Caddebostan sahiline giden vatandaşlar görünce dondu kaldı! 5 Soru 5 Cevap! Kızıl akın nedir? Neden olur?

11 Aralık sabahı İstanbul Caddebostan sahiline giden vatandaşlar gördükleri kırmızı yosunlar karşısında şaşırdı. Aslında sahilde son yıllarda bu manzara çok tanıdık. Sebebi ise denizlerimizdeki kirlilik. 5 soruda kızıl akın meselesinin detaylarını paylaşıyoruz.

Caddebostan sahiline giden vatandaşlar görünce dondu kaldı! 5 Soru 5 Cevap! Kızıl akın nedir? Neden olur?

Alg patlaması (kızıl akın) denilen doğa olayı, tatlı sularda veya deniz sularında renk değişikliğine neden olurken, aynı zamanda çevresel açıdan olumsuz etkilere de neden oluyor.

Alg patlaması son yıllarda Türkiye'de birçok gölde ve sahil şeridinde sıkça görülmeye başladı. 11 Aralık günü sabah saatlerinde Kadıköy Caddebostan ve Maltepe sahiline vuran yosunlar, sahil şeridini kızıla boyadı. Geçen yıl Aralık ayında da ortaya çıkan ilginç manzaralara şahit olmuştuk.

Zaman zaman ortaya çıkan bu görüntüleri gören vatandaşlar ise kızıl akının (Red-Tide) ne olduğunu merak ediyor. Peki, alg patlaması nedir? Yararı ya da zararları var mı?
Caddebostan sahilinde son yıllarda kıyıya vuran kırmızı yosunlar

1-ALG PATLAMASI (KIZIL AKIN) NEDİR?

Alg patlaması (kızıl akın) tatlı su veya deniz suyu sistemlerindeki alg popülasyonunda hızlı bir artış veya birikim ve genellikle sudaki pigmentlerinden kaynaklanan renk değişikliği olarak biliniyor.
Alg terimi, hem makroskobik, deniz yosunu gibi çok hücreli organizmalar hem de siyanobakteriler gibi mikroskobik, tek hücreli organizmalar olmak üzere birçok su fotosentetik organizma türünü kapsıyor.
Kırmızı yosunların toplandıktan sonra imha edilmeleri gerekiyor.

2-PEKİ NEDEN OLUR?

Sucul ekosistemlerde bir veya birkaç alg (fitoplankton) türünün; besin maddelerinin ortamdaki yoğunluklarının artmasına bağlı olarak popülasyonlarının artması, buna bağlı olarak sudaki oksijen seviyesinin azalması nedeniyle ölerek su yüzeyini kırmızı veya kahverengi bir görünüme sokuyor.
Deniz yüzeyinde olduğu gibi kıyılarda da görülen bu renk değişimi bir gemi sızıntısı veya kimyasal bir kirlilik değil, organik atıkların fazlalığından ve artan sıcaklıklardan kaynaklanan biyolojik bir mevsimsel olay. Bu konudaki farkındalık her geçen sene biraz daha artıyor.
Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. İskender Gülle yaz aylarında görülen alg patlamasının siyanobakterilerden (Tek hücreli, fotosentetik prokaryot. Mavi-yeşil alg olarak da isimlendirilir. Klorofil a içerir, ancak kloroplast içermez.) oluştuğunu söylüyor.
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ergün Taşkın ise deniz yosununun özellikle endüstriyel ve tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu bölgelerde ortaya çıktığını söyledi.

3-ZARARLARI NEDİR?

Alg türlerinin bazıları çok yararlı iken bazı alg grupları ise zararlı olarak sınıflandırılıyor. Prof. Dr. Gülle, göllerde de ortaya çıkabilen renk değişiminin yoğun fitoplankton gelişimi sonucu olduğunu belirterek, "Özellikle ilkbahar aylarında, bizim ilkbahar karışımı dediğimiz bir olay vardır. 
İlkbahar karışımı ile gölün dibindeki zengin fosfor ve azot gibi mineraller suya karışır ve etkili güneş ışığı ile fitoplanktonik organizmalarda çok yoğun gelişim görebiliriz. Bu duruma 'ilkbahar patlaması' diyoruz.
Tek hücreli yeşil alg patlaması kötü bir şey değil, bu algler aynı zamanda göl içindeki zooplanktonik organizmaların besinlerini oluşturuyor" demekte.

4-İMHA EDİLMEMİLER Mİ?

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tevfik Tansel Tanrıkul ise öldüklerinde kötü kokuya neden olan deniz yosunlarının sudan çıkarılıp imha edilmesi gerektiğini ancak bunların üremesine yol açacak şartları ortadan kaldırmanın daha çok önem taşıdığını söyledi.
Alglerde kendi içlerinde bazı gruplara ayrılırlar. Birinci grup algler hareketli ve hareketsiz algler olarak ikiye ayrılır. İkinci gruptaki algler ise bir hücreli algler veya koloni şeklinde yaşayan algler olarak ayrılırlar. Üçüncü bir grup algler ise dallanmış ya da dallanmamış algler olarak gruplanıyor. Dördüncü grup sınıflandırmada ise algler; yapraksı, ipliksi, şeritli yahut tüpsü algler olmak üzere ayrılmakta.
Biyoloji açısından ele alındığında en çok merak edilen konulardan biri, alg mikroskobik canlısının zararları. Bu doğrultuda özellikle bulundukları ortam kapsamında, öne çıkan birtakım zararları olduğunu söylemek mümkün.
Algler çok fazla oksijen tüketiyor ve çevredeki canlılar için tehdit oluşturuyorlar. Aşırı çoğalmaları göl ve su havzalarında kirlenme yaratıyor. Buna ise alg patlaması deniyor.

5-DENİZ CANLILARINI ETKİLER Mİ?

Özellikle suda yoğun balık ölümüne sebep olabiliyorlar. Bulundukları ortamda yaşamı tehdit etmemesi için mutlaka düzenli olarak temizlenmeliler.
Bu ve benzeri tehditleri ile beraber ciddi anlamda zarar teşkil edebileceğini söylemek mümkün. Günümüzde özel sistemler ile birlikte, algler fazla çoğaldığı vakit özel ölçümler eşliğinde temizlenmeli.
Alg çiçekleri büyüdükçe sudaki oksijeni tüketir ve güneş ışığının balıklara ve bitkilere ulaşmasını engeller. Bu tür çiçekler birkaç günden aylara kadar sürebilir.
Daha az ışıkla, çiçeklerin altındaki bitkiler ölebilir ve balıklar açlıktan ölebilir. Ayrıca, yoğun bir çiçek popülasyonu, gece boyunca solunum yoluyla oksijen satürasyonunu azaltır.

Kaynak: Haberglobal 

YORUM EKLE