrol yöntemlerinin en ağırıdır. Savcıların istemi, sanığın durumu ve dosyanın içeriğine göre hakimler insanları cezaevine gönderir.

Peki, bakınız:

Adalet Bakanlığı’nın resmi verilerine göre...

2019 yılında...

Savcıların soruşturma yapıp, iddianamesini yazdığı davaların sadece yüzde 46,8’i mahkumiyetle sonuçlanmış.

Yani bir başka deyişle; açılan davaların yarısından çoğunda sanıklara ceza verilmemiş.

Verilen mahkumiyet kararlarının ne kadar adil olduğu konusuna ise girmiyorum bile...

Ama acaba, yargılama sonunda ceza almayan sanıkların ne kadarı, ne kadar zaman tutuklu kaldı? Bu sorunun yanıtı, AYM’nin verdiği hak ihlali kararlarından belli değil mi?

Programlarınızdan biliyorum; bence bu ülkedeki bazı savcılardan daha sorgulayıcısınız. İşte bu yüzden bir daha düşünmelisiniz; gerçekten devlet araştırma yapmadan tutuklamaz mı?

SAHİ BİZ NE YAŞADIK

Sayın Müge Anlı,

İletişim Fakültesi mezunusunuz.

Biliyorsunuz; önümüz 24 Temmuz, sansürün kaldırılışının yıldönümü, yani Basın Bayramı.

Göreceksiniz; ülkeyi yönetenler yine medyanın hür olması gerektiğini ve bunun için her şeyi yaptıklarını anlatmak için sıraya girecek.

Kuşkusuz, sizin çalıştığınız televizyon kanalı bu özgürlüğü doya doya kullanıyor.

Gelin görün ki; bu mektubu hukukta karşılığı olmayan şekilde kapatılmış bir haber sitesinde okuyorsunuz. Yazan da yayın yönetmeni, hapiste.

O halde, son bir soru:

Devlet araştırmadan mı yaptı bunları, yoksa size yapılmak istenen gibi bir kumpas mı yaşadığımız?

KAYIP ARANIYOR

Sayın Müge Anlı,

Mektubumu bitirirken, bir ricam olacak:

Programlarınızda sürekli kayıpları arıyorsunuz. Ölü ya da diri buluyorsunuz da...

Biz de Adalet’i kaybettik, ah keşke bulsanız!

Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Güncelleme Tarihi: 21 Temmuz 2020, 11:30

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.