“Doğu Kudüs'ü bağımsız Filistin'in başkenti olarak tanıyın”

TBMM Genel Kurulunda AK Parti, CHP ve MHP tarafından Kudüs için çağrı yapıldı.

“Doğu Kudüs'ü bağımsız Filistin'in başkenti olarak tanıyın”

TBMM Genel Kurulunda, AKP, CHP ve MHP gruplarının imzasıyla okunan bildiride dünya devletleri, Doğu Kudüs'ü, Bağımsız Filistin Devleti'nin başkenti olarak tanımaya davet edildi.

TBMM Genel Kurulu'nda AKP , CHP ve MHP, "Doğu Kudüs’ü Bağımsız Filistin Devleti'nin Başkenti olarak tanıyalım" çağrısında bulundu.

"Kudüs, üç semavi din için de hakkaniyet temelli özgürlüğü ve barışı arayan Ortadoğu'nun yüreğidir" ifadeleri ile başlayan bildiride, "Kudüs'ün dünya esenliğinin göz bebeği şehri" olduğu belirtildi. Kudüs'le ilgili olarak Birleşmiş Milletler kararları da metinde hatırlatıldı.

ABD'nin yaklaşımının bölgede bir dizi tehlikeli gelişmeyi tetikleyeceği uyarısında bulunulan bildiride, "Halen Filistin sorununu çözmek için gösterilen barışçıl çabalar bu girişim karşısında muhakkak darbe alacak, Ortadoğu'da bir dizi istrikrarsızlık yaşanacaktır" ifaleri yer aldı. 

"TÜM DÜNYAYA ÇAĞRI"

AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ve MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta imzasıyla sunulan metinde, tüm dünya devletlerine çağrıda bulunularak "1967'de belirlenen ve halen işgal altında bulunan Doğu Kudüs'ü Bağımsız Filistin Devleti'nin başkenti olarak tanımaya davet ediyoruz" denildi.  

İSLAM İŞ BİRLİĞİ TEŞKİLATI ZİRVESİ OLAĞANÜSTÜ TOPLANTISINA VE TÜM DÜNYA DEVLETLERİNE ÇAĞRI

Kudüs, üç semavi din için de hakkaniyet temelli özgürlüğü ve barışı arayan Ortadoğu'nun yüreğidir. Kudüs İslâm dininin ilk kıblesi olmasının yanı sıra üç semavi dinin kutsal mekânlarıyla tarihi, kültürel, dini kimliğini kazanmış olan ve bu niteliğiyle dünya esenliğinin göz bebeği bir şehirdir. Kudüs'ün bu özel statüsüne sahip çıkmak, korumak, tüm renkliliğiyle barış içinde bir dünyayı gerçek kılmak bakımından hayati derecede önemlidir.

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Kudüs merkezde olmak üzere Ortadoğu coğrafyasında bir dizi insani, ahlaki, siyasi dram yaşanmıştır. Filistin sorunu dediğimiz, ve gerçekte bir insanlık sorunu olan konu, bu yaşananların bir ürünüdür ve hâlen tüm barış çabalarıyla birlikte bunları tahrip eden saldırgan politikalar nedeniyle insanlığın gündemindedir.

1947den bu yana tüm Birleşmiş Milletler kararlarında Kudüs'ün İsrail hâkimiyeti altında bulunması kabul edilmemiş. 1967de İsrail'in Doğu Kudüs'ü işgal etmesinden sonra ise yine Birleşmiş Milletler. İsrail'i Kudüs'ün statüsünü değiştirecek girişimlerden kaçınmaya çağırmıştır. Keza İsrail'in 1980'deki ilhak kararı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyince kınanmış, bu konuda İsrail Hükümetinin almış olduğu tüm kararların hükümsüzlüğü kayıt altına alınmıştır.

Bu kararda ayrıca. İsrail'deki diplomatik misyonların Kudüs'te bulunamayacağı da ifade edilmiştir.
İsrail'in bu türden politikalarını özetleyen "Kudüs'ü başkent yapma" girişimlerine bugüne kadar mesafeli duran Amerika Birleşik Devletleri'nin bu defa destek verme olarak anlaşılabilecek bir yola girmesi asla kabul edilemez. Filistin sorununu çözme, bölgeye barış ve istikrar getirme temelinde uzun yıllardan bu yana "arabulucu" olarak davranan, dünya kamuoyuna kendi misyonunu bu şekilde anlatan Amerika'nın bugünkü tavrı, bölgede bir dizi tehlikeli gelişmeyi tetikleyecek, çatışma doğuracak, yeni insani dramlara sebep olacak bir yaklaşımdır. Hâlen Filistin sorununu çözmek için gösterilen barışçıl çabalar bu girişim karşısında muhakkak büyük darbe alacak. Ortadoğu'da bir dizi istikrarsızlık yaşanacaktır. Suriye'de yıllardır süren savaşın sonuna yaklaştığımız, bu dönemde bu kararın alınması sorumsuzluktur. İsrail ve Filistin arasında adil, kalıcı, dengeli, tarihi ve manevi haklara riayet eden bir barış gerçekleşmeden insanlığın huzur ve selamete ulaşmasının mümkün olmayacağı unutulmamalıdır.

Bu kabul edilemez gelişmeler karşısında, Türkiye Cumhuriyeti'ni oluşturan 80 milyonun her bir ferdinin. Birleşmiş Milletler kararları hilafına Kudüs'ün tarihi statüsünü değiştirme yönündeki maceracı girişimleri kesin ve tartışmasız bir şekilde reddetme iradesini Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 6 Aralık 2017 tarihli 33 üncü Birleşiminde dünya kamuoyuna ortak bildiri ile ifade ve ilan edilmişti.

Şimdi İslam İşbirliği Teşkilatı ile tüm Dünya devletlerini sınırlan 1967'de belirlenen ve halen işgal altında bulunan Kudüs’ü Bağımsız tanımaya davet ediyoruz.

Güncelleme Tarihi: 13 Aralık 2017, 19:00
YORUM EKLE