Cumhuriyet Gazetesi davasında flaş karar

Cumhuriyet Gazetesi davasında 5 sanığın tahliye talebi reddedildi. Duruşma 9 Mart'a ertelendi. Cumhuriyet Gazetesi davasında mahkeme, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Duruşma Silivri'ye alındı.

Cumhuriyet Gazetesi davasında flaş karar

"Terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına ve anayasal düzene karşı suç işlemek" iddiasıyla dördü tutuklu yargılanan Cumhuriyet yönetici, yazar, muhabir ve avukatları bugün beşinci kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada 'Bu dava siyasi' diyen Ahmet Şık, mahkeme salonundan dışarıya çıkarıldı. Mahkeme, sanıkların tutukluğunun devamına karar verdi, duruşma 9 Mart'a ertelendi. Bir sonraki duruşma Silivri'de görülecek.

Duruşma saat 11.00’de başladı. Mahkeme Başkanı Abdurrahman Orkun Dağ “Eksiklerimiz var. Bilirkişi raporları istemiştim, emlak raporu geldi. Talep ettiğimiz tanıkların hepsi hazır olacak. Dijital materyaller konusunda 3 ayrı müzekkere yazdık ama inceleme yapılmadı. Dijital materyallerin bazılarının şifreleri bozuk, bazılarının yok denildi. Kemal Aydoğdu için yazılan müzekkereye cevap yok. Mahkememizin geldiği aşamada delil durumu budur. Ayrıca bir talep yoksa hazır olan tanık Doğan Satmış’ın beyanıyla devam etmek istiyoruz” dedi.

Satmış: Savunmamı yazılı hazırladım

Duruşma tanık Doğan Satmış’ın dinlenilmesiyle başladı. Satmış, ‘savunmamı yazılı olarak hazırladım’ deyince salonda gülüşmeler oldu. Sanık avukatları, “Tanık buraya sanık psikolojisiyle gelmiş ki, savunmam dedi” hatırlatmasını yaptılar. Avukatlar, bir tanığın gördüklerini, bildiklerini anlatması gerektiğini, yazılı bir metnin tanıklığa aykırı bir durum olduğunu söyleyerek, Satmış’ın beyanını yazılı metinden okumasına itiraz ettiler. Satmış ise “Beni buraya bir röportajım nedeniyle çağırdınız. Röportaj bazı gazetelerde benim kullanmadığım ifadelerle yer aldı. 1.5 yıla yakın birlikte çalıştığım bu arkadaşlarımın FETÖ bağlantılı olduğuna inanmıyorum. Çalıştıkları gazete Cumhuriyet de FETÖ’ye karşı bir gazetedir. Bu gazeteciler de FETÖ’ye karşı yazılar yazmış, çalışmalar yapmış gazetecilerdir. Gazeteciliğin ağır cezalarda tutuklu yargılanması Türkiye’nin imajını bozuyor” dedi.

Cumhuriyet’in eski Genel Yayın Yönetmeni Danışmanı Satmış, ‘www.gazeteciler.com’ haber sitesine verdiği röportajda, MİT TIR’ları haberinin yayınına nasıl karar verildiğini anlatırken şu iddialarda bulunmuştu: “Toplantı yaptık. Hukukçular, ‘Yayınlarsanız tutuklama kararı çıkar’ dedi. Can Dündar da ‘göze alıyorum’ karşılığını verdi. Kendisine döndüm ‘Can sen bir haber için tutuklanmayı mı göze alıyorsun’ diye sordum. ‘Evet’ dedi. ‘Ben göze almam, hiç bir haber tutuklanmaya ya da ölmeyi göze alacak kadar önemli değildir değmez’ dedim. Sonuçta gazetecilik para kazanılan bir iş, uğrunda Afganistan’a gidip savaşılacak bir iş değildir. Akın Atalay 15 Temmuz darbe girişiminden 1 hafta önce bizim ekibimizi tasfiye etti. Çünkü bu ekibin kendi istediği şekilde yayın yapmayacağını gördü. (Can Dündar dönemi için FETÖ ve para yardımı iddialarıyla ilgili soru üzerine) Tabi biz onu bilemiyoruz. Ama belki de o yüzden muhasebeci filan da tutuklu. Eğer öyle bir girişim olduysa hiçbir şekilde kabul edilemez.”

Ahmet Şık ile Mahkeme Başkanı arasında gerilim

Duruşmada söz alan Ahmet Şık şunları söyledi: Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit'in yeni adli yılın açılışı vesilesiyle yaptığı konuşmadaki verilere göre ülke nüfusunun yüzde 8’i şüpheli durumda. Bu çok yüksek bir oran. Ama Yargıtay Başkanı Cirit’in yaptığı basit hesap hatasını düzeltmek gerekiyor. 0-15 yaş grubunda yer alanlarla akıl hastaları vb isnat yeteneği bulunmayan insanların oranı yaklaşık yüzde 25. Bir yüzde 10 da bedensel engelli ya da yatalak ve fiziken suç işleyemeyecek durumdaki insanlar var. Eğer, Yargıtay Başkanı’nın ifade ettiği gibi yaklaşık 7 milyon şüpheli varsa bu oransal olarak ülke nüfusunun yüzde 15’inin devlet nezdinde şüpheli görüldüğü anlamına gelir. Başka bir deyişle sokaktaki her 7 kişiden biri şüpheli. Karşımıza çıkan tablo şöyle: 
Çoğulculuğa değil çoğunlukçuluğa sırtını dayayarak memleketin kendinden olmayanlarına değişik biçimlerde ve düzeyde terörist muamelesi yapan bir iktidar var. Terörist muamelesini akıl almaz suçlamalara dönüştüren iktidar güdümünde bir yargı var.

Mahkeme Başkanı, Şık'ın sözlerini kesti. 'Böyle gidersen izin vermem. Açılmış olan soruşturmalar var. İktidarla alakası yok Savunma kapsamında kalacaksan devam et' dedi.  Şık da, "Umarım siz de bu şekilde yargılanırsınız" diyerek mahkeme başkanına tepki gösterdi.

Ahmet Şık salona alınmayacak

Mahkeme Başkanı bundan sonra Şık'ın bu celseye alınmayacağını açıkladı. Şöyle konuştu:

CMK 203-204 uyarınca Ahmet Şık bariz bir şekilde yargılamanın düzenini bozdu. Buna devam edeceğine şüphemiz yok. Ahmet Şık bundan sonra bu yargılamanın salonunda olmayacak.

Savcı tutukluluğun devamını talep etti

Savcı bir önceki ara karardaki koşulların ortadan kalkmadığı için tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.
Söz alan tutuklu sanık Murat Sabuncu, Ahmet Şık'ın savunmasını yapamadığı ve aşağıda bekletildiğini bu nedenle kendisinin de savunma istemediğini ve aşağıda tutulan Ahmet Şık'ın yanına gitmek istediğini söyledi. Bu sözleri alkışlayanlar mahkeme başkanı tarafından uyarıldı. Duruşma devam ediyor.

Akın Atalay da savunma yapmaktan vazgeçti. 'Ben de gelişen yargı sürecine ve tanıklık beyanına ilişkin görüşlerimi erteliyorum. Bir an önce aşağıda yalnız bekleyen arkadaşımın yanına gitmek istiyorum' dedi. 

Tutukluğun devamına karar verildi

Mahkeme tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına ve bir sonraki duruşmanın 9 Mart 2018 saat 10:00 Silivri'de yapılmasına karar verildi.

Güncelleme Tarihi: 25 Aralık 2017, 18:03
YORUM EKLE